Bu işte bi domuzluk var mı

00:0015/11/2009, Pazar
G: 3/09/2019, Salı
Yaşar Süngü

Sağlık Bakanlığı her ölümün ardından skor açıklamak zorunda mı?Gazete ve televizyonların yangına körükle gitmesi de işin trajikomik taraflarından biri.Ya TV''lerin skor tabelası gibi, her ölüm olayının ardından son dakika anonsu ile, "Domuz gribinden ölenlerin sayısı 60''a ulaştı" şeklinde alt yazı geçmelerine ne demeli.* * *Millet son bir aydır "korku aşısı" vurulmuş gibi.Sarımsak, soğan, pekmez, bal, kuşburnu, nar, ne bulduysa ne duyduysa neye inanıyorsa onunla gardını almış.Doğal ilaçları yeterli

Sağlık Bakanlığı her ölümün ardından skor açıklamak zorunda mı?

Gazete ve televizyonların yangına körükle gitmesi de işin trajikomik taraflarından biri.

Ya TV''lerin skor tabelası gibi, her ölüm olayının ardından son dakika anonsu ile, "Domuz gribinden ölenlerin sayısı 60''a ulaştı" şeklinde alt yazı geçmelerine ne demeli.

* * *

Millet son bir aydır "korku aşısı" vurulmuş gibi.

Sarımsak, soğan, pekmez, bal, kuşburnu, nar, ne bulduysa ne duyduysa neye inanıyorsa onunla gardını almış.

Doğal ilaçları yeterli bulmayarak, "domuz gribini önler" diye pazarlanan diğer ilaçları da deneyenlerde epey kalabalık.

Grip sebebiyle okula gelmeyen öğrenci sayısının yüzde 30''u aştığı söyleniyor.

Sokakta, işyerlerinde maskeli insanlar görmeye de iyice alıştık.

Peki, Başbakan ya, "Ben aşı olmam" diyerek toplumsal tedirginliği biraz olsun azaltmasaydı ne olurdu bu milletin hali bilmiyorum.

* * *

MÜSİAD Sağlık Sektörü''nün düzenlediği bir konferans için geçen hafta sonu Antalya''ya gittik.

MÜSİAD Sağlık Sektör Kurulu Başkanı Uz. Dr. Hakan Bahadır, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Adnan Çınal ve Genel Sağlık Sigorta Genel Müdürlüğü İlaç ve Tıbbi Malzeme Daire Başkanı Hanefi Gök''ten sektörle ilgili son bilgileri ve gelişmeleri dinledik.

Kış sonuna kadar 5 milyon insanın domuz gribi endişesiyle polikliniklere başvurmasını beklediklerini belirten Müsteşar Yardımcısı Adnan Çınal, "Hastanelere akın eden vatandaşlarımızın tahlil, film, ilaç gibi ihtiyaçlarının karşılanması sebebiyle domuz gribi salgını bütçemize 1 milyar TL ek yük getirecek" dedi.

Bu para sadece devletten çıkacak olan tahmini rakam.

Buna bir de vatandaşın kendi çabasıyla ürettiği çözümlere ödediği miktarı da eklersek ortaya ciddi bir harcama çıkıyor.

* * *

Domuz gribi, normal gripten daha tehlikeli değilse, 3-4 gün dinlenmeyle geçiyorsa, temizlikle bertaraf edilebiliyorsa bu kadar korku(tu) lacak ne var?

Bugüne kadar hep bir asıl, bir de asılı gizlemek için ortaya atılan suni gündemler gördüğümüz için "Acaba bu işin içinde de bizim bilmediğimiz bir domuzluk mu var" diye düşünmeden edemiyor insan.

Ancak bu kez üç gündeme kilitlendik; Demokratik açılım, domuz gribi ve GDO''lu ürünler.

Hangisi hangisine perde acaba.

Emek ve sermaye ile doğan An-deva

Birlikten kuvvet doğar prensibiyle hareket eden 65 kişilik bir grup işadamı ve doktor bir araya gelerek güçlerini birleştirmişler.

An-deva Sağlık Grubunun Yönetim Kurulu Başkanı Hidayet Atay Kastamonulu. Grubun içinde Antalyalı, Konyalı, Adanalı işadamları ve doktorlar var.

Doktorlar emeklerini, işadamları sermayelerini ortaya koymuş.

2003 yılında sağlıkta dönüşüm projesi çerçevesinde sağlık sektörünün gelişeceğini hesap ederek bu alana odaklanmışlar.

İnşaat, eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren grubun amiral gemisi sağlık olmuş.

Antalya merkezde 200 yataklı bir hastane kurmuşlar.

Temmuz ayından beri faaliyete geçen hastanenin resmi açılışı 21 Kasım 2009''da TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin tarafından yapılacak.

İşte ortak aklın meyvesi.

Bir pazar fıkrası

Meclisinin salonunun giriş kapısının tamiri gerekiyormuş.

Konuyla ilgili bürokrat, iki ayrı marangozdan fiyat istemiş.

1. marangoz ; 200 TL malzeme, 200 TL işçilik, 100 TL kâr, 500 TL''ye olur demiş.

2. marangoz 2.500 TL ye yaparım demiş.

Bürokrat Aranızda neden çok fark var demiş

2.marangoz, 1.000 TL bana, 1.000.TL sana, 500 TL de diğer marangoza veririz, işi o yapar demiş.

Sonuç: İhaleyi ikinci marangoz almış

Nice kötü insanlar vardır ki hiç iyi yanları olmasa daha az tehlikeli olurlardı. L.Rochefoucauld