
Salon kararan havanın da etkisiyle loş, yer yer de neredeyse karanlık... Açık televizyonun ekranından yansıyan ışık gelgitleri duvara vuruyor. Kırk yıldır ağzından köpükler saçarak konuşan bir siyaset eskisi hırsıyla ekranı dolduruyor ve hatta odaya taşıyor. Sesini içinde kelimeler olmayan bir gürültü olarak duyuyorum. Aslında kendisini de hep öyle gördüm. Hafızamda bitmek bilmez ihtirasıyla ağzından köpükler saçarak konuşan kuru bir gürültü olarak, yoldan gelip geçenlere rahatsızlık veren bir siyaset çalışı olarak duruyor uzun süredir. Sözlerini dinlemeyi, kelimelerinde anlam aramayı bırakalı çok oldu. Ancak bu adam ve ötekiler, bu ülkenin üstüne, bu ülkenin insanlarının üstüne bir ağırlık olarak çökmeye devam ediyorlar. Heyecanımızı kırıp, yorgunluğumuzu arttırıyorlar. Bize de gerekli olan kelimeleri öyle eğip büküyor, içlerini öyle boşaltıyorlar ki, kullanılmaz hale getiriyorlar. Onların ruhsuzluğu bizim iklimimizi de bozuyor.
Canım sıkılır, zihnim bu girdabın içine çekiledururken dışarıdan bir ses geliyor. Bir araba yolun ortasını tutmuş bir su birikintisinin üstünden geçiyor, hatırı sayılır miktarda su yolun kenarına doğru savruluyor.
Demek dışarıda yağmur yağıyor!
Uyanıyorum. Bütün varlığımla, bütün ruhumla uyanıyorum. Dışarıda sahibinin dışında hiç kimsenin kıramayacağı bir istikrar düzeni var. Adı hayat!
Pencereye gidiyor, yağmurla kucaklaşıyorum. Yağmur sokağı o kadar temizlemiş ki, ruhumu körleştiren her şeyden anında kurtuluyorum. Üstümdeki ağırlık kalkıyor, hafifliyorum.
Pencereyi açıyorum, yağmurun topraktan alıp havaya karıştırdığı bahar kokusunu içime çekiyorum. O kadar çekiyorum ki, ruhumun bütün yangınları sönüyor. Serinliyorum. O kadar serinliyorum ki, bütün dalgalarım sakinleşiyor, geceyi dinleyen dingin bir denize dönüşüyorum.
Yağmurun sesiyle bütün gürültüler etkisini kaybediyor. Hayat, aslında nerede başlayıp nerede bittiğini bana bir kere daha hatırlatıyor. Geceler sabahlara bağlanır. Mevsimler değişmez bir dengeyle birbiri ardına sıralanır. Güneş açar dünya aydınlanır. Yıldızlar gökyüzünü ışıklandırır. Günler hiç şaşmadan birbirini izler. Saatler işler. Kadim kurgu seyrini sürdürür, tâ ki tamamlanıncaya kadar...
Adaleti kimden beklediğimiz önemli...
Adalet, ancak adil olanların harcıdır.
Susamış toprağa yağmuru gönderen adildir. Kurumuş ağaca baharı gönderen adildir. Acıkmış toprağa tohumu gönderen adildir. Kararmış geceye sabahı gönderen adildir. Daralmış ruhlara serinlik gönderen adildir.
Hayatı ekranlarda değil, pencerelerde aramanın vaktidir. Tabiatın sesiyle bütün gürültüleri bastırmanın vaktidir. Hayatın çeşmelerinde uzun uzun yıkanmanın vaktidir. Güneşin altında ruhlarımızı ısıtmanın vaktidir. Toprağın kokusunu içimize çekmenin vaktidir.
Adaleti yağmur tanelerinden damıtmanın vaktidir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.