Yeni kurulan partiler mahallesiz kaldı

04:003/01/2023, Salı
G: 3/01/2023, Salı
İhsan Aktaş

Yeni Şafak·İHSAN AKTAŞ - Yeni kurulan partiler mahallesiz kaldıDışarıdan bakan bir yabancı, Türkiye’deki siyasi partiler tarihini pekâlâ şöyle özetleyebilir: Dedeleri CHP’nin tek parti rejimine karşı savaştı. Fakat şimdi torunları, iktidarı CHP’ye devretmek için çalışıyorlar.Tarih kitaplarını okurken, okuyucunun isyan ettiği, “göz göre göre buna nasıl müsaade ettiler” dediği zamanlar vardır. Okuyucunun görebildiğini, olayın kahramanları niçin bir türlü görememiştir?Çünkü göz ile gerçek arasında,

Dışarıdan bakan bir yabancı, Türkiye’deki siyasi partiler tarihini pekâlâ şöyle özetleyebilir: Dedeleri CHP’nin tek parti rejimine karşı savaştı. Fakat şimdi torunları, iktidarı CHP’ye devretmek için çalışıyorlar.

Tarih kitaplarını okurken, okuyucunun isyan ettiği, “göz göre göre buna nasıl müsaade ettiler” dediği zamanlar vardır. Okuyucunun görebildiğini, olayın kahramanları niçin bir türlü görememiştir?

Çünkü göz ile gerçek arasında, nefs/ego vardır. Ego, görmek istediği gibi görür ve gösterir…

Yeni parti kurmaya teşebbüs edenlerin tamamı, kısa sürede Erdoğan’la aynı kaderi paylaşacakları ve çok taraftar bulacakları vehmine kapıldılar.

Henüz parti kurmayan İmamoğlu’nun da Erdoğan’ı taklit etme gayretinin, komediye dönüştüğünü görüyoruz.

Saraçhane’deki ‘
mağduriyet kutlamaları
’ndaki bütün söylemler, AK Parti’den “esinlenilerek”, daha doğrusu “kopyala-yapıştır” yöntemiyle alınmış görünüyor…

Çünkü CHP’nin kitabında “millet iradesi” dipnot olarak bile yoktur. CHP’liler hayatlarında ilk defa “millet iradesi”nden bahsediyorlar…

CHP ile hareket eden, özellikle yeni kurulmuş partilerin sosyolojisi olan siyasi bir parti olma imkanını elden nasıl kaçırdıklarını açıklamaya çalışalım:

Son yerel seçimlerde, AK Parti’nin göstermiş olduğu kısa süreli zaaftan dolayı, Millet İttifakı güç kazandı ve millet yeni kurulmuş partilerle alakadar olmayı bırakarak daha çok bu rekabete yoğunlaştı.

Yeni kurulmuş DEVA ve GELECEK partileri, başını CHP’nin başını çektiği ittifaka dahil olarak, neşvünema bulabilecekleri mahalle ve sosyolojiyi terk ettiler. Bu milletin kahir ekseriyetinin CHP’ye çizmiş olduğu sosyolojik sıkışmışlığın bir parçası oldular.

Yeni kurulan bu partiler kendilerini eşsiz kılan bir hikâye anlatmak yerine, tıpkı CHP gibi Erdoğan’a yüksek dozda saldırarak, kişisel hesaplarının olduğunu ve aslında bir farklarının bulunmadığını ortaya koydular.

Her ne kadar “CHP zihniyeti” dense de, aslında konuşmamız gereken “CHP’li psikolojisidir”. CHP, Türkiye’nin kurucu partisi olduğu için, her CHP’li her zaman hükümet etme yetkisinin kendilerine ait olduğuna inanır.

“CHP’li psikolojisi” şöyle bir şeydir: Bir parti oyların %99’unu alsa bile iktidarı hak etmiyordur; liyakatsizdir ve ‘öteki’dir,

Lafa gelince solcudur; fakat dünya üzerinde toplumun alt kesimlerini bu kadar aşağılayan başka bir sol parti göremezsiniz.

“CHP’li psikolojisi ”ne göre, iktidara gelen kim olursa olsun, o parti kendi iktidarlarını gasp etmiş partidir.

CHP’lilerin,
ne pahasına olursa olsun Erdoğan’ı düşürme politikası
nın DEVA, GELECEK ve Saadet Partisi tabanındaki karşılığı nedir? Bunu konuşmalıyız…

Türkiye’de demokrasi ve özgürlükler, merkezden değil çevreden gelenler sayesinde kazanıldı.

Hoşlarına gitmese de gerçeği hatırlayalım: DP, AP, ANAP, RP ve AK Parti sayesinde Cumhuriyetimiz demokratikleşmiştir.

Erdoğan kendini elit zannedenlerle kavga etmeseydi, bugün hâlâ irtica haberleri okuyor olacaktık.

“Laiklik elden gidiyor” diye bağırarak, toplumun çoğunu oluşturan muhafazakârların hakları gasp edilmeye devam edilecekti…

Koca bir hukuk sistemini Kavala, Demirtaş, FETÖ’cü ve PKK’lı gazeteciler üzerinden okumaları meseleyi izaha kâfidir. Emperyalist devletler bu ‘solcuları (!) koruyor, bunlar için mesai harcıyor ve hemen tavır alıyor…

Ne hazindir ki yeni kurulan partiler ve Saadet Partisi başka bir mahalleye, başka bir sosyolojiye taşındılar.

Erdoğan’a karşı öfkelendikçe seviliyorlar. İçlerinden bir fani, bir gün Erdoğan’ı takdir etsin, o zaman görürüz dünyanın kaç bucak olduğunu… Nefret söylemi hemen devreye girer.

Kuruluş günlerinde Deva Partisi oylarını 3 puana, beklentisini 7 puana yükseltmişti. Gelecek Partisi oylarını 2 puana ve beklentisini 5 puana yükseltmişti.

Bugün Deva Partisi %1, Gelecek Partisi %0,5 oy alabiliyor. Saadet Partisi benzer durumda.

Yeniden Refah Partisi ise üç partinin toplamı kadar oy alıyor. Partinin kendi siyasal etkisinin yanı sıra, partilerinden vazgeçip Erdoğan’dan vazgeçemeyenlerin katıldığı bir parti.

Millet İttifakının çatısı altına giren partiler, kendi siyasetlerini topluma sunmak yerine, CHP’nin muhalefet tarzını kopyalayarak içeriksiz kaldılar.

Altılı masanın mevcudiyeti salt yeni partileri değil, bütün partileri olumsuz etkiledi. Hepsi oy kaybediyor.

AK Parti yirmi yıldır iktidarda olmasına karşın, muhalefete göre daha rasyonel ve vatandaşın dilini konuşan bir parti.

Erdoğan liderliği, dünyada Türkiye’nin misyonu ile özdeş hale geldi. Milyonlarca Müslüman-mazlum, Türkiye ve Erdoğan ile gelecek hayali kuruyor.

Yeni parti seçmenleri için sorgulanacak konular artıyor.

Bir CHP’linin misyonuyla eşitlenmek Mavi Vatan, Libya, Karabağ, tezkereler, dış politika, Pençe Kilit, Diyarbakır Anneleri, başörtüsü, Anayasa.

Daha fazla kafalar karışmasın.

#CHP
#Deva Partisi
#Gelecek Partisi
#Recep Tayyip Erdoğan