
Acı tecrübeyle sabittir: Darbeler en büyük darbeyi ekonomiye vururlar. 1960 darbesinin de, 1980 darbesinin de Türkiye ekonomisine faturası çok ağır oldu. 28 Şubat darbesinin faturasını ise 2000 ve 2001 krizleriyle ödedik. Ülke bir anda fakirleşti, Dolar fırladı; Türkiye, rekor seviyede faiz oranları ve kısa vadelere rağmen memuruna maaş ödeyecek parayı bulamadı. Enflasyon rekor kırdı. Yerli ve uluslararası yatırımlar bıçakla kesilir gibi kesildi.
Allah vermesin, 15 Temmuz darbe girişimi gerçekleşmiş olsaydı, belki şehit sayımız 250 ile sınırlı kalmayacak, binlerce şehit verecek, binlerce kişinin özgürlüğünü kaybettiğini görecektik. Aynı zamanda, ülkenin 14 yıllık birikiminin savrulduğuna, gelecek on yıllarının ipotek altına alındığına, çöken ekonomi enkazının altında nice hayatların söndüğüne de şahit olacaktık.
Darbe kadar darbe girişimlerinin de bedeli ağır olur.
27 Nisan bildirisinin Türkiye ekonomisine faturası, daha ilk anda, faizin yükselmesiyle birlikte 2 milyar dolar olmuştu.
15 Temmuz darbe girişimi hamdolsun kahraman milletin direnişiyle püskürtüldü; ama kabul edelim ki, can kayıplarımızla birlikte, ciddi manada ekonomik kayıplarımız da oldu.
Çok hızlı toparlandık. 16 Temmuz sabahından itibaren, Türkiye genelinde güvenlik sağlandı, hukuk muhafaza edildi. Eşzamanlı olarak Türkiye ekonomisinin girişimden asgari düzeyde etkilenmesi için tedbirler alındı.
Darbe girişiminin bir uzantısı olarak, uluslararası medyanın ve kredi derecelendirme kuruluşlarının ekonomiye yönelik saldırıları devam ediyor. Özellikle, söylentiler, dedikodular yoluyla, olumsuz bir hava oluşturularak, ekonominin dengeleri bozulmak isteniyor.
Türkiye, her alanda olduğu gibi, ekonominin yapısı ve yönetimi noktasında da eski Türkiye değil.
Eski Türkiye'de böyle bir darbe girişimi telafisi ve tedavisi çok zor yaralar açabilirdi; bugün ise dim dik ayaktayız.
Hem darbe girişimine, hem de sonrasında devam eden ulusal ve uluslararası saldırılara rağmen büyümeye devam ediyor, içerde ve dışarda yatırımcılara güven veriyoruz.
2017-2019 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program da bu vizyonu taşıyor. Tereddüt içermiyor, tedirginlik içermiyor, mazeret, bahane sunmuyor: Son derece kararlı, emin ve gerçekçi hedefler ortaya koyuyor.
Önünü göremeyen, yarınını kestiremeyen bir Türkiye'den; kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirleyen ve bunları da büyük oranda tutturan bir Türkiye'ye ulaştık.
Bir yandan 3 yıllık ve çok sıkı takip edilen Orta Vadeli Programlar hazırlıyor, bir yandan da 2023, 2053, 2071 gibi hedefler belirleyip bu hedeflerin içini dolduruyoruz.
Ekonomik hedeflerimize, özellikle de Orta Vadeli Programlara en kararlı ve disiplinli şekilde sahip çıkan nadir ülkelerden biriyiz ve emin olun, bu konuda Avrupa Birliği ülkelerinden daha iyi bir konumdayız.
Örneğin, AB tanımlı borç stoku 2016 yılında yüzde 32,8 olarak belirlendi. Bu oran bir çok AB ülkesinde yüzde 40'ın üzerinde, bazı ülkelerde yüzde 100'ün üzerinde.
Yeni Orta Vadeli Program, büyümede ve enflasyonda 2019 hedefini yüzde 5; bütçe açığını yüzde 1,3 olarak öngörüyor. İhracat hedefi ise 214 milyar dolar. İşsizlik için bu yıl sonu öngörülen oran yüzde 10,5; 2019 hedefi ise, artacak nüfusa rağmen yüzde 9,8.
Darbe atlatmış bir ülke için son derece iddialı, ama bir o kadar da gerçekçi, ulaşılabilir hedefler bunlar.
Elbette durmayacaklar. Elbette, kriz, kaos, fitne üretmek için her aracı kullanacaklar. Turizmi baltalamak, ihracatı azaltmak, uluslararası yatırımların önünü kesmek için fıtratlarının gereğini yapacaklar.
Özellikle ekonomide, biz kendimize inanırsak, ne yaparsa yapsınlar, büyümeyi durduramazlar.
Tek bir örnek verelim: Temmuz ayında, darbe girişiminin etkisiyle, 84 binin üzerinde olması gereken otomobil ve hafif ticari araç satışı 58.500 adet seviyesinde kaldı. Eylül ayında ise satışların 61 adet rakamını aşması başarıydı, ama 67 binden fazla satış oldu.
Vatandaş da, yatırımcı da, darbeyi maziye hapsetti. Toparlandık ve daha da güçleniyoruz.
Söylentilere kulak asmayalım; kredi derecelendirme kuruluşları, şu dergi, bu kuruluş ne demiş bakmayalım. Moralleri bozmayalım. Ülke ekonomisi emin ellerde büyüyerek ilerliyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.