
“RTÜK'ün frekans ihalesi bitmiş olsaydı...” başlıklı bir yazı yazmıştım geçtiğimiz hafta.
Yazının gerekçesi çok basitti. 15 Temmuz darbe girişimi gecesi ve sonrasında milletin o şanlı direnişine ayak uyduran kurumların başında televizyonlar da vardı. Ve ben o televizyonların 2013 yılında nasıl bir “frekans tahsis ihalesi” ile kıskaca alınmak istendiğini hatırlatmıştım.
Konuyu tekrarlamayacağım ama dönemin RTÜK Başkanı Davut Dursun'un hangi motivasyon ile o ihaleye asıldığını hiç anlayamamıştım.
Dahası aynı dönemde
Bakanlar Kurulu'nda konunun tartışıldığı, bazı
ve dönemin RTÜK'ten sorumlu bakanının,
dediğini yazmıştım.
O ihale sürecinde ihale şartnamesine uymayan örneğin FETÖ'nün çocuk kanalı Yumurcak Tv'nin nasıl ihaleye dahil edildiğini, daha sonra Tv Net gibi bazı televizyonların mahkeme yoluyla frekans ihalesini bir noktada durdurduğunu tekraren anlatacak değilim.
Lakin bugün 15 Temmuz'daki darbe girişiminin önlenmesinde milletin olağanüstü çabasına ayak uyduran bir medya varsa bunun nedeninin 2013 yılındaki frekans ihalesinin o haliyle yapılamamış olmasındandır.
Zira, Murdoch gibi neye hizmet ettiği bilinen uluslararası aktörlerin Türkiye'de çok daha güçlü olmasının yolu o ihale ile açılıyordu.
Dahası, usulsüzce ihaleye giren (mahkeme kararı var) Yumurcak Tv gibi FETÖ kanalları gözetilirken, ekonomik gücü yeterli olmayan köklü kanallar negatif ayrımcılığa tabi tutulmuştu.
***
Geçtiğimiz pazartesi günü televizyon ve gazetelerin yöneticileri, RTÜK'ten sorumlu Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ile birlikteydik.
Numan Bey konuşmasına 15 Temmuz gecesi ve sonrasında medyanın milli duruşuna teşekkür ile başlayınca, kendimde bir cesaret buldum ve söz aldım.
Ve şu cümleyi kurdum:
“
”
Bu cümlelerim ve sorum sonrasında Numan Bey, hiçbir şey söylemedi. RTÜK Başkanı İlhan Yerlikaya'nın yüzünde cümlelerimi olumlayan bir ifade vardı.
Açıkçası iddiamı sürdürmeye kararlıyım.
Şayet mahkeme kararları neticesinde durdurulan frekans tahsis ihalesinde ısrar edilmiş olunsaydı bugün darbe teşebbüsünün ilk saatlerinden başlayarak günlerce yayın yapan ve bir adım geri çekilmeyen “milli medya”nın bir kısmının yerinde Fox News gibi, BBC gibi, Türkiye aleyhtarı televizyonlar olacaktı.
Öyle bir medya ortamının memleketi nasıl bir ortama sürükleyeceğini bir tasavvur edin hele…
televizyonlar mı, yoksa kendi yağıyla kavrulan milli medya mı?
Kamunun bugün için medya dünyası açısından cevaplaması gereken soru budur?
Sizce de öyle değil mi?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.