
Kadîm çağların devlet, ordu ve az da olsa şirket yönetimiyle ilgili vazedilmiş ilkelerinin birçoğu günümüz siyaset ve ekonomi dünyaları için de geçerlidir. Hun hükümdarı Atilla, Moğol hakanı Cengiz veya Çin bilgesi Lao Tzu''nun savaş (strateji) sanatıyla ilgili sözlerinin bugün Batı yöneticilik dünyasında adeta ezberleniyor olması sebepsiz değildir. “Enbaü''l-yevm mislü enbaü''l-ems, lâ cedîd tahteş-Şems” demiş Araplar: Bugünün haberleri tıpkı dünküler gibidir; güneş altında yeni birşey yok!
Çağdaş bir Arap ilim adamı, el-Kıyâdetu''l- Askeriyye fî Ahdi''r-Rasûl adlı itinalı çalışmasında, İslamiyette komutanlığın (askerî liderliğin) beş temel niteliğini şöyle sıralıyor: 1. Kıdem ve fedakârlık; 2. Tecrübe; 3. Cesaret ve takvâ; 4. Beceri; 5. Cömertlik. Bu nitelikleri, çağdaş yönetim bilimcilerin şirket liderlerinde aradıkları niteliklerle karşılaştırmak öğretici olabilir.
Komutanın birinci vasfı, Müslümanlığı daha önce kabul etmiş ve inancı uğrunda fedakârlık yapmış olmakla temayüz etmektir. Mesela, Mûte savaşında herkes (tecrübe ve cesaretine binaen) Halid bin Velid''in komutan olmasını beklerken, Resûllulah komutanlığa önce Zeyd bin Hârise''yi, sonra da başkalarını tayin etmişti. Bunun sebebi, Hz. Halid''in inanç dairesine yeni girmiş olmasıdır. Diğer komutanların iman ve fedakârlıkları ise, o zamana kadar tescil edilmiş bulunuyordu. İtimat, ölüm kalım meselelerinde başka her şeyden önce gelir.
Warren Bennis, liderliğin en temel bileşenlerinden birinin itimat olduğunu söyler. “Bazıları liderlerin insanları sürükleyebilmelerinin sebeninin karizma olduğunu söylerler. Ben aynı kanaatte değilim. Tanıdığım şirket liderlerinden çoğunun hiç te karizması yoktu, ama sayısız insanı peşlerinden sürükleyebiliyorlardı. Bunlar, beraber çalıştıkları insanlarda imrenilecek bir itimat ve sadakat duygusu uyandırmışlardı. İnsanları böylece kendi saflarına çekmekle, örgüt kültürlerinde gerekli değişiklikleri yapabilmekte, rehber vizyonlarını hayata geçirebilmekteydiler.” Bennis''e göre, itimadı doğuran şeyler şunlardır:
Komutan olacak kişinin geniş askerî tecrübesinin olması, savaş strateji ve taktiklerini iyi bilmesi gerekmektedir. Hz. Peygamber''in şöyle dediği rivayet edilir: “Bir toplulukta, onların başına komutan olarak atadığım kişiden daha hayırlı kimseler bulunabilir. Ancak, o kişi, topluluğun en uyanık ve savaşı en iyi bileni olması yüzünden bu göreve getirilmiştir.” Dolayısıyla Hz. Peygamber, komutan atanırken dinî hususlarda daha faziletli olma özelliğinden çok, askerliği iyi kavrama ve savaş idaresi konusunda basiretli olma özelliğinin dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır.
Hz. Peygamber, aralarında Hz. Ebubekir ile Hz. Ömer''in de bulunduğu ordunun başına Amr bin As''ı atadı ve Zâtü''s-Selâsil''e gönderdi. Muharebe yerine vardıklarında, Amr ateş yakmamalarını emretti. Bunun üzerine sinirlenen Hz. Ömer, komutana saldırmaya kalkıştı. Hz. Ebubekir ona engel olarak, “Rasulullah, Amr''ı senin başına savaş yönetmeyi daha iyi bildiği için seçti” dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer sakinleşti.
Yukarıda anılan Mûte savaşında, kıdemi dolayısıyla komutan atanmayan Hz. Halid, muharabenin ileriki safhalarında ashâb tarafından komutanlığa seçilmiş ve büyük bir ustalıkla (askerin ön ve arka saflarını yer değiştirip, düşmana yeni bir ordu korkusu vermek suretiyle) savaşı kazanmıştı.
Max DePree''nin liderlik için şart koştuğu 12 niteliğin çoğu tecrübeyle kazanılmıştır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
Cesaret, takva, beceri ve cömertliği haftaya konuşalım.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.