
Benim çocukluğumda her gece birkaç saat süren düzenli elektrik kesintileri yapılırdı.
İsli gaz lambalarının, titrek mumların, tüpgazdan bozma lüks ışıklarının çevresine toplanır ve o devirde henüz geyik olayı icadedilmediğinden birbirimize hikâyeler, fıkralar anlatır, türküler, mâniler söyler, bilmeceler sorardık.
Şimdiki çocuklara fazlasıyla sıkıcı gelecek olan bütün bu eğlenceler, bizim palan bebekler ve naylon toplarla idare eden mütevazı çocukluğumuz için gerçekten ''eğlenceli''ydi.
Zaten varoluşuyla evleri aydınlatmak ya da tek kanallı televizyonun insana fenalıklar getiren programlarının yayınlarına imkan sağlamak dışında pek bir işe yaramayan elektrik, yokoluşuyla da fazla can sıkıcı bir duruma sebebiyet vermezdi.
Karanlıkta eğlenmenin bir yolunu bulabilecek kadar ''tenha'' hayatlar yaşıyorduk.
Şimdi durum öyle değil; beklemediğimiz bir anda kesiliveren elektrik, bağımlısı haline geldiğimiz pekçok şeyi ulaşılmaz hale getirdiğinden, en fazla birkaç dakika içinde hepimizi bunalıma sürüklüyor.
Ne yapacağımızı, neyle oyalanacağımızı ve birden bire hız kesen dakikaları ne yaparak geçireceğimizi kara kara düşünmeye başlıyoruz.
Anlıyoruz ki hayatlarımız da, televizyonlar, müzik setleri, mutfak robotları ya da tıraş makinaları gibi elektrikle çalışır hale gelmiş.
Elektrik kesilince bütün bu elektrikli araç gereçler nasıl çalışmaz hale geliyorsa, bizim hayatlarımız da aynen öyle ''istop'' ediveriyor.
Nostalji cümleleri için iyi bir malzeme sunan o eski kesinti zamanları, şimdilere uyarlandığında fazlasıyla can sıkıcı kılıklara bürünüyor.
Bir iki yıl önce yine bu konuda bir yazı yazmış ve bir elektrik kesintisinin hayatı ne kadar ''tenha''laştırdığından, zamanı ne kadar ''elverişli'' hale getirdiğinden ve gözümüzden kaçan ayrıntıları ne kadar ''görünür'' hale getirdiğinden söz açmıştım.
Aradan çok zaman geçmedi ve ben, bu yeni karartma gecelerinde o yazıyı okuyor, gereğinden fazla ''romantik'' buluyorum.
Demek yeni yaşama biçimlerine biraz daha alışık, eski yaşama biçimlerine biraz daha uzak bir noktada bulunuyorum bugün.
Pek çoğunuz gibi...
Beklenmedik bir enerji problemi nasıl da şiddetle sinirlendiriyor hepimizi baksanıza!..
Sanki her gün, her akşam, birkaç saatliğine iptal ediliyormuşuz gibi bir hisse kapılıyoruz.
İşlerimizi kolaylaştırsın, makinelerimizi çalıştırsın diye hayatımıza eklediğimiz bir tür enerji, hayatın bütün enerjisi olup çıkıvermiş!
O olmayınca sadece lambalarımız değil, hayatımızın bütün ışığı da sönüveriyor.
Muhtemel enerji krizleri ve kesintileri, neredeyse muhtemel depremler kadar tehdit ediyor hayatlarımızı.
Size de biraz garip görünmüyor mu bu halimiz?
Elektrik değil burada tartıştığım; elektriksiz kalan hayatlarımızın yaşanabilir olmaktan bu kadar uzaklaşıyor olması...
Çok değil bundan sadece otuz yıl önce çoğumuzun evinde elektrik yoktu.
Aradan otuz yıl geçti ve bugün elektrikleri kesildiğinde hayatlarımız ''istop'' ediyor.
Bu kadar zamanda bu kadar hızlı gelişmek, sizce de biraz fazla değil mi?
Bakın Ukrayna biraz fazla doğalgaz çekti diye, hepimiz topluca karanlıkta kaldık!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.