İnşaallah Sting kardeşim…

04:0020/11/2016, Pazar
G: 16/09/2019, Pazartesi
Yalçın Çetinkaya

İngiliz müzisyen Gordon Matthew Thomas Sumner. Asıl ismi bu ama bütün dünyada ve müzik sektöründe Sting olarak biliniyor. Sting, arı iğnesi demek. Bu lâkabı ona, Phoenix Jazzmen ile çalışırken grubun kurucusu Gordon Solomon tarafından takılmış. Bir konsere siyah ve sarı çizgili bir giysi ile çıktığı için Solomon kendisine bal arısı gibi göründüğünü söyler. Bu benzetme hem grubun diğer üyeleri ve hem de Matthew tarafından çok beğenilir ve lâkabı da Sting olarak kalır, Sting olarak tanınır, bilinir. Sting lâkabının hikâyesi böyle. Sting, müziğe annesinden piyano eğitimi alarak başlamış ve daha sonra iki arkadaşıyla birlikte Londra'da kurdukları “The Police” adlı toplulukla müzik sektörünü altüst etmiş bir rock şarkıcısı. Muhalif. Bu muhalif duruşları ile yaptıkları müzikler BBC tarafından yasaklanmış ve uzun süre çalınmamış. Çünkü yaptıkları muhalif müzikler, birilerini sürekli rahatsız etmiş. Sting, yani “arı iğnesi” bu birilerine batmış.



The Police ile yollarını ayırdıktan sonra, solo çıkışı başlar ve özellikle 'Englishman In New York”, “Shape of My Heart”, “Mad About You”, “Desert Rose” adlı rock parçaları ile bu çıkışı hızlanır ve bugünkü düzeye ulaşır. Sting, yıllardır yaptığı müziklerle aynı istikrarı korumuş bir müzisyendir. Benim özellikle eski şarkılarında ortaya koyduğu armoni yapısı her zaman dikkatimi çekmiş ve Sting'in müziğinde hâlâ annesinden aldığı klasik piyano eğitiminin izleri olduğunu düşünmeme sebeb olmuştur. Bana göre Sting ve ilk dönem müzikleri, biraz Bachvârî ve daha çok klasik dönem armonisini fazlasıyla hissettirmektedir. Tabii bu benim düşüncemdir.



Sting, asıl muhalif duruşunu, merhametini ve “insan”lığını, mülteci-sığınmacılar için seslendirdiği “İnşaallah” adlı şarkısında ortaya koymuş. “Yarının yağmurları kirleri temizleyecek, ancak bâzı şeyler daima ve her zaman hatırımızda kalacak” dediği bu şarkısında, merhamet duygusunu ve insanlığını kaybetmiş modern, çağdaş batılılara iğnesini fena halde batırıyor. Fakat nasıl bir derileri varsa, bu iğnenin kimseyi acıttığı yok, çünkü hissettikleri yok !



Sting'in, bir Müslümanın farkında olarak ya da olmadan, günde kimbilir kaç defa söylediği “inşallah” kelimesine yüklediği mânâ çok güzel. Mâlum olunduğu üzere “İnşaallah”, “eğer Allah dilerse, izin verirse” demek. Gündelik hayatında “inşaallah” kelimesini kullanmasını zaten bekleyemeyeceğimiz bir hıristiyan ama “duyarlı muhalif”müzisyen olarak “İnşaallah”ı şöyle açıklıyor Sting: “En baştan tevâzûyu, cesareti ve umudu anlatan bir kelime İnşaallah”. Ne kadar güzel, hoş ve “mü'mince” bir yorum, öyle değil mi ? Benim çok hoşuma gitti doğrusu. İnşaallah kelimesini hangi ortamda ve şartlarda olursam olayım hep bilerek, severek, isteyerek kullanmışımdır. Sting'in bu yorumu ufkumu ve kalbimi sanki biraz daha açtı, “İnşaallah” kelimesinin önemini bana bir kere daha hatırlattı. Allah Sting'ten râzı olsun, bu şarkısıyla duyarsız, merhametsiz ve insanlıktan uzak batılılara batırdığı iğnenin tesirini artırsın… inşaallah.



Sting, 2015 yılında İŞİD canileri tarafından 130 kişinin ölümüyle sonuçlanan Paris'teki Bataclan konser salonunun yeniden açılış konserinde “İnşaallah” adlı şarkıyı seslendirmeden önce şu muhteşem konuşmayı yaptı: “Küçücük bir tekneyle Türkiye'den Yunanistan'a, ya da Kuzey Afrika'dan İtalya'ya gitmeye çalışan bir aile. Sığınmacı krizi nasıl çözülecek bilmiyorum ama bence bir çözüm var: kendimizi birazcık onların yerine koymalıyız. O teknelerden birinde karınız ve çocuğunuzla birlikte olduğunuzu düşünün. Böyle düşünebilmek önemli, çünkü duvarlar inşâ etmek işe yaramıyor”.



Kalbimize hoş geldin Sting kardeşim… Kulaktan kalbe bir yol vardır her zaman.




#Sting
#İŞİD
#The Police
#Desert Rose