Vakit ve Hakkı Tarık Us

00:0013/05/2007, Pazar
G: 28/08/2019, Çarşamba
Osman Akkuşak - Pazar

Bundan evvelki yazılarımdan birinde, Bâbıâlî Yokuşu''nu (Ankara Caddesi)''ni tırmanırken sol sıradaki Tan matbaasında çıkarılmakta olan İstanbul Ekspres ve Tan gazetelerinden bahsetmiştim.. Yokuş''u tırmanırken önümüze çıkan diğer bir gazete ise, yolun Vilayete doğru hafifçe kıvrıldığı yerdeki 5 katlı binada faaliyet gösteren Vakit gazetesidir.. yukarıya çıkarken yolun sağ tarafındaki bu binanın kapısına bugün Hoşağası Hanı yazılı bulunmaktadır.. ve galiba bütün odaları, kitapçı ve yayınevi dükkânları

Bundan evvelki yazılarımdan birinde, Bâbıâlî Yokuşu''nu (Ankara Caddesi)''ni tırmanırken sol sıradaki Tan matbaasında çıkarılmakta olan İstanbul Ekspres ve Tan gazetelerinden bahsetmiştim.. Yokuş''u tırmanırken önümüze çıkan diğer bir gazete ise, yolun Vilayete doğru hafifçe kıvrıldığı yerdeki 5 katlı binada faaliyet gösteren Vakit gazetesidir.. yukarıya çıkarken yolun sağ tarafındaki bu binanın kapısına bugün Hoşağası Hanı yazılı bulunmaktadır.. ve galiba bütün odaları, kitapçı ve yayınevi dükkânları olarak kullanılmaktadır.. yani o binanın yine ilim ve irfana hizmet etmekte olduğu anlaşılıyor..

Vakit''i 1918 yılında, Mondros mütarekesinin ilânından biraz önce Asım Us''la Ahmet Emin beraberce çıkarmağa başladılar.. daha sonra da Asım Us''un küçük kardeşi Hakkı Tarık Us (1889-1956) bilgili, hırslı ve liyakatli kişiliğiyle gazetenin faaliyetinde önemli görevler, birinci derecede roller üstlenmiştir.

Yunus Nadi''nin Yenigün''ü ile, Necmeddin Sadak''ın Akşam''ı, Celâl Nuri''nin Ati''si de o sıralarda yayın hayatına girdiler.. Kuvvayımilliye ve Millî Mücadele başladıktan sonra da Vakit ve Tasviriefkâr gazeteleri Ankara''ya insan ve silâh kaçırmakta önemli hizmetler görmüşlerdir.. Hakkı Tarık Us; Millî Mücadele''ye silâh, personel ve istihbarat sağlayan “MM grubu”nda bizzat çalışmıştır.. Vakit gazetesi neşriyatını gerek İstanbul''un işgali günlerinde, gerekse daha sonraki zamanlarda hattâ 1960''lara kadar hep Ankara hükumetlerini destekleyecek tarzda sürdürmüştür.. Cumhuriyet devrinde de bazen ağabeyi Asım Us, bazen de her ikisi birden milletvekili olarak Meclis''te bulunmuşlardır.. Hakkı Tarık Us, Tarık adını pek sevdiği, Şairiazam Abdulhak Hamid Tarhan''ın “Tarık” isimli eserinden esinlenerek almıştır.. gazetecilikte, edebiyat ve felsefe öğretmenliğinde hattâ siyasette karîzmatik üstünlükler ve meziyetler sergileyen Hakkı Tarık''ın ilk ismi İsmail Hakkı iken daha sonra Hakkı Tarık namı ile, şöhreti bütün memlekete yayılmıştır.. mülkiyeyi bitiren ve kendisi de iyi bir gazeteci olan Asım Us “Tarık” adını bazı yazılarında mahlâs olarak kullanırken kardeşinin bu ismi pek sevdiğini görünce “-sen al, Hakkı Tarık ol!..” diyerek mahlâsını ona bağışlamıştır..

Gördes''te doğup büyüyen Hakkı Tarık Us, henüz çocuk denecek yaşta aile erkânını endişelendirecek derecede engin bir okuma sıtmasına tutulmuştu.. varını yoğunu kitaplara, dergilere yatırıyordu.. Gördes''te posta-telgraf müdürü İsmet Bey''in, kütüphanesini ona açarak rehberlik etmesi, ardından da kasabada kaymakamlık yapan şair Eşref''le tanışması Hakkı Tarık Us''un yetişmesinde çok esaslı etkiler yaratmıştır.. İsmet Bey''in muâvini olan, ayni zamanda şair Eşref''le de âşinalığı bulunan Celâl Bey''e sunduğu şu dörtlükle şair Eşref''e takdim edilmesini istemiştir:

“hak-i pâye bu ziyaretnâmeyi

âcizane arzu takdim eyledim..

öptüğüyçin benden evvel destini

kartımı hasretle terkim eyledim”

(terkim: yazma - dest: el)

Celal Bey, şair dostuna, küçük istidattan bahsediyor, kartını da vererek tashihini istiyor..

Eşref, kıt''ayı okuduktan sonra: “-tashihe hacet yok.. bu, olmuş bu!” diyor.. Hakkı''nın büyük şairle karşılaşması, kalender, fakat hoş bir sahne içinde oluyor.. kaymakam, evinde bir masa üstündeki bir tepside karpuz kesmektedir.. delikanlıyı o dekor içinde kabul ediyor.. bu kalenderlik, bu perişanlık, Hakkı''yı hayal kırıklığına düşürecek yerde daha derin bir zevke kavuşturmuştur.. rindliğin, dünyaya metelik vermeyen bir tatlı derbederliğini, şairliğin belli başlı bir alınyazısı saymaktadır.. okuma, yazma, Eşref''le konuşma; onu vaktinden evvel olgunlaştırdı.. İzmir''deki bazı ünlü kişilerle mektuplaşmaya başladı.. yaşı ilerledikçe zevki inceliyor, düşünüşü derinleşiyordu.. ağabeysi Asım, İstanbul mülkiyesinde okurken Gördes''te kalmak, ona biraz da paslanmak gibi geldiği için sık sık kendisini oraya aldırmasını istemekte idi.. bu sırada: İzmir''de “Köylü” gazetesini çıkaran Refet isimli birisi, Hakkı''nın bazı ufak tefek mensurelerini neşretmişti.. bir gün: “-İstanbul''a gidip ne yapacaksın? işte kurulmuş bir gazete var.. gel seni kendime ortak edeyim” teklifinde bulunuyor.. yüz altın karşılığında, gazetenin yarısına sahibolacaktı.. babası, karşı tarafın iyi niyetinden şüphelendiği halde yardımını esirgemedi.. para verildi ve.. ve kurnaz ortak tarafından deve yapıldı..

Hakkı Tarık''ın bütün ömrü boyunca ihtiyatlı ve tedbirli bir insan kalışında bu aldatılışın geniş bir payı vardır.. sütten ağzı yananların yoğurdu üflemeleri çok görülemez.. herkes aldanma acısını onun gibi unutmasaydı, dünyada dolandırıcılara yer bulunmazdı.. bu acı tecrübeden sonra, kendi çevresi içinde küskün günler, aylar geçirdi.. yalnız kitaba karşı olan sevgisini kaybetmemişti.. okuyor, inceliyor, araştırıyordu.. bu sayede başı, yaşını geçmiş, çocuk alnının arkasında olgun bir kafaya kavuşmuştu..

(Hakkı Tarık''a ve Vakit''e haftaya devam edeceğim.. o, buna deyecek kadar önemli bir adamdır..)