Maryland’de tekbir sesleri

04:004/04/2016, Pazartesi
G: 13/09/2019, Cuma
Aydın Ünal

ABD'nin başkenti Washington'un hemen yanı başında, Maryland'de, Süleymaniye'yi, Selimiye'yi andıran, mimarisinde Türkiye damgası taşıyan, büyükçe, iki minareli, tek kubbeli bir cami... Külliye mantığıyla inşa edilmiş; etrafında, eğitim ve kültüre dair her türlü ihtiyaca cevap oluşturulmuş... Sınıflar, toplantı salonları, konferans salonları, çocuk oyun parkları, müzeler, misafirhaneler, kütüphaneler... Külliyenin yanına Türk evleri inşa edilerek bölge adeta İstanbul'dan, Bursa'dan, Ankara'dan bir semte dönüştürülmüş.



Amerika Diyanet Merkezi nasıl muhteşem bir eserse, açılışı da o kadar

.



ABD'den, Kanada'dan, Filistin'den, Suriye'den, Pakistan, Lübnan, Irak, Fas ve daha nice ülkeden, elbette Türkiye'den binlerce Müslüman; sadece Müslüman değil, Hristiyan, Budist, Hindu ve başka dinlere mensup Amerikalılar açılışa katıldılar.



Duygulandıran bir sahneydi... Anne babaların, çocuklarına camiyi gösterip, “bu minare, bu cami, işte Kur'an okunuyor, burada namaz kılınıyor” diye anlatmaları bile merkezin ne büyük bir hayır olduğunu ortaya koyuyordu.



Sadece bu açılış bile tek başına ABD ziyaretini son derece anlamlı, önemli, tarihi bir ziyaret konumuna yükseltti.



Yeni açılan külliyede, İslam toplumunun temsilcileriyle yapılan toplantı aynı derecede duygulandırıcıydı. ABD'deki İslam toplumunun kanaat önderleri, ümmetin lideriyle buluşmaktan, ona sorunlarını, temennilerini anlatmaktan dolayı son derece mutluydular. Suriye konusunda yaptıklarından dolayı bir kez daha Türkiye'ye teşekkür etiler, Fetullah Gülen'le mücadelede Türkiye'ye destek olacaklarını samimiyetle vurguladılar.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma günü ABD'de çok önemli görevlerde bulunmuş, bir kısmı hala görevde olan isimlerle uzunca toplantı yaptı. Öncesinde

,

,

bir araya geldi.



ABD Başkan Yardımcısı Biden ve Dışişleri Bakanı Kerry, oteline kadar gelip Cumhurbaşkanı'yla görüştüler. Nükleer Zirve kapsamında Başkan Obama da Cumhurbaşkanımızla

.



2002'den sonra ABD'ye yapılan hemen her resmi ziyarette bulundum. Zor zamanlarda, kritik süreçlerde ziyaretler yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu son ziyaretinin ise, son 14 yılın en önemli ve verimli ziyareti olduğunu düşünüyorum. Amerikan ve Amerikanlaşmış Türk medyasının ne yazdığı hiç önemli değil: Erdoğan, Washington'da ses getirdi, iz bıraktı, ama en önemlisi Washington'a silinmez Türkiye mührünü vurdu.



JÖNTÜRKLÜK YAŞIYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD ziyaretine yönelik Türkiye'deki bazı kesimlerin yaklaşımına bakınca insan ister istemez Jön Türkler'i hatırlıyor.



Türkiye'de ve Amerika'da, kendisini ülkesinden ziyade ABD'ye yakın hisseden, hatta ait hisseden; doğal olarak da ABD'yi Türkiye Devleti'nin üzerinde gören bir zihniyet var.



Bu yeni Jöntürkleri fark etmek zor değil. Bir Amerikalı kadar iyi İngilizce konuşur, Türkçe'yi Amerikan aksanıyla telaffuz ederler. Dilleri kadar zihinleri de, yaşam tarzları da Amerikalıdır. Fetulahçı, solcu, Atatürkçü, Kürtçü vs. gibi sıfatlar kullandıklarına bakmayın, hepsi de efendilerinin uşağıdırlar. Jöntürkler Türkiye'ye ne kadar Fransız ise, bu yeni Jöntürkler de o kadar Amerikan'dır.



Bu zihniyet, Türkiye ve ABD arasında bir yerde durmak gerektiğinde hiç tereddüt etmeden ABD tarafını tutar.



Bu bir siyasi tavır, salt AK Parti'ye yönelik bir nefret tezahürü değil; iktidarda CHP de olsa, MHP de olsa, HDP de olsa, onlar yine ABD'nin yanında duracaklar.



Milli iradeden, kendi milletlerinden ve milletin tercihlerinden hazzetmiyor olmalarının temelinde de esasen bu yabancılaşma vardır. 100-150 yıldır sürdürdükleri despot, ceberrut, otoriter ve diktatoryal sistemin çatırdaması karşısında telaş içindeler ve onun için sandıkla gelenleri diktatör, otoriter olmakla itham ediyorlar. Milletin yanında değil, efendilerinin yanında pozisyon alıyorlar.



ABD de bunu çok iyi bildiği ve gördüğü için, kendisine yaranmaya çalışan bu zihniyete, ajanlara, casuslara var gücüyle sahip çıkıyor, onları koruyor, kolluyor.



Washington caddeleri kadar sosyal medyada da ülkelerine ve ülkelerinin seçtiği Cumhurbaşkanına hakaret edenlere yakışan en uygun sıfat “zavallı” olsa gerek...


#​Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
#ABD
#ziyaret