Zabıtlardan Kur"an kursları

00:0028/07/1999, Çarşamba
G: 9/09/2019, Pazartesi
Nazlı Ilıcak

Geçtiğimiz hafta Meclis''te, Kur''an kurslarına gideceklere yaş tahdidi konulup konulmaması tartışıldı."İrtica ile mücadele" kapsamında getirilen bu düzenleme, FP ve DYP''lilerin karşı çıkmasına rağmen, olumlu bir adım atılıyor havası yaratılarak yasalaştırıldı. Böylece, Danıştay''ın, Diyanet İşleri Yönetmeliği''nin bazı maddelerini iptal ederken ortaya koyduğu gerekçe ve yasak kanunlaştırılmış oldu.Kur''an kursuna ancak ilköğretimi tamamlayanlar (8 yıllık temel eğitimi bitirenler) gidebilecek.

Geçtiğimiz hafta Meclis''te, Kur''an kurslarına gideceklere yaş tahdidi konulup konulmaması tartışıldı.

"İrtica ile mücadele" kapsamında getirilen bu düzenleme, FP ve DYP''lilerin karşı çıkmasına rağmen, olumlu bir adım atılıyor havası yaratılarak yasalaştırıldı. Böylece, Danıştay''ın, Diyanet İşleri Yönetmeliği''nin bazı maddelerini iptal ederken ortaya koyduğu gerekçe ve yasak kanunlaştırılmış oldu.

Kur''an kursuna ancak ilköğretimi tamamlayanlar (8 yıllık temel eğitimi bitirenler) gidebilecek. Bir istisna yaz kursları için var. 12 yaşından büyükler (5''inci sınıftan 6''ncı sınıfa geçenler) yaz kursuna gidebilir.

"Çocukların dinini öğrenmesini yasaklayalım mı, yasaklamayalım mı" tartışmasından bazı bölümleri okurlarımıza sunuyoruz.

******************

Cevat Ayhan (FP): Cumhuriyet döneminde, medreseler kapatılmış, onların yerine İmam Hatip okulları, İlahiyat Fakülteleri açılmıştır. 1928-1929 yıllarında bunlar kapatılmıştır. Dini neşriyat üzerine baskı getirilmiştir. 1940''lı yıllarda, Matbuat Umum Müdürlüğü''nün bir tâmimi vardır. Bu tâmim şöyle: "Son zamanlarda, basında dini mahiyette neşriyata rastlanmaktadır; tarihi hadiselerle ilgili olsa dahi, dini neşriyattan tevakki edilmesi (vazgeçilmesi)..." Sonra, "cenazeleri yıkayacak adam, camilerimize imam bulamıyoruz" şikayetleri... Merhum Şemsettin Günaltay''ın Başvekaleti döneminde (CHP) Kur''an kursları açılmaya başlamıştır. DP devrinde ise, bu işler daha da rahatladı. 1960 ihtilâli sonrası, dini hayat üzerinde baskıların yoğunlaştığı bir dönemdir. Risale-i Nur okuyan insanlar tutuklanmış, evler basılmış, tespih ve takkeler toplanmıştır. 28 Şubat''ta yeni bir baskı süreci başlamıştır.

Musa Uzunkaya (FP): Dün, burada, bazı değerli arkadaşlarımız "Meclis vesayet altında değil" dedi. Öyleyse neden esas görüşlerini egemen kılıp, arzu edilen yasanın çıkmasına fırsat hazırlamıyorlar? Yaz boyunca, yüzücülük, atıcılık, spor, her türlü kurs var. Ama yasak, sadece bir yasada. Kur''an okunması ve öğretilmesinde var.

İsmail Köse (MHP): Milliyetçi Hareket Partisi''nin iki milletvekili, geçen dönem, Milli Eğitim Temel Kanunu''na red oyu kullanmıştı. Ama 28 Şubat 1997 tarihini unutan siyasetçinin, bu topluma daha çok zarar vereceğini gözden kaçırmamalıyız. (DSP ve MHP sıralarından alkışlar)... İlk defa Türkiye''de Kur''an kursunu kanunla açıyoruz. Din eğitimini kanuna bağlıyoruz. Ne laiklik üzerinden din düşmanlığı yaptıracağız, ne de din üzerinden devlet ve ordu düşmanlığı.

