Başkanlık: Bahçeli ne demek istedi?

04:0017/10/2016, Pazartesi
G: 16/09/2019, Pazartesi
Aydın Ünal

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Salı günü partisinin grup toplantısında Anayasa ve Başkanlık tartışmalarını
. Bahçeli konuşmasında “inat", “sinsi tuzak", fiili durumla “Anayasa'nın çiğnenmesi ve suç işlenmesi" gibi olumsuz ifadeler kullandı. “Bizim düşüncemiz mevcut sistemin güçlendirilmesidir" dedi.


Devlet Bahçeli'nin konuşmasında, Başkanlık sistemine yönelik bu olumsuz ifadeler değil, Anayasa değişikliğinin TBMM'ye getirilmesi çağrısı öne çıktı. “AKP, bir Anayasa hazırlığı varsa, mutabık kalınan diğer maddelerle birlikte TBMM'ye getirmelidir. Vekiller vicdanlarıyla oy kullanacaklardır" dedi, Bahçeli.



AK Parti cephesi, Bahçeli'nin bu açıklamalarını “Başkanlık lehinde" değerlendirdi ve Başbakan Binali Yıldırım, çağrıyı “cesaret verici" olarak nitelendirdi. CHP de bu ifadeleri “Başkanlığa destek" olarak anlamış olmalı ki, CHP sözcüsü MHP'ye yönelik ağır hakaretler de içeren zehir zemberek bir açıklama yaptı.



Sonra, kameraların karşısına MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay çıktı: “Bir açıklama daha nasıl açık olsun? Genel Başkanımızın açıklamaları, isteyen herkesin istediği yere çekebileceği açıklama değildir, son derece nettir. Benim tavsiyem, bu konuşma metnini iktidarın da muhalefetin de tüm ilgililerin ve meraklıların da tekrar tekrar okuması ve yorumlarla birlikte gözden geçirmesidir. Söylenen Türkçe ve son derece açıktır."



Türkçe'nin güzelliğinden ve zenginliğinden olsa gerek; ne Devlet Bahçeli'nin, ne de onu şerh eden Erkan Akçay'ın açıklamaları MHP'nin duruşunu netleştiremedi.



Devlet Bahçeli, bu sefer gazetecilerin karşısına çıktı ve konuya ilişkin soruları cevaplandırdı: “Neyi anlatmak istediğimi tam anlattığım kanaatindeyim ama anlattığım şeylerin anlaşılması konusunda çok değişik farklılıkların olduğunu da görüyoruz. Herkes bildiği gibi anlama çabasındadır. Bu çabaya saygı duyuyorum..."



Nihayet bir gazeteci arkadaş, Devlet Bahçeli'ye, tüm bu açıklama, yanlış anlama, doğru anlama, şerh etme, şerhi şerh etme sürecine son noktayı koyacak soruyu sordu: “Nisan ayında referandum var mı?"



Devlet Bahçeli'nin bu soruya cevabı, eğer yarın MHP grup toplantısında yeni bir tartışma başlatılmazsa, yanlış anlamaları sona erdirecek netlikte: “Meclis'e gelinir, Meclis'te 330 ile 367 aralığında bir sonuç çıkarsa tabiatıyla referanduma gitmek lazım. Ama böyle bir hayırlı gelişmeyi sabote etmek doğru değildir. Böyle bir hayırlı gelişmeye başka türlü yaklaşarak kaos ve kriz ortamının devamını veya bir başka ifadeyle şu an yaşanmakta olan fiili durumun devamını arzulayanlar ise Türkiye'de kaosun kurucuları, krizin yaşatıcıları ve darbe çağrıcıları olarak da tarihte yerini alacaklardır."



Bütün bu açıklamalar, “Anayasa değişikliğini Meclis'e getirin. Olursa olur, olmazsa konuyu kapatın" şeklinde de yorumlandı, “AK Parti'ye yönelik bir tuzak olabilir mi" şeklinde de yorumlandı.



Ancak, özellikle Devlet Bahçeli'nin referanduma ilişkin son cümleleri gösteriyor ki, MHP, kendi ilkeleriyle ters düşmeyecek bir Anayasa değişikliğine ve Başkanlık sistemine “evet" demeye hazır.



Belli ki, MHP de Türkiye'nin fiilen zaten başkanlık sistemiyle yönetildiğini görüyor ve artık bunun adının konması gerektiğini, karmaşanın giderilmesi gerektiğini düşünüyor.



Yine belli ki, MHP'yi başkanlık fikrini desteklemeye yönelten, Cumhurbaşkanı'nın fiili konumundan ziyade ülkenin fiili durumu. Başta 15 Temmuz darbe girişimi olmak üzere, ülkenin karşı karşıya kaldığı birçok sorunun sistemden kaynaklandığını MHP de görüyor ve MHP, ülkenin, devletin bekası yönünde bir tavır alıyor.



Büyük devlet adamları anlık tepkiler vermezler; ülkenin ve milletin bekası yönünde uzun vadeli düşünürler ve onları “büyük" yapan, “lider" yapan da bu uzak görüşlülükleridir.



Başkanlık sistemini “Recep Tayyip Erdoğan" veya “AK Parti" parantezinde değerlendirip anlık tepki verenler ufku ve bekayı göremiyorlar ve onun için de hiçbir zaman “büyük" devlet adamı olamayacak, “lider" hiç olamayacaklar.



Sistem değişikliğini, yani Başkanlık sistemini ülkenin beka sorunu olarak görenler, görebilenler ve buna göre tavır alanlar ise sadece seçmenlerinin değil, milletin gönlünde silinmez yer edinecekler.



BİR KİTAP DOĞUYOR


Necdet Ünüvar. AK Parti Adana Milletvekili. Tıp doktoru. Aynı zamanda da yazar.



Şu sıralar harıl harıl yeni bir kitap hazırlıyor.



Necdet Ünüvar, 15 Temmuz gecesi TBMM'de bulunan milletvekilleriyle röportajlar yaptı; yaşananları uzun uzun dinledi ve kaydetti. Anlatılanlarla yetinmedi. Gecenin video görüntülerini, resimlerini buldu. Atılan sosyal medya mesajlarını derledi. Elle yazılmış 4 partinin ortak bildiri ilk taslağı da dahil olmak üzere ilgili belgeleri toparladı. Belki asırlar boyunca ellerden düşmeyecek bir belgesel kitap, bir referans kitap hazırladı.



15 Temmuz'u anlatan en önemli eserlerden biri olacak bu çalışmayı heyecanla bekliyoruz. Şimdiden teşekkürler Necdet Ağabey...


#MHP
#Bahçeli
#Başkanlık sistemi
#Necdet Ünüvar