
Zaman zaman hâtırat kitaplarını ele alan yazılar yazmaya, husûsen bazı hâtırat kitaplarını tanıtmaya niyetlenir, fakat her defasında hakkını veremeyeceğim endişesiyle bu niyetimi gerçekleştiremem...
"Hocalarda bir miktar Halk Partililik damarı olduğunda şüphe yoktur. Demokratları umumiyetle hafif meşrep, devletin hazinesini müsrifçe kullanan, devlet adamlıkları zayıf insanlardan müteşekkil görürlerdi. Fakat dinî hayattaki serbestiyet, hocaları da Demokratlara yaklaştırdı. Bana gelince; imamlık yaptığım müddetçe ve ondan sonra hiçbir parti ile irtibata geçmedim, camide veya dershanede doğrudan siyasetle ilgili meseleleri konuşup tartışmadım, ekseriyetle rey kullandım, fakat kime rey verdiğimi -aile fertlerim dahil- hiç kimseye söylemedim. Siyasetle ilgili bütün bu titizlikleri imamlık vazifemin bir icabı olarak yaptım. Siyasetle alenen ilgilenen veya bir partiden yana açıkça tavır koyan meslektaşlarımın da yanlış yaptıkları kanaatini taşıyorum. Çünkü memleketimizde siyaset kirli bir işi gibi yürümektedir, din adamlarının bu kirli işin kenarında köşesinde olmaları doğru değil." (sh. 144-145)
Bu satırlar, Kutuz Hoca''nın hatıralarından... Mustafa, Hüseyin ve İsmail Kara''nın babası olan Rizeli (Güneyceli) Mehmet Kara Hoca''nın...
Yüzlerce kız-erkek talebenin yanısıra bütün oğullarını da hâfız yetiştirmiş Kutuz Hoca... Yani onların hem babası, hem hocası... Mütevazı, çalışkan, ihlâs sahibi bir hoca efendi... Taş atana ekmek atan hocalardan... "Eşyayı dahî incitme" diyen mübarek insanlardan... Ömrü boyunca bir karıncayı bile incitmemiş, hatta incitmeyi bile düşünmemiş gönül ehlinden...
"Kutuz Hoca''nın Hatıraları: Cumhuriyet Devrinde Bir Köy Hocası" adıyla geçen hafta yayımlanan 190 sayfalık bir kitabın mübeşşiri addebileceğimiz 32 sayfalık bir kitapçık daha var elimde... "Kutuz Hoca: Mehmet Kara, Hayatı-Hocaları-Talebeleri" (İstanbul, 1985).
İsmail Kara''nın gözleri parlayarak bu kitabı elime uzattığı günü hâlâ hatırlarım... O zaman Kutuz Hoca''yı tanımak şerefine nâil olamamıştım... Heyecanla alıp okumuş ve hemen hiç tanımadığım bir dünyaya bu küçük risaleyle adım atmıştım... Daha sonra hem Kutuz Hoca''nın elini öpmek, duasını almak, hem de hayatını tafsilâtıyla öğrenmek ve şifahen duyduklarımızı mufassaları okumak nasip oldu. (Böylece gördük ki Kutuz Hoca''nın hâtıraları, bir köy hocasının şahsî hâtıralarından ibaret değilmiş sadece, bir dünyanın, hem de koca bir dünyanın, bizim dünyamızın resmiymiş de aynı zamanda.)
İsmail Kara 15 senedir bu kitabı oluşturan notları tutmakla, ayrıntıları düzenlemekle, Kutuz Hoca''nın hâfızasını harekete geçirecek hamleleri yapmakla meşgul oldu... Mustafa ve Hüseyin Kara da boş durmamış ve Rize''ye her gidişlerinde babalarından dinlediklerini müteaddid notlar halinde kayda geçirmişlerdi... 80 yaşını geçmiş olan Kutuz Hoca''nın hâfızası, artık kendilerine yardımcı olamayacak hâle geldiğinde, üç kardeşin tuttuğu şahsî notlar, Hoca''nın bizzat yazıp kaydettikleri, bu arada muhafaza etmiş olduğu birçok resmî belge ve fotoğraf... hâsılı bütün bu dağınık evrak derlendi, düzenli bir hale getirildi...
İsmail Kara''nın bu işi bir an evvel gerçekleştirmek konusunda nasıl çaba sarfettiğini iyi bilirim... Kutuz Hoca''nın kitabın basılı halini görmesi, en büyük dileğiydi... Geçtiğimiz yaz Rize''deki (köyündeki) eve kapandı, kitabı basılacak hale getirdi ve en nihayet geçen hafta kitap yayımlandı... Şimdi Kutuz Hoca o titreyen elleriyle imzâladığı yadigârları, torunlarına ve diğer aile efradına verebilmenin sürûrunu yaşıyor...
Zaman zaman hâtırat kitaplarını ele alan yazılar yazmaya, husûsen bazı hâtırat kitaplarını tanıtmaya niyetlenir, fakat her defasında hakkını veremeyeceğim endişesiyle bu niyetimi gerçekleştiremem... Çıkan birkaç hâtırat dolayısıyla sıcağı sıcağına yazdığım bazı yazılar oldu ve ben çoğu zaman bu eksikliği hâtıratlardan yaptığım muhtelif alıntılar üzerine birşeyler söyleyerek gidermek yolunu seçtim. (Keşke, sadece hâtırat kitaplarını konu edinen bir dergi yayımlansa da tarihçiliğimiz, özellikle kültür tarihçiliğimiz böyle bir dergi sayesinde biraz canlansa).
Kendimi bu açıklamayı yapmak zorunda hissediyorum; zira gerçekte hiçbir hâtıratı, hakkını vererek tanıtmak imkânı yoktur. Bu nedenle hâtırat kitaplarını, tümüyle okuyarak tanımaya çalışmalı ve bu arada satıraralarında nice dünyanın gizli olduğunu/olabileceğini aslâ hatırdan çıkarmamalı...
Kutuz Hoca''nın hâtıraları, hâfızasını kaybetmiş bir ülkenin çocuklarına unutmuş oldukları bazı şeyleri hatırlatabilir; mütevazi hayatlar içerisinde ne büyük zenginliklerin bulunduğunu gösterebilir, hepsinden önemlisi bizlere; istatistiklere girme şansı olmayan derinliklerin hâlihazırda kanayan yaralarımızı sarmada ne denli şifayâb bir kaynak olduğunu öğretebilir.
Evet ama hâtırât için hâtır gerektir!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.