Cemal Enginyurt (MHP): Çocuk dünyaya gelmiş, önümüze koymuşlar, bu çocuk kimin diye soruyorlar. Bunu bu hale biz getirmedik... 57''nci hükûmet başörtüsü meselesini hal''etmeye çalışıyor. Ama birileri, inadına bu meseleyi kaşıyarak işi çözümsüzlük noktasına götürecek konuşmaları yapıp, insanları tahrik ederek, meselelerin çözümünü zorlaştırıyor. Sizin günahlarınızı temizleyerek, hiç değilse yaz Kur''an kurslarını serbest bırakmak için bir adım atılıyor. Bir kapı aralanıyor. ...Önümüzdeki günlerde, inşaallah başörtüsü meselesini de hal''edeceğiz. Eldeki tek sermaye olan başörtüsü de hal edildikten sonra, sizi Vural Savaş''ın kapatmasına bile gerek kalmayacak. (MHP ve DSP sıralarından alkışlar)

Abdüllatif Şener (FP): Hemen konuyu Vural Savaş''a ihale anlayışı, sakat bir anlayıştır. Bu, tek parti, muhalefetsiz bir iktidar anlayışıdır. Sizi bu millet bitirecektir.

Ali Er (Anap): Bu ülkeyi 28 Şubat''a Anap getirmedi. Herkes 28 Şubat''ın ne olduğunu biliyor.

Nevzat Ercan (DYP): Anayasa''nın 24''üncü maddesinde görüldüğü gibi, din eğitimi ve öğretimi, yaş sınırına bakılmaksızın, küçüklerin kanuni temsilcilerinin tercihlerine bırakılmıştır. Parlamento, bu kritere bakmak zorunda. Anayasa''nın öngördüğü bir yaş sınırı var mı, yok mu? Anayasa''nın koymadığı bir yaş sınırını nasıl koyuyorsunuz? İlköğretim çağına gelmiş bir çocuğunuz, yaz tatilinde veya hafta sonunda, gitsin camiye, hocasından Elifbe öğrensin, dini öğrensin, namaz, abdesti, gusulü öğrensin. Bunları istiyor musunuz? İstiyorsanız biz hazırız. Anayasa da buna imkân veriyor.

...Evet koalisyon bir uzlaşma işidir. Ama sizin de bir kimliğiniz ve bu millete taahhütleriniz var. Bir partinin siyasi kimliği ve millete olan temel taahhütleri, koalisyon ortağı olma uğruna feda edilemez.

...Kur''an kurslarını açıyoruz diyorsunuz. Kur''an kursları kapalı değildi ki. Sadece yaş sınırı meselesi tartışılıyor. Siz yaşı yukarı çekiyorsunuz. Hafızlık müessesesini, eğitimi ilköğretim (15 yaş) sonrasına bırakarak, öldürüyorsunuz.

Ömer İzgi (MHP): Yıllardır ilkokulu bitirenlere Kur''an kursuna gitme hakkı tanınır. Temel eğitim 8 yıla çıkınca bu hak, 8 yıllık eğitimi tamamlama şartına bağlanmıştır. Nitekim Danıştay, Diyanet İşleri Başkanlığı''nın yönetmeliğinin bazı maddelerini iptal etti. Bu maddeler, beşinci sınıfı bitirenlere, Kur''an kursuna gitme imkânı veriyordu. Danıştay iptal gerekçesinde Anayasa''nın 42''nci maddesine dayandı; eğitim ve öğretimin Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilime göre yapılacağı esasına dayandı. Sizin dediğiniz gerçekleşse, Anayasa Mahkemesi, Danıştay kararını da göz önüne alarak iptâle gidebilir.

Cevat Ayhan (FP): 28 Şubat 1997 Milli Güvenlik Kurulu kararları 18 maddedir. İrtica ile mücadeleyi hükûmete tavsiye eden bir karardır. Emir değildir. Nitekim 1990 öncesi, Rahmetli Özal döneminde de, 22 maddelik MGK kararı çıkmış, Özal "İrtica, tehdit değildir" diye rafa kaldırmıştır. MGK kararlarını Refahyol da böyle yaptı. Uygulamadı. Bizden sonra gelen 55''inci hükûmet 28 Şubat''ın taşeronluğuna soyunduğu için, 8 yıl kesintisiz eğitim gerçekleşti. MHP''liler bu taşeron hükûmete ortak olmak suretiyle, millete verdikleri sözleri torna ederek çiğnemiş oluyorlar. Siz, Danıştay''ın yasağını kanunlaştırıyorsunuz. Bugün ilköğretimde, 12 yaşın altında 6 -7 milyon çocuğumuz var. Analar, babalar, "Evladım iyi terbiye alsın" diye, 7 - 8 - 10 yaşında, onları, mahallenin Kur''an kursuna götürüyor. Bu yasak ediliyor. 12 yaşından küçükler, opera, bale, müzik kursuna gider. Kur''an kursuna gidemez.

