Ceren Cerengil"in Nefret"i!

00:0016/07/2007, понедельник
G: 29/08/2019, четверг
Bekir Hazar

Seren Serengil... Nefret adlı bir kitap yazmıştı... Anne ve babasının ayrılığında yaşadığı acıları kaleme almış, roman haline getirmişti. Gerçek hayatında Seren''di, kitabında ise Ceren...4 günde 6 bin satışla rekora koşan bir yazardı o...Ve imzalayıp bana da göndermişti eserini...“Geç anlaşılmışlık dostluklar için geç kalınmışlık” değildir satırlarını tükenmezle karalamıştı arka kapağının içine...Peki ne demek istemişti?Onunla ilgili bir haber yaptık... Birileri iddialar ortaya atıyor, kameralar

Seren Serengil... Nefret adlı bir kitap yazmıştı... Anne ve babasının ayrılığında yaşadığı acıları kaleme almış, roman haline getirmişti. Gerçek hayatında Seren''di, kitabında ise Ceren...

4 günde 6 bin satışla rekora koşan bir yazardı o...

Ve imzalayıp bana da göndermişti eserini...

“Geç anlaşılmışlık dostluklar için geç kalınmışlık” değildir satırlarını tükenmezle karalamıştı arka kapağının içine...

Peki ne demek istemişti?

Onunla ilgili bir haber yaptık... Birileri iddialar ortaya atıyor, kameralar önünde Seren ile kavga ediyordu. Haberin içinde Seren''in açıklamaları daha geniş yer bulmuştu...

Ancak öfkelenmişti bana “Bu haberi nasıl yaparsınız, neden taraflı yayınladınız” diye...

Taraflı değildik... Eğer tarafsak Seren''e daha fazla yer verdiğimiz için.... Aslında ondan taraftık... Ve dahası bu bir haberdi...

Çok kızmıştı çook o günlerde... Saatlerce telefonda tartıştık. Kitabının kapağında yer alan “Nefret” kelimesini taşıyordu belki de bana karşı o dönemde...

Ancak ona karşı bir husumetimizin olmadığını aylar sonra anladı. Onunla koordinatörü olduğum programda buluştuk. Yorumcuydu artık... Önüne haberler geliyor, o yorumluyordu.

Ve artık kitabının adı gibi benden nefret etmiyordu. “Habercilik yapmışınız ama sizi anlayamamışım. İşin içine girince çözdüm olayı” diyordu...

Geç anlamıştı Seren Serengil... Ve bu durum dostluklar için geç kalınmışlık değil diyordu onun için... Onunla bir haber uğruna yaptığımız tartışmalar aklımıza gelince şimdi gülüşüyoruz. Birbirimize esprili laflar çakıyoruz.

Benzeri olayları çok yaşadım mesleki hayatımda... Habere şiddetle itiraz eden çok sayıda sanatçı ile karşı karşıya geldim... Onların hepsine hatırlattığım aynı şeydi; “Haber haberdir ve bizim işimizdir... Ben asla sizin şarkılarınıza şiddetle itiraz etmedim, siz de benim haberime itiraz edemezsiniz”... Seren''in kitabında bana ithaf ettiği son satırlarında ise “Sonrasında acısını çıkartmayı bildikten sonra” diyordu... Yani geç anlasak da birbirimizi şimdi o dostluğun acısını çıkarıyoruz.

Aynı duyguyu ben pek çok sanatçıyla yaşadım. Muazzez Ersoy bile yakışmayacak sözler sarfetti bana... Ama o da geç anlaşılmışlık noktasında şimdi... Mükemmel bir dostluğumuz var... Seren''in kitabı Nefret olsa bile... Sanat dünyasında nefretlere yer yok...

Nefret girdabından çıkamayan... Kaybeden taraf oluyor hep...