Bir 10'luk şarkı daha gelip geçti gözlerimizin önünden… Pek çok benzeri gibi kendisi geçse de futbolu gözlerimizin, adamlığı gönüllerimizin pasını silmeye devam edecek 10'lardan biri daha futbolu bıraktı hüzünlü bakışlara rağmen…
Doğanın kanunu… Her şey, herkes doğuyor, büyüyor ve sahne sırasını bırakıveriyor başkalarına… Kimileri daha 40'ı çıkmadan unutulurken, kimileri de oluyor ki bir türlü unutulmayan 10'ların arasında hak ettiği yerini alıyor.
İşte 10'lardan birisi… En sevdiklerimizden bu kez… Ama öyle kendi taraftarları arasında bile seveni sevmeyeni olanlardan değil, taraflı tarafsız herkesin gönlünü kazanmayı başarmış ender futbolculardan…
Saha dışında taktığı gözlükleri, ara ara belki de tek beğenmediğimiz yönü olan uzamış saçları ama genelde alışılmış Brezilyalı modeli parlak kafası, ailesi, sağ ayağı, sol ayağı, frikiği, fırsatçılığı, eşsiz futbol zekâsı, disiplini, efendiliği… Saymakla bitmiyor başlayınca, A'dan Z'ye futbolun ta kendisi bu adam… Çoktan anladınız zaten kim olduğunu: Evet; Alex De Souza bahsettiğimiz “10”.
Futbolu bıraktı geçenlerde… En azından futbolcu olarak... Hem son kez 10'u izlemek isteyen hem de son olduğunu düşününce yüreği daralan birçok futbolsever uğurladı Alex'i hem Amerika'nın güneyinde hem de Asya'yla Avrupa'nın birleştiği topraklarda… Gittiği her yerde derin izler bırakmış bir futbol profesörü daha zamana meydan okuyamadı ve bıraktı futbolseverleri…
1 sene daha Alex'e müsaade edemeyenleri, sudan sebeplerle arkasına teneke bağlayıp Türkiye'den gönderenleri konuşalım mı? Gerek yok! Hani diyorlar ya Amerikan filmlerinde; en azından aziz hatırasına saygımızdan bunlar hiç yaşanmamış gibi davranalım dostum…
Yanlış anlamayın sakın… Az üzmedi bizi, yani başka takım taraftarlarını, az bırakmadı kursağımızda sevinçlerimizi, ramak kalmış başarılarımızı… Ama 10'daki başka bir şeydi… Öyle gollük, kupalık, 3 puanlık, turluk şeyler değildi… Sportmenliği, ahlakı, alçakgönüllülüğü, insanlığı… Ne yetenekler gördü bu göz bunca yıllık futbol seyirciliğinde… Lincoln'ü gördü şimdi nerede bilmiyorum, Fernandes'i gördü, hala top oynar mı bilmiyorum… Ama bir de Alex'i gördü… Mesele yetenekli olmak değilmiş dedirten… Tek başına yetenekle 3-5 maç kazanılırmış ama gönül kazanmak nasıl bir şeymiş onu gösteren.
10'u sevinç değil hüzün ve hayal kırıklığı gözyaşlarıyla uğurlamıştık buradan. Laf aramızda gitti gideli futbolumuzun ne iç açtığı var ne heves bıraktığı. Fizik boşluk kabul etmiyor. Hak edenlerin olmadığı yerleri hak etmeyen yığınlar dolduruveriyor ertesi gün. Öyle de oldu… Hadi yine açmayalım kara kaplı defterleri…10'a dönelim.
Gitti işte… Bir tatlı huzur bıraktı ve gitti… Başka bir şekilde devam eder mi futbola, yolu tekrar düşer mi bizim gariplikler ülkemize bilemiyorum… Şimdilik 10'suz devam edecek futbol…
10'lar her geçen gün azalıyor mu acaba birer birer ve Lefter'in mi yoksa Metin Oktay'ın gidişiyle mi başladı 10'ların gidişi bunun da cevabı yok…
Ama Fenerbahçelilerin o çok sevdiği şarkıyı armağan ederek uğurlayalım en azından Alex De Souza'yı: “Bir şarkısın sen ömür boyu sürecek, dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek!”