İsmail Köse (MHP): Gidiyor, gidiyor

Cevat Ayhan: Önerge ile bu yasağı getiriyorsunuz. Komisyondan gelen tasarıda yaz ayları haricinde yaş sınırı mevcut değildi. Ama üç ortak uzlaşmışsınız; ilk öğretimi bitirmeyenlere Kur''an kursunu kanunla yasaklıyorsunuz. Siz milletin hükûmeti misiniz? 28 Şubat dayatmacılarının hükûmeti mi?

Murat Akın (DYP): Bir Müslüman çocuğuna Kur''an''ın okutulmasının uyuşturucu veya kumar gibi yasaklanması, milleti derinden yaralayan, rencide eden bir yanlıştır.

Musa Uzunkaya (FP): 75 yıllık cumhuriyet tarihinde ilk defa, kanunla belli bir yaşın altındaki çocukların Kur''an okuması yasaklanmaktadır. Üç hükûmet ortağının verdiği önerge ile, 15 yaşından küçüklerin Kur''an kursuna gitmesi yasaklanıyor. (İLK ÖĞRETİMİ BİTİRENLER İÇİN KUR''AN KURSU AÇILIR) şeklindeki bu önerge komisyonda görüşülmemiş, birdenbire bugün ortaya çıkmıştır.

Ahmet Çakar (MHP): Bu hassas meseleyi toplumun bütün katmanlarına, devletimizin bütün birimlerine izah etme imkânını bulduğumuz gün, daha güzel bir maddeyi ortaya koyma imkânını ancak o zaman elde edebiliriz... 8 yıllık zorunlu kesintisiz eğitim, Refahyol Hükûmeti zamanında 15''inci Milli Eğitim Şûrâsı''nda kabul edildi.

Abdüllatif Şener (FP): 15''inci Eğitim Şûrâsı daha önceki hükûmetler döneminde gerçekleşti. Kaldı ki, Şûrâ, hükûmeti bağlayıcı karar getirmez.

Nevzat Ercan (DYP): Komisyonda MHP''li arkadaşlar da yaş sınırlamasının kalkması için verilen önergeye katıldı. Sonra, bir yerlerden telefonlar geldi. Ortağınız mı dayattı? Birileri mi dayattı?

Fethullah Erbaş (FP): Ben çocuğumu 9 yaşında bilgisayar kursuna gönderiyorum, neden Kur''an kursuna gönderemeyeceğim?

Mukadder Başeğmez (FP): Batı Trakya''da 150-200 bin Türk var. Biz burada, kısıtlama yaptığımızda, orada onlar bir talepte bulunamıyorlar. Diplomatik zaafa uğruyoruz... MHP sözcüleri "Olması lâzım gelenle, olabilir olanı ayırt edelim" diyor. Sizi, bütün hassasiyetimizle anlıyoruz efendim. "Gücümüz ancak bu kadar yeter" diyorsunuz. Fakat işin kolayı var. Yüzünüzü bu tarafa (bizlere) döndüğünüz zaman, olması gereken olur hiç korkmayın... Dayatmalar karşısında tereddüt göstermek hayır getirseydi, bize getirirdi. Bunu tecrübe ile öğrenmiş bulunuyoruz. Sevgili MHP''liler sözüm size, Ecevit''e râm olmak hayır getirseydi, Sayın Mesut Yılmaz''a getirirdi...

******************

Kur''an kurslarına ilişkin Meclis müzakerelerinde öne çıkan cümleler bunlar. Bu cümleler, vesayet altına alınmak istenen bir iradeyi, 28 Şubat taşeronluğuna soyunan bir zihniyeti sergiliyor.

İrtica ile din eğitimini karıştıran sakat tutum, Meclis çoğunluğu tarafından aslında paylaşılmıyor. Ama bir üstün iradeye boyun eğiliyor.

"Silkin, şu mezellet tozu uçsun üzerinden!" demekten başka çare yok.