
Türkiye, Gabar’dan Karadeniz’e uzanan geniş enerji hattında petrol ve doğal gaz keşfi ve üretimi; enerjide dışa bağımlılığı azaltma yolunda tarihi bir eşiğe ulaştı. Artan yerli üretim ve uluslararası ortaklıklar sayesinde Türkiye, hedefine güçlü adımlarla ilerliyor.
Türkiye; enerjide dışa bağımlılığını azaltma hedefi doğrultusunda son yıllarda yürüttüğü arama ve üretim hamlesini 2025’te daha da ileri bir aşamaya taşıdı. Cumhuriyet tarihinin en yoğun petrol ve doğal gaz arama operasyonunun yürütüldüğü bu dönemde hem karada hem denizde devreye alınan yeni sahalar ve üretim kuyuları, ülkede yerli enerji arzını geçmiş yıllara kıyasla belirgin biçimde artırmış durumda. Gabar’dan Karadeniz’e uzanan geniş bir hatta yapılan keşiflerle yüksek üretim kapasitesi oluşurken, Türkiye’nin Somali ve Pakistan gibi ülkelerle attığı uluslararası adımlar da enerji alanında bölgesel güç olma yolunda önemli bir stratejik çerçeve ortaya koyuyor.
GABAR’DA GÜNLÜK ÜRETİM 80 BİN VARİLE ÇIKTI
Türkiye’nin yerli petrol üretiminin kalbi hâline gelen Gabar sahası, 2025 itibarıyla enerji gündeminin başlıca başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Son iki yılda yoğunlaşan sondaj faaliyetleri ve yüksek tenörlü rezervlerin devreye alınmasıyla günlük petrol üretimi 80 bin varile dayanmış durumda. Yeni kuyuların açılmasıyla birlikte sahanın toplam üretim kapasitesinin bu yıl içerisinde daha da artması bekleniyor. TPAO ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar, 2025 sonuna kadar Gabar’da en az 25 yeni kuyunun devreye alınmasını öngörüyor. Bu süreç tamamlandığında Gabar’ın tek başına Türkiye’nin toplam petrol üretiminin yarısından fazlasını karşılayabilecek seviyeye ulaşacağı ifade ediliyor.
KARADENİZDE ÜRETİM İKİYE KATLANACAK
Türkiye’nin doğal gaz tedarikinde can damarı olan Sakarya Gaz Sahası’nda da üretim 9,5 milyon metreküp seviyesine ulaştı. Bu yıl Karadeniz’de 6 derin deniz sondajı daha planlanıyor. Batı Karadeniz’de ve Orta Karadeniz’de yapılacak sondajlarla yeni petrol ve doğal gaz keşifleri için yoğun mesai harcanacak. Geçtiğimiz yıl sonunda Türkiye’ye gelen 5. sondaj gemisi de Karadeniz’deki çalışmalarda görev yapacak. Karadeniz’de hidrokarbon arama ve üretim faaliyetlerinde birinci faz geçtiğimiz yıl itibarıyla tamamlandı. Yıl içerisinde başlayacak olan faz 2 çalışmalarıyla üretimin 20 milