"Kıyak emeklilik!" ve gerçekler

00:0018/12/1999, samedi
G: 10/09/2019, mardi
Nazlı Ilıcak

Kıyak emeklilik" diye kıyamet kopuyor. Bilen de bilmeyen de konuşuyor. Ve bu iddialar arasında, Parlamento''nun itibarı yıpranıyor."Canım siz de kıyak emekliliği desteklemeyin de itibarınız sağlam kalsın" diyebilirsiniz.Ama acaba iddialar doğru mu? Dikkat ettim, hiçbir gazete, konunun teferruatına inmiyor, doğru dürüst rakam vermiyor. Sadece insanları teşhir ediyor; milletvekillerini kınıyor.Meseleyi inceledim: Milletvekillerinin hem haklı olduğu, hem de haksız olduğu yönler var.Kıyak emeklilik

Kıyak emeklilik" diye kıyamet kopuyor. Bilen de bilmeyen de konuşuyor. Ve bu iddialar arasında, Parlamento''nun itibarı yıpranıyor.

"Canım siz de kıyak emekliliği desteklemeyin de itibarınız sağlam kalsın" diyebilirsiniz.

Ama acaba iddialar doğru mu? Dikkat ettim, hiçbir gazete, konunun teferruatına inmiyor, doğru dürüst rakam vermiyor. Sadece insanları teşhir ediyor; milletvekillerini kınıyor.

Meseleyi inceledim: Milletvekillerinin hem haklı olduğu, hem de haksız olduğu yönler var.

Kıyak emeklilik değil

Bir kere ortada "kıyak emeklilik" diye bir durum mevcut değil.

Milletvekillerine, hizmet yılı ve yaş olarak genel yasalardan farklı bir imtiyaz tanınmıyor. Emekliliğin hızlandırılması, daha genç yaşta emekli olunması söz konusu değil.

Şu andaki uygulamaya göre, sadece emekliliğe başka kurumlarda hak kazanmış olanların Emekli Sandığı''na intibakı yapılıyor.

Aslında, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı hizmetlerinin birleştirilmesini öngören 2829 sayılı yasanın 8''inci maddesi, son 7 yıllık hizmetin fazlası hangi kurumda gerçekleşmişse, aylığı, o kurumun bağlamasını öngörüyor. Buna göre, SSK ve Bağ-Kur emeklisi bir milletvekili, Parlamento çatısı altında üç-buçuk yıl kaldığı takdirde, Emekli Sandığı''ndan maaş almaya hak kazanıyor. Bu da bir imtiyaz değil. Herkese yasa ile tanınan bir hak.

Bu hakka kavuşmak için, diğer kurumdan alınan emekli maaşının dondurulması ve ayrıca, mevcut aylıktan Emekli Sandığı''na üçbuçuk yıl müddetle, para kesilmesi lâzım. Tekrar ediyorum: Böyle bir uygulamada ayrıcalık yok.

Ayrıcalık

Ayrıcalık nerede başlıyor?

Milletvekili, 2829 sayılı yasanın 8''inci maddesinin öngördüğü 3,5 yılı doldurmadan da Emekli Sandığı''na göre emekli olabiliyor.

Böylece 100 milyon lira alan bir işçi emeklisi olarak girdiği Parlamento, -üç buçuk yılın geçmesini beklemeden- milletvekiline, 550 ilâ 640 milyon lira arasında emekli maaşı ödüyor.

Ama tekrar altını çizelim. Emekli maaşı alabilmesi için, hizmet ve yaş mükellefiyetinin yerine getirilmiş olması gerekiyor. Sadece 3,5 yıl beklenmiyor...

Neden beklenmiyor?

Bunun sebebi de şu. Meclis her an yenilenebilir. Erken seçime gidilebilir.

Nitekim geçtiğimiz dönemde süre 5 yıl olmasına rağmen, Parlamento''nun ömrü 3 yıl 4 ay sürdü. Erken seçim sebebiyle milletvekillerinin uğrayabileceği mağduriyet bu şekilde telâfi edilmek isteniyor.

Bana göre burada orta yol bulunabilir. Meselâ kanuna, sadece erken seçim dolayısıyla 3,5 yılını dolduramayanların emeklilik intibakını süratlendirecek bir hüküm konulabilir.

Aslında, kıyamet, temsil tazminatı için koparılıyor.

Makam tazminatı

Meclis tarafından ödenen Temsil Tazminatı ile, Emekli Sandığı tarafından ödenen ve emekli maaşı içinde yer alan makam tazminatı birbirine karıştırılmamalı.

Makam tazminatını, bütün yüksek dereceli memurlar, o makamda iki yılını tamamladığı takdirde alıyor. Genel müdür de, müsteşar da, kaymakam, vali de, general de alıyor. Makam tazminatı, her yüksek dereceli memurun emekli maaşına -iki yıl o görevde kalmış olması şartıyla- ilâve ediliyor. Halen emekli milletvekilleri de yaklaşık 280 milyonu makam tazminatı olmak üzere 640 milyon lira civarında emekli maaşı alıyor. (Hizmet süresine göre bu maaş biraz daha düşük olabiliyor).

Temsil tazminatı

Peki temsil tazminatı ne?

Temsil tazminatı, milletvekili seçilemeyenlere, başka bir işte çalışmamaları kaydıyla veriliyor. 275 milyon lira tutarındaki bu temsil tazminatı, bilahare dul ve yetimlere de teşmil edildi. Kanun tasarısı ile, 275 milyon TL 360 milyon liraya çıkarılıyor.

Bir milletvekilinin, bir daha seçilemediği takdirde, iş de bulamazsa, emekli maaşına ilâve olarak temsil tazminatı alması bir ayrıcalık.

Ama, Parlamento''nun şahsiyetine bu kadar hakareti gerektiren bir ayrıcalık değil.

Anayasa Mahkemesi kararı

Anayasa Mahkemesi''nin böyle bir imtiyazı Anayasa''ya aykırı bulması, 86''ıncı maddeden kaynaklanıyor. Çünkü Anayasa''nın 86''ıncı maddesine göre, ödeneğin aylık tutarı en yüksek devlet memurunun almakta olduğu miktarı, yolluk da ödenek miktarını aşamaz.

Milletvekillerinin maaşı, başbakanlık müsteşarına göre ayarlanıyor. Anayasa, arada bir paralellik kurduğuna göre, hiçbir memura böyle bir ödeme yapılmazken, çalışmayan milletvekiline temsil tazminatı verilmesinin eşitliğe aykırı olduğu belirtiliyor.

Görüldüğü gibi, ortada kıyak emeklilik filân yok. Sadece Anayasa Mahkemesi''nin iptal ettiği bir yasanın yerine, Anayasa''ya uygun yeni bir kanun çıkarma gayreti var.

Eşitlik sağlansın diye, başka üst düzey memurlara da, işlerinden ayrıldıktan sonra, 360 milyon lira, temsil tazminatı adı altında, ilâve bir para ödenecek.

Temsil tazminatı, makam tazminatının bir başka türü. Makam tazminatını da herkes alamıyor.

Temsil tazminatı, seçilemeyen ve işi olmayan milletvekillerinin, emeklilik maaşlarına, 360 milyon TL.lik bir zam mahiyetini taşıyor.

Toparlamak gerekirse

1) Milletvekillerine, emeklilik konusunda hizmet yılı ve yaş olarak bir imtiyaz tanınmıyor.

2) SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Emekli Sandığı''na intibakı, milletvekili olmayan kamu görevlileri açısından da geçerli. Tek fark, milletvekilleri, bu intibak için 3,5 yıl beklemiyor.. İntibak hemen yapılabiliyor.

3) Temsil tazminatı, çalışmayan eski milletvekillerine veya onların dul ve yetimlerine veriliyor. Diğer memurlara göre 360 milyon liralık bir fark, ilâve bir imkân söz konusu.

(Genelkurmay Başkanı''nın ek göstergesi Başbakanlık Müsteşarı''ndan fazla, dolayısıyla maaşı da fazla. Burada da ilâve bir imkân söz konusu).

Sorular

Basın mensuplarına birkaç sorum var:

1) Bir parti Genel Başkanı, acaba şu anda bir medya patronundan maaş alıyor mu?

2) "Eşitsizlik var" diye kıyamet koparan köşe yazarları acaba açıktan, her ay kaç bin dolar ücret alıyor?

3) Basında, alt kademelerde hiç bir iş teminatına sahip olmadan çalışanlara, onbinlerce dolar maaş alan köşeyi dönmüş köşe yazarları veya yöneticiler sahip çıkıyor mu?

4) Patronları, kanunları çiğneyerek devletten ihale koparınca, onlar da "haksızlık" diye kıyameti koparıyor mu?

5) Elektrik dağıtım santrallerinde, hasır altı edilen Rekabet Kurulu şartlarının gözönüne alınması için kampanya açtılar mı?

6) Ormanı işgal eden ve üstelik kur garantili milyonlarca dolarlık kredi kullanan vakıf üniversitesine, bir çift söz söylediler de biz mi fark etmedik.

....................

Tartışılır... Bir yanlış varsa düzeltilir. Ama, yalan yanlış başlıklarla Meclis''i bu kadar yıpratmak, bindiği dalı kesmek olmuyor mu?