TSYD ve Efes Pilsen Cup 6

00:0013/01/2007, Cumartesi
G: 28/08/2019, Çarşamba
Osman Tanburacı

Haftayı Antalya''da geçirdik. Mis gibi bir hava, yaz güneşi ensemizde ve spor dolu günler... İkramın bini bi para!... Meslektaşlar omuz omuza... Akşamına, Efes Pilsen Cup 6 için doğru maça...Sevgi ve saygı kol kola.Ne güzel.Sanmayın ki spor dolu günlerde hep birlikte yürüdük, koştuk, yarıştık. Sadece konuştuk.Sporun uygulaması yoktu, hepsi görsel ve seminere aitti...Kimler yoktu ki...Olması gerektiği halde olmayanlar da vardı...Devre arasında ''bakir'' kalmak istemiş olanlar yoktu!Keşke gelselerdi

Haftayı Antalya''da geçirdik. Mis gibi bir hava, yaz güneşi ensemizde ve spor dolu günler... İkramın bini bi para!... Meslektaşlar omuz omuza... Akşamına, Efes Pilsen Cup 6 için doğru maça...

Sevgi ve saygı kol kola.

Ne güzel.

Sanmayın ki spor dolu günlerde hep birlikte yürüdük, koştuk, yarıştık. Sadece konuştuk.

Sporun uygulaması yoktu, hepsi görsel ve seminere aitti...

Kimler yoktu ki...

Olması gerektiği halde olmayanlar da vardı...

Devre arasında ''bakir'' kalmak istemiş olanlar yoktu!

Keşke gelselerdi de engin bilgilerinden yararlansaydık hiç olmazsa...

TSYD Başkanı Esat Yılmaer ve yönetim kurulunu yürekten kutluyorum, mükemmel bir toplantı oldu.

Efes Pilsen''in spora gösterdiği yakın ilgiyi de alkışlamak gerek. Sponsorluğun ne denli önemli bir iletişim sağladığını da belirtmek isterim. Çeşitli konularda bilgilerimizi tazeledik eksiklerimizi giderdik.

Emeği geçen herkese teşekkürler...

KUPA AVRUPA''YA GİTTİ

Efes Cup 6''da final oynayamadık. Beşiktaş ve Galatasaray ''hazırlık'' devresinde hazır olmadıklarını gözler önüne serince kupa için W. Bremen ve Feyenoord aradan sıyrıldı biz de çıktık kerevetine...

Üzgünüm ama futbolumuz bu yıl gerçekten tatilde...

Bu ligin ikinci yarısı Anadolu takımlarının egemenliğinde geçecek gibi. Kimse şaşmasın, Beşiktaş ve Galatasaray''ın sıralamadaki yerlerini koruması bile zor gözüküyor.

Kongre için imza mı?

Seminerde TSYD adına Devrim Sağıroğlu''nun oturumlar öncesi katılımcılardan imza toplaması ilginçti. Herkes aynı şeyi sordu;

Ne o kongre mi topluyorsunuz?

Oysa Sağıroğlu kaçakları önleyip katılımı artırmak için imza toplamıştı...

Bu hareketin Ulusoy''u devirmekle hiç bir ilişkisi yoktu...

O görev Levent Kızıl''ındı.

Tahkimci Arslan''a da sordum

Futbolcu maçta gözünü kapatıyor ve yaratana sığınıp rakibinin gözünün üstüne öyle bir yumruk atıyor ki Aman Allah!

Hakem basıyor kırmızıyı atıyor dışarı...

PFDK toplanıyor kitapta ne yazıyorsa basıyor cezayı. Diyelim üç maç. Suç da sabit, ceza da yasal. Ama futbolcunun kulübü anında Tahkim Kurulu''na itiraza gidiyor.

Bunun önüne geçilemez mi diye de Tahkim Kurulu Başkanı Türker Arslan''a sordum. Onun da cevabında güzel bir öneri vardı;

-''Yasa gereği herkes bir üst mahkemede hakkını arar. Ancak, bu kadar belirgin bir suç için de itiraz olmamalı. Bu itirazın harç parası 85 YTL. Bu parayı yatıran dosyayı önümüze atıyor.

Ancak caydırıcı yol şu olabilir; Tahkim''e itiraz eden bilirse ki aldığı üç maç ceza beşe çıkabilir, o zaman itiraz etmez. Ama ne yazık ki bizim cezayı artırma yetkimiz yok. Kulüpler de bunu biliyor ve şansını deniyor, olan bize oluyor. Bu yıl toplam 384 dosya inceledik.''

Ne tuhaf değil mi? Federasyon mutlaka Türker Arslan''ın bu önerisini dikkate almalı.

Hakaretin YTL karşılığı nedir?

Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu Raportörü Serdar Özersin çok önemli bilgiler içeren konuşmasında ''hakaret eden yöneticilere verilen men cezalarından başka 5.000 YTL ile 100.000 YTL arasında para cezası da verildiğini'' söyledikten sonra dayanamadım sordum;

Niye para miktarında makas bu kadar açık? Hakaretin ufağı büyüğü olur mu? Ulan da hakaret, yakası açılmamış küfürler de... Bu değerlendirmeyi nasıl yapıyorsunuz? Neye göre miktar belirliyorsunuz?

Cevap net oldu: Biz uygulamacıyız. Yasayı çıkaran biz değiliz. Özersin haklıydı...

Yani dedim içimden;

Has...

Cezaya girer mi acaba diye sustum...

Hani yani ''haspin'' diyecektim de.

Yanal ve Yılmaz

Ligin iki değerli hocası seminerde bizlere sözlü ve uygulamalı ''futbol dersi'' verdiler.

Yanal;

Futbol basit oyun diye söze başladı, bildiklerini bir öğretim üyesi gibi anlattı. Ancak öyle parametreler koydu ki futbol basit mi karmaşık mı kararsız kaldık.

Yanal''ın da üzerinde durduğu aslında buydu. ''Futbol basit ama bilginin sahaya uyarlanması zor'' olduğu için karmaşık!

''Futbolcunuza bunları anlatmak kolay değil. Her futbolcunun algılama süreci de bir değil. 11 kişilik takımın entegre olabilmesi için zaman gerek. Ne kadar kısa sürede bunu başarırsanız o kadar başarılısınız demektir, çünkü Türkiye çok sabırsızdır, hemen şampiyonluk ister, beklemeye tahammülü yoktur. Onun için Vestel Manisaspor''dayım, ideallerim var.''

Bu sözler çok ilginçti. Yanal; ''Bu yıl üst üste beş maç kaybettik değerlerimizi kazandık. Maçları kazabilirdik ama işte o zaman çok şey kaybederdik'' diyerek de futbol öğretisinde sportif yetenek kadar ''algılamanın'' da çok önemli olduğunu vurgulamak istedi. Çok beğendim.

Yani; basit futbol, basit adam işi değil!

Yılmaz Vural da sahada takımına durmadan bağırıyor, oyunu durdurup nerede hata yaptıklarını dakikalarca anlatıyordu...

Sonunda dayanamadı ve yabancı hocayla ilgili şöyle dedi;

''Yahu arkadaşlar, ben Türkçe konuşup anlatıyorum hala anlamıyorlar... Zico. Gerets, Tigana nasıl anlatsın!''

Müslüm Tumbul

Gencecik bir jokey, ömrünün baharında, yeteneğin doruğunda aramızdan ayrıldı. Şanlıurfa koşularında Latifhan isimli attan düştü ve talihsiz bir kaza sonucu hayata veda etti. Oldum olası atı severim ve asil bir yaratık olduğunu da bilirim. Atın sezgileri o kadar derindir ki koşuda dahi düşen jokeye basmamak için üzerinden uzanarak atlar... Ne yazık ki Müslüm Tumbul arkadan gelen başka bir atın darbesiyle kaderine yenildi. Ruhu şad olsun.

Cordoba yolcu

Antalyaspor kalecisi Oscar Cordoba ile konuştum, sezon bitince Boca Juniors''a gidiyor. Şimdiden anlaştığını söyleyen Cordoba ''Türkiye''de futbol oynamak da zor, teknik direktörlük de... Ben ciddi çalışan biriyim ve dürüstlükten ayrılmam, hocalık yapmayı da hiç düşünmüyorum'' diyerek daha birkaç yıl kaleciliğe devam edeceğini söylüyor. Madem kaleciliğe devam edecek keşke Antalya''da kalsa.