
Fenerbahçe''nin Gençlerbirliği''ne yenilmesinden sonra Ali Koç çok düzgün ve gerçekçi bir konuşma yaptı. Koç şöyle dedi: “Trabzon''un puan kaybettiği bir zamanda bu fırsatı değerlendirmeliydik. Oysa işler istediğimiz gibi gitmedi. Radikal kararlar almalıyız. Bana göre tünelin ucundaki ışık giderek azalıyor.”
Yedi farklı Hacettepe galibiyeti bir serap, bir sabun köpüğü, bir balonmuş meğer. Fenerbahçe deplasmanda kazanamıyor. Aragones 21 haftadır aynı şablonu kullanıyor. Oyuncular sanki lige havlu atmış gibi. Mücadele yok, arzu yok, yardımlaşma yok. Bir vurdumduymazlık içindeler. Ben profesyonel anlayış içinde olsalar da futbolcularda bir renk aşkı ve bir takım ruhu arıyorum. Bu olmadığı zaman istediğiniz kadar para harcayıp transferler yapın başarı kazanamazsınız. Futbol “takım oyunu” dur.
Bu Fenerbahçe, hep söylüyorum yorgun, yıpranmış, yılgın bir takım oldu. Başında ihtiyar bir adam var, maç sırasında hiçbir tepki vermiyor. Yönetim bu enkaza dönmüş kadro ile anlaşmak için niçin bu kadar acele ediyor anlamak mümkün değil. Bir iki futbolcu dışında radikal kararlar alarak takımı yenilemekten, hocayı da yenilemekten başka bir yol yoktur. Gelecek seneyi kurtarmak ancak böyle olur. Bu yıl için matematik olarak hâlâ şans var ama, bu şansa umut bağlamak saflık olur.
Gelelim Galatasaray''a. İnsanın “Al birini vur ötekine” diyesi geliyor. Bordeaux karşısında havada uçan Cim-bom, ligden düşeceği neredeyse kesinleşmiş Kocaeli''nden beş gol yiyor. Hem de kendi sahasında, kendi seyircisi önünde. Bu hezimette başta ciddiyetsiz olan oyuncular olmak üzere hocanın ve onu hâlâ o mevkide tutan yönetimin suçu vardır. (Ben bu satırları yazarken Galatasaray Yönetimi toplanmış, herhalde önemli kararlar almak üzere tartışıyordu).
Galatasaray son sekiz resmi maçında tek galibiyet almış. Kadro genişliği olan, geçen yılki kadrosuna dört yeni ve pahalı futbolcu katan sarı-kırmızılılar bir türlü istikrarı yakalayamadı. Futbolcular sanki maç seçiyor ve ona göre oynuyorlar. Kocaeli maçında Galatasaray o kadar kötü oynadı ki bir yorum yapmak bile yersiz kaçıyor. Çünkü ortada yoruma müsait bir oyun yok. Aslına bakarsanız bu yıl dört büyüklerin hepsi böyle oynuyor. Açıkçası oynamıyor, sahada yürüyor.
Fenerbahçe gibi Galatasaray''ın da matematik olarak hâlâ şampiyonluk şansı var.
Buna mukabil bu hafta sezonun en kritik maçına çıkan Beşiktaş, Antep''ten üç puanla dönerek bir sıçrama yaptı. Mustafa Denizli yarışa devam etme şansını yakaladı. Ancak dört büyüklerin günü gününe uymadığı için ertesi hafta ne olur acaba sorusuna kimse net bir cevap veremiyor. Sürpriz üzerine sürpriz yaşıyoruz.
Bu çerçevede bu haftayı da galibiyetle kapatan Sivas''ı bir kez daha alkışlıyor ve şöyle diyoruz: “Yürü be Sivas, kim tutar seni.”
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.