
Dedi: Kürt sorunu, Alevi sorunu, CHP sorunu derken şimdi de nur topu gibi bir Fenerbahçe sorunumuz oldu, ne dersin?
Dedim: Sorun Fenerbahçe değil; Türk futbolunun bidayetinden beri ''herkese malum sır'' mesabesindeki teşvik ve şike sorunudur.
Dedi: Nereye varır bu işin sonu?
Dedim: Nereye varırsa varsın, kime dokunursa dokunsun; Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzon… fark etmez; yeter ki adalet yerini bulsun.
Dedi: Ama bu bir felaket; Fenerbahçe ligden düşebilir, futbolcular serbest kalabilir, yayıncı kuruluş zarar edeceğini ileri sürerek ihalenin yinelenmesini isteyebilir…
Dedim: Adaletin yerini bulmamasından daha felaket ne olabilir? Unutma ki, sonuçları hesap edilerek adalete varılmaz; adalet aynı zamanda sonuçtur.
Dedi: Bütün dünyada futbolumuz şikeyle anılır, imajımız sarsılmaz mı?
Dedim: Juventus ligden düşürüldü de prestij mi kaybetti İtalya? Bilakis, gayrimeşru yollara tevessül eden kim olursa olsun gözünün yaşına bakmayacaklarını ortaya koyarak hem saygınlık kazandılar, hem de herkese referans oldular.
Dedi: Sıra Fenerbahçe''ye gelince mi şike soruşturması yapılıyor? Diğer takımların şampiyonlukları sütten çıkmış ak kaşık mı sanki?
Dedim: Haklısın. Ne kadar gole ihtiyaç varsa o kadarını atan (8-0) takım Fenerbahçe değildi; hakemin gözü önünde smaçla gol atıp şampiyon olan takım da! Lakin bir yanlışın faturası başka bir yanlışla ödenmez.
Dedi: Futbol otoriteleri şike iddiasına konu edilen maçlarda hakem kararlarının doğru olduğunu söylüyor.
Dedim: Bir kere işin hakem faslına henüz girilmiş değil. Ayrıca ne otoritesi? Erman Toroğlu hadisesi zevahire dokunan otoriterliğin akıbetini göstermeye yetmez mi?
Dedi: Fenerbahçe şike yapmış olsaydı, geçen sene de yapıp şampiyon olmaz mıydı?
Dedim: ''Katil olsaydım daha evvel de cinayet işlerdim'' argümanı ne kadar sağlamsa o kadar sağlam bir argüman bu. Ayrıca, o sezon ipler Fener''in elindeydi. Trabzonspor Fener''i eleyerek kupayı kazanınca sezonu psikolojik bakımdan tamamlamış, kupa zaferini pikniklerde, gemilerde sabah akşam kutlamaya başlamış, doğru dürüst antrenman yapmadan Saraçoğlu''na çıkmıştı. Fenerbahçe 90 dakika boyunca üç futbolcuyu (Onur, Giray, Egemen) ve direkleri geçemedi. Bir başka son maçta kaybedilen şampiyonluğa gelince; Denizlispor o maçı almasaydı küme düşecekti, unuttunuz mu?
Dedi: Ne yani, Fenerbahçe şike mi yaptı diyorsun?
Dedim: Hayır, asla! Yargıya intikal eden bir konuda hüküm vermek ne haddimize! Ben sadece mahut argümanın sakatlığına işaret etmek istedim.
Dedi: Peki federasyon ne yapmalı?
Dedim: Yargı kararını beklemeksizin bir an evvel karar vermeli. Avrupa kupaları beklemeye gelmez çünkü. Federasyon nihayetinde disiplin kararı (saha kapatma, puan silme gibi) vermiş olacak.
Dedi: Şike soruşturması neden bu kadar önemli?
Dedim: Bu ülkede omuzu kalabalıkların vesayet rejimi nasıl yıkıldıysa, ''Şampiyonluk sadece sahada kazanılmıyor'' diyenlerin zihniyeti de yıkılmalı. Yıkılmalı ki, hangi çevreye, hangi mal mülk mevki ve kudrete sahip olursa olsun yanlış yapan herkesin hesaba çekileceğini herkes bilsin. Bilsin ki, hakkın ve haklının yanından kimsecikler ayrılmasın. Ayrılmasın ki, Türkiye bir yanıyla "Yeni Türkiye" olurken, başka yanlarıyla eskiye çakılıp kalmasın. Çakılıp kalmasın ki, hukuk karşısında ''kurtarılmış mahalleler'' kurulamayacağını herkes görsün. Görsün ki, Türkiye''nin bir yanında hukukun üstünlüğü geçerliyken başka bir yanında, mesela futbolda, Balzac''ın "Kanun dediğin büyük sineklerin delip geçtiği, küçük sineklerin takılıp kaldığı örümcek ağıdır" şeklindeki sözü geçerli olmasın.
Dedi: Aydınlık gazetesinin ''Cemaat Fener''le Başa Çıkamaz'' manşetine ve bu manşeti ''Taraftar önceki gece toplandı ve bu sloganı attı'' şeklinde sunmasına ne diyorsun?
Dedim: "Cemaat" adlı bir futbol takımı yok, "Fener" adlı bir cemaat de olmadığına göre nasıl olacak o iş? Beyhude uyanıklıklar bunlar. Maksatları, Fener taraftarını Ergenekon''a sosyolojik meze yapmak. Hiçbir Fener taraftarı bu zokayı yutmaz. Aynı gazete seçimden önce de Sayın Erdoğan''a karşı Trabzonspor taraftarını kışkırtmak istemişti. O vakit başaramamışlardı, şimdi hiç başaramazlar.
Dedi: Bu soruşturmaya en çok üzülen Fenerbahçeli kimdir?
Dedim: Bence Kılıçdaroğlu''dur. Lefter''i kaleci sandığına göre Aziz Yıldırım''ı kim bilir ne sanıyordur, değil mi?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.