Kimin ipliği pazara çıktı?

00:0020/05/2010, الخميس
G: 3/09/2019, الثلاثاء
Rasim Özdenören

Vaktiyle 27 Mayıs cuntası, Adnan Menderes''i Yassıada''ya gönderdikten sonra şehirlerin billboardlarında onun mahrem hayatını ifşa eden fotoğraflar yayınlamıştı. Yassıada''nın düzmece mahkemesinde de onun Ayhan Aydan''la olsun, Suzan Sözen''le olsun ilişkilerini dava konusu olarak kamuoyu önüne çıkartmıştı. Böyle yapmakla Menderes''in ne kadar "düşük" (bu, cuntacıların icadı olan kelime) bir ahlâk yapısına sahip olduğunu göstermek istiyorlardı. Davalardan birinin adını da bebek davası olarak koymuşlardı.

Vaktiyle 27 Mayıs cuntası, Adnan Menderes''i Yassıada''ya gönderdikten sonra şehirlerin billboardlarında onun mahrem hayatını ifşa eden fotoğraflar yayınlamıştı. Yassıada''nın düzmece mahkemesinde de onun Ayhan Aydan''la olsun, Suzan Sözen''le olsun ilişkilerini dava konusu olarak kamuoyu önüne çıkartmıştı. Böyle yapmakla Menderes''in ne kadar "düşük" (bu, cuntacıların icadı olan kelime) bir ahlâk yapısına sahip olduğunu göstermek istiyorlardı. Davalardan birinin adını da bebek davası olarak koymuşlardı. Celal Bayar''ın köpek davası ile Menderes''in bebek davası daha sonra halkın bilincinde "köpek-bebek davası" adlandırmasıyla makes bulmuştu. Ancak sonuç, bu işi tezgâhlayanların beklediği gibi çıkmadı. Kamuoyu, bu ilanlar muvacehesinde Menderes''e istikrahla bakacağı yerde, bu ilânları hazırlayanlara iğrenerek baktı. Menderes, halkın gözünde küçüleceğine büyüdü, efsaneleşti.

İmdi, benzer durum Baykal olayında da gözlemleniyor.

Son aktüel olay münasebetiyle yaptığı yorumların birinde Şamil Tayyar''ın ilgi çekici bir yaklaşımı var. Şöyle:

"Peki, vatandaş bu gelişmeleri nasıl yorumluyor, ona bakalım.

Metropol Stratejik Araştırmalar Merkezi''nin yaptığı araştırmaya göre, Baykal''ın, kasetle ilgili topu hükümete atması yanlış. Ankete katılanların yüzde 66,2''si bu iddiayı doğru bulmazken, sadece yüzde 25,9''u Baykal''a hak verdi.

Bu görüntülerden sonra Baykal''a güven oranında yüzde 22,4 oranında azalma var. Katılımcıların yüzde 66,4''ü hâlâ Baykal''a güveniyor.

Vatandaşların yüzde 61,7''si Baykal''ın skandal sonrası istifasını yerinde bulurken, yüzde 30,4''ü "istifa etmekle yanlış yaptı" düşüncesinde.

O halde Baykal dönsün mü?

Ankete katılanların yüzde 63,4''ü "Baykal istifasını geri almasın" diyor. "Dönsün" diyenler ise yüzde 32,7 oranında.

Burada çok önemli bir ayrıntı var. Seks videosu görüntülerinden sonra Baykal''a duyulan güven oranında ciddi bir azalma olmadığı halde, partinin başına dönmesini istemiyorlar. Yani vatandaş, görüntülere kızdığı için değil Baykal''ı başarısız bulduğu için CHP''de köklü bir değişim istiyor." (Star, 17 Mayıs 2010 Pazartesi).

Burada, gerçekten birbirinden ilginç, iç içe yer alan tablolar görüyoruz.

Ortaya çıkan sonuç, her ne kadar, bu olayı tertipleyenlerin maksadına uygun bir tarzda gelişmiş olsa bile, bu sonuç onların öngördüğü gerekçeye istinat etmiyor. Onların beklediği sonuç, mahrem ilişkinin ifşası ile Baykal''ın itibarının düşmesini sağlamaktı. Ancak görülüyor ki, onun itibarı zaten yokmuş ve zaten CHP''nin içinde onu istemeyen azımsanmayacak bir kitle varmış. Ama bu kitle, ancak, mahrem olayın ortaya dökülmesiyle fikrini açığa vuruyor. Fakat bu açığa vurmada, mahrem olayın mahiyeti önem taşımıyor. Onlar zaten Baykal''ı başarısız bulduğu için çekilmesini istiyor.

Buradan, bu toprakların üstünde yaşayan insanların namus ve şeref anlayışındaki bir özellik öne çıkıyor. O da, bu insanların, bazılarının sandığı gibi, kişilerin mahremiyetlerinin ifşa edilmesinde, durumu ifşa edilene karşı değil, bilakis o durumu ifşa edene karşı alınan tavırda görülüyor. Bu, mağdurdan yana olma durumu da değil. Bu, namus pazarlamacılarının ipliğini pazara çıkarma hadisesidir. Şeref vurguncularına yüz vermeme hadisesidir.