
Malum sürecin yıldızları bir bir dökülürken, o dimdik ayakta; üstelik, akademik formasyonu tartışmalı Zekeriya Beyaz''ı Marmara İlahiyat''ın başına tebelleş etmek, "Yavruvatan"a uzanıp "Başı örtülü öğrencileri okuldan atmazsanız, denkliğinizi kabul etmeyiz ha" ültimatomuyla KKTC üniversitelerini de "Auschwitz" kampına çevirmek gibi şanına yakışır icraatlarla...
YÖK Başkanlığı''na ikinci kez seçilerek, küçümsenemez bir mesleki kariyer yapmıştı da, ah işte, kadir kıymet bilmez Cumhurbaşkanımız bir "randevu"yu bile çok görüyordu bu kerameti kendinden menkul bilim fenomenine.
Türk kültür ortamında doğmuş, Türkçe eğitim almış, Türkçe düşünerek varolmuş bir Türk bilim adamı olarak, "Türkçe bilim dili değildir, bu dille bilim yapılamaz!" buyurmuştu hazret.
Haklı...
Millî Şef ve TDK tornasından geçmiş, YÖK marifetiyle büsbütün bulamaca çevrilmiş bu dille bilim yapılamazdı.
Yapılmıyor da nitekim.
Türkçe''yle bilim yapmaya yeltenen Niyazi Berkes, "Laiklik uğruna gerekirse bilimsel çalışmalardan taviz verilebilir" vecizesini yönetim anlayışı olarak benimsemiş "konvansiyon"un gadrine uğrayıp ülkeyi terketmemiş miydi? Kalan ömrünü İngilizce düşünerek, İngilizce yaşayarak, İngilizce üreterek tüketmemiş miydi?
"Unutulan Yıllar"ı okuyun.
Mutlaka okuyun.
Berkes''in anıları...
Oradaki muzdarip kalbi, yurt sevgisini, memleket özlemini, bilim aşkını...
Gürüz''ün okuduğunu sanmam.
Çünkü, hayatı ve mikrokozmosu "kimyanın bileşenleri" olarak algılayan bu kerameti kendinden menkul YÖK fenomeni için "bilim aşkı" bir şey ifade etmiyor/etmez. Dolayısıyla, Türkçe''yi "bilim dili" olarak seçmiş, bu dilin etimolojisi ve kavramsal mantığı içinde düşünüp bilim yapmaya çalışan kara kalabalıklar da onun için bir şey ifade etmeyecektir.
Bu Türkçe''yle bilim yapılmaz...
Elbette...
Bu Türkçe''yle baskı yapılır.
Bu Türkçe''yle üniversiteler kışlaya çevrilir.
Demirel''in, Gürüz''ü ikinci kez YÖK''ün başına sarması, bu ülkenin o "içi seni, dışı beni yakar" gerçekliğine işaret ediyordu:
Halkın değer tercihlerine beslediğiniz düşmanlık ölçüsünce mutebersiniz. Her türlü yolsuzluğa, her türlü başarısızlığa adınızı yazdırmış olabilirsiniz; değil mi ki tasarruflarınız "irade-i milliye" rağmınadır, o halde makbul ve muteber vatandaşsınız...
YÖK''ün, "yasak" kapsamını genişletip KKTC üniversitelerine uzanması bir skandaldır.
Açık bir Anayasa ihlali ve yetki gaspıdır.
Hem yolsuzluklarla, bilim düşmanlığıyla, eğitim ve sınav skandallarıyla anılacaksınız, hem de "bağımsız" ülkelerin (KKTC, yoksa, bağımsız bir ülke değil miydi?) karar mekanizmalarına nüfuz etmeye çalışacaksınız.
Bu Türkçe''yle bu işler yapılıyor işte...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.