Şiddete seyirci bile değiller...

00:0022/09/2006, Cuma
G: 27/08/2019, Salı
Osman Tanburacı

Nerdesiniz ey "ekabiran-ı münekkit!"... Neredesiniz. Oturduğunuz yerden ahkam kesmek kolay!.. Bütün medyayı olaylara ve haberlere ilgisizlikle suçlayan sevgili Hıncal Uluç nerdesin? "Şiddet ve Ayrımcılıkla Mücadele" paneline gelmeyenlerin şiddet üzerine hamasi nutuklar atmaya, meslektaşlarını ve rakip gazeteleri tenkide hakları yoktur!Çarşamba günü Ataköy Olimpiyatevi''nde muhteşem bir panel yapıldı. Konusu;"Fair Play Işığında Sporda Şiddet ve Ayrımcılıkla Mücadele"Paneli organize edenler;Milli

Nerdesiniz ey "ekabiran-ı münekkit!"... Neredesiniz. Oturduğunuz yerden ahkam kesmek kolay!.. Bütün medyayı olaylara ve haberlere ilgisizlikle suçlayan sevgili Hıncal Uluç nerdesin? "Şiddet ve Ayrımcılıkla Mücadele" paneline gelmeyenlerin şiddet üzerine hamasi nutuklar atmaya, meslektaşlarını ve rakip gazeteleri tenkide hakları yoktur!

Çarşamba günü Ataköy Olimpiyatevi''nde muhteşem bir panel yapıldı. Konusu;

"Fair Play Işığında Sporda Şiddet ve Ayrımcılıkla Mücadele"

Paneli organize edenler;

Milli Olimpiyat Komitesi ve Futbol Federasyonu.

Çok seçkin davetliler var;

Başta Spordan Sorumlu Devlet Bakanı M. Ali Şahin...

Ama spordan sorumsuz oldukları kesin birçok ünlü yorumcu yok!

Erman Toroğlu, Ahmet Çakar, Kazım Kanat, Haşmet Babaoğlu, Hıncal Uluç, Serhat Ulueren kimse ama kimse yok!

Şiddete ve ayrımcılığa medyanın ilgisi bu kadar!

Üstelik hepsi de "Bir kırmızı dipli bal mumu hariç" çağırılmışlar...

Sadece Yeni Şafak ve Osman Tanburacı var

Haberci olarak muhabir kardeşlerimden o da bir kaçı ve foto muhabirleri var, ancak bu panelin amacı haber değil, öğreti!.. Tavsiye... Bilgilendirme...Yol gösterme ve FIFA''nın üzerinde durduğu bilcümle insanlık hatalarının giderilmesi için yapılan bir "uyarı çalışması".

Ortadaki fotoğraf her şeyi apaçık anlatıyor.

Bir Osman Tanburacı var Yeni Şafak adına...

İşte mükemmel panel.

Seçkin davetli grubu ve ev sahipleri

Şenes Erzik, Özhan Canaydın, İlhan Cavcav, Affan Keçeci, Turgay Atasü, Togay Bayatlı, Erdoğan Arıpınar, Türker Arslan, Altan Ayanoğlu, Mustüafa Çulcu ve birçok mümtaz şahsiyet... Beş saatten fazla süren toplantı pür dikkat izlendi. Toplumsal bir yara olarak karşımızda duran ve kaşındıkça kanayan yaraya öyle güzel parmaklar basıldı ki insanlık adına hepimiz irkildik. Keşke bu paneller devam etse... Keşke panelin ruhuna uygun olarak bir kısım medyanın, yöneticilerin olduğu yerde sporcular da taraftar da olsa...

Konuşmacılara hayran kaldım

Galatasaray Üniversitesi''nden Ümit Kocasakal, Erdener Yurtcan öyle güzel konuşmalar yaptılar ki bu sütunlara sığdırmak bile zor. Oturumu yöneten Prof. Can Tuncay''dan öğrenilecek o kadar çok şey var ki... Hepsi şu noktada birleşiyor; "Şiddet son noktadır. Oraya gelene kadar herkesin sorumluluğu var. Toplumu tahrik eden demeçler... O demeçleri acımasızca kullanan medya... Taraftarın aidiyet hissi duyduğu takımının yenilgisini kabullenememe ve paranın girdiği yerdeki şantajlar." Bunları durdurmanın tek çaresi de toplum bilincinin yerleşmesi...

Şöyle diyor Can Tuncay;

Antik Yunan''da Zeus, Olimpiyatlarda "zeytin dalı"nı simge olarak kullanırdı. Başarılı sporcular zeytin dalı ile ödüllendirilirdi. Sonrasında Roma İmparatorluğu şiddeti getirdi. Arenalarda "baş parmak aşağıya döndü mü, ölüm emri" demekti... Bizans''ta Sultanahmet meydanında hipodrom kuruldu ve "yeşiller" halkı, "maviler" asilleri" temsil etti. Tarih içinde insanlık yavaş yavaş ayrıma ve şiddete sürüklendi...

Para da işin içine girince toplumsal etik gitti, ortalık toz duman oldu...

Üç büyüklerin hegemonyasıyla diğer Anadolu kulüpleri de ayrımcılığın içine itildi. Yozlaştık!

Ayrımcılık sadece dil, din, ırk olarak değil sosyal sınıf olarak da ortaya çıktı.

Yurtcan ve Kocasakal coştu

Bu konuda Erdener Yurtcan ve Ümit Kocasakal şöyle diyor;

Ceza ve disiplin birlikte anılmalı. Cebir ve şiddet hukukun düşmanıdır. İradeyi böler. Tehdit manevi cebirdir. Özel güvenlik güçleri 2495 sayılı kanunla silah kullanır. Silah kullanmak da şiddete girer. Bunları kesinlikle göz ardı etmememiz gerekir.

Bu uygulama mutlaka değişmeli ama tribündeki seyircinin arasından da küfür edeni bulup çıkartamazsınız, çünkü bizim emniyet kuvvetlerinin böyle bir imkanı yok! Tesbit edemez.

Spor Yasası bir zarurettir. Ancak yasayı çıkartmak da yetmez uygulayacaksın!

Dünyadan örnekler verilerek, başka bir ülkede suçlu tesbit edilebiliyor, tribünlerde, soyunma odalarında gizli kameralar var onlar suçluyu tesbit ediyor ve cezalandırıyor. Bizde de bu uygulama başlamalı.

Bunları hayret ve ibretle dinledik...

Fair Play''e en iyi tanımlama Arıpınar''dan

Panelin ikinci periyodunda oturumu Tahkim Kurul Başkanı Türker Arslan idare etti. Konuşmacılar; Futbol Federasyonu başkan vekili Kemal Kapulluoğlu, TSYD Başkanı Esat Yılmaer, MHK Başkanı Coşkun Çulcu ve Milli Olimpiyat Komitesi''nden Erdoğan Arıpınar''dı.

Arıpınar halk arasında "Fair Play" olarak bilinen centilmenlik tanımlamasına çok güzel bir açıklama getirdi. Arıpınar''a göre Fair Play; "Allahın sesini duymak" olarak nitelendi. Topu taca atmanın fair play olamayacağına değinen Arıpınar; Allah''ın sesini duymanın insanlığın en önemli duygusu olduğunu ve bunu hissedenin "insan-ı kamil" olacağının altını çizdi.

Kemal Kapulluoğlu küfürden dertli

Kapulluoğlu ilginç bir gözlem sundu; Ayrımcılık dünyanın sorunu, bizim değil. Küfür de bizim sorunumuz dünyanın değil!" dedi. Çok doğru... Kapulluoğlu başka bir yaranın daha altını çizdi, küfüre para cezası uygulamasında şu örneği verdi. Taraftarlar küfürde ikinci ceza olan 500.000 YTL için, yöneticilerle pazarlığa girip şöyle diyorlarmış. "Futbol Federasyonu''na 500.000 YTL vereceğinize bizimle anlaşın daha az ödeyin küfür etmeyelim." Bunu söyleyen Futbol Federasyonu Başkan Vekili Kemal Kapulluoğlu.

Gerçekler biliniyor ama çözmek için akla karayı seçiyoruz.

Togay Bayatlı''dan ilginç karşılaştırma

FIFA''nın üzerinde önemle durduğu "ayrımcılık" üzerine Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Togay Bayatlı; Dünyada FIFA''ya bağlı 207 ülke var, Birleşmiş Milletlere bağlı ülke sayısı ise 192. Demek ki FIFA daha büyük bir gücün sahibi. BM Genel Sekreteri Kofi Annan şöyle diyormuş; "Futbol daha iyi bir dünya için BM''den daha çok gerekli."

Bu panele katılmayanlar çok şey kaybetti. Daha yazacak o kadar çok şey var ki bu sütunlara sığmaz.

Panelden bir güzel cümle daha çıktı; "Şiddeti bırak! Kof kahramanlıklardan vaz geç! Vurma konuş!.."

"At binenin kılıç kuşananın" öğretisiyle yetişen toplumumuz, "ağaç yaşken eğilir" sözüne de kulak verse kurtuluşumuz oradan başlayacak sanki...


Memorial''in 11 Altın Adam''I

Toplumsal gözlemlere devam ediyorum;

Memorial Hastanesi''nin her ay düzenlediği "11 Altın Adam" toplantısında da ilginç söylemler oldu;

Şenol Güneş;

"Bana paragöz diyenler nerede? Futbol Federasyonu ile ilgimi keserken hakkımın yarısına razı oldum. Gıkımı çıkartmadım, gerisini soran yok!" diyerek ucu açık bir cümle sarfetti!

"Türkiye''de antrenörlük yapmayacağım" diyerek şöyle

devam etti; "Kavga ortamı istemiyorum, bu ortam bana göre değil, ruh sağlığım bozuluyor, burada hocalık yapmak bana göre değil. Ekmeğimi ve kariyerimi yurt dışında arayacağım." Bunlar yenir yutulur sözler değil! Ama bütün medya oradaydı... Hepimiz dinledik ama derde çare olur muyuz bilemem!

Her gün kovulması gündeme gelen yabancı hocalara dünyaları bağışlarken bizi Dünya 3.sü yapmış hocamızın bu sözleri yüreğimi burktu!