
Fitre, Ramazan ayına yetişen ve nisap miktarı mala sahip olan her hür Müslüman’ın vermesi vacip olan bir sadakadır ve halk arasında fıtır sadakası olarak bilinir. 2026 yılı için Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kişi başı fitre miktarı 240 TL olarak belirlenmiştir. Fitrenin vacip olma zamanı Ramazan Bayramı’nın birinci günü olmakla birlikte, ihtiyaç sahiplerinin bayramdan önce faydalanabilmesi için fitrenin bayramdan önce verilmesi daha faziletli kabul edilir. Peki fitre bayramdan sonra mi verilir? İşte Diyanet’e göre son tarih.

Fitre, İslam dininde Ramazan ayı içinde maddi durumu iyi olan Müslümanların, ihtiyaç sahiplerine vermekle yükümlü oldukları bir tür sadakadır. Fitre, aynı zamanda "fitre sadakası" veya "fıtır sadakası" olarak da bilinir. Fitre, kişinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra, belli bir miktar mali değeri olan malı veya paranın, ihtiyaç sahiplerine verilmesini ifade eder.

2026 YILI FİTRE PARASI NE KADAR?
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 2026 yılı Ramazan ayından 2027 yılı Ramazan ayına kadar geçerli olmak üzere fitre miktarını 240 TL olarak belirledi.

FİTRE NE ZAMANA KADAR VERİLİR?
Fitre sadakasının vacip olma zamanı Ramazan Bayramının birinci günü olmakla birlikte, bayramdan önce de verilebilir. Hatta bu daha faziletlidir.

Nitekim bayram namazından önce verilmesi müstehap kabul edilmiştir. Bununla birlikte, bayram günü veya daha sonra da verilebilir. Ancak bayramdan sonraya bırakılması mekruhtur.

Şâfiî mezhebinde ise; fitreyi, meşru bir mazeret bulunmadıkça bayramın birinci gününün gün batımından sonraya bırakmak haramdır. Fitreyi Ramazan’ın ilk günlerinde vermek de caizdir (Nevevî,el-Mecmû’, 6/128).

Fitrenin hedefi, bir fakirin içinde yaşadığı toplumun hayat standardına göre bir günlük yiyeceğinin karşılanması suretiyle onun bayram sevincine iştirak etmesine katkıda bulunmaktır.

FİTRE KİME VERİLİR KİME VERİLMEZ?
Fıtır sadakası, kişinin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul Müslümanlara verilir. Fıtır sadakası ve oruç fidyesini vermek durumunda olan kimsenin bunlardan doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaması esastır.

Zekât için de aynı kural geçerlidir. Bu sebeple bir kimse zekâtını, fıtır sadakasını ve fidyesini kendi usûl ve fürûuna veremez. (Usûl, bir kimsenin anası, babası, dede ve nineleri; fürûu ise; çocukları, torunları ve onların çocuklarıdır.) Ayrıca eşler de birbirlerine zekât, fitre ve fidye veremez.

Hanefîler'e göre aşağıda sayılanlara fitre verilmez:
a) Ana, baba, büyük anne ve büyük babalara,
b) Oğul, oğlun çocukları, kız, kızın çocukları ve bunlardan doğan çocuklara,
c) Eşine,
d) Zengine yani aslî ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan kişiye,
e) Babası zengin olan ergen olmamış çocuğa (Merğinânî, el-Hidâye, 2/223-228).
f) Şâfiîlere ve İmam Ebû Yûsuf’a göre fitre, Müslüman olmayana da verilemez (Mâverdî, el-Hâvî, 3/387; 10/519; Merğinânî, el-Hidâye, 2/223).

Zikredilenlerin dışındaki kardeş, teyze, dayı, amca, hala ve onların çocukları, gelin, damat, kayınpeder ve kayınvalide gibi akrabalar zengin değillerse kendilerine zekât, fitre ve fidye verilebilir (Zeylaî, Tebyîn, 1/301).

FİTRE NASIL BELİRLENİR?
Fitrenin hedefi, bir fakirin içinde yaşadığı toplumun hayat standardına göre bir günlük yiyeceğinin karşılanması, böylece bayram sevincine iştirak etmesine katkıda bulunmaktır.
Günümüzde fıtır sadakası miktarının belirlenmesinde, kişinin bir günlük (iki öğün) normal gıda ihtiyacını karşılayacak miktarın ölçü alınması daha uygundur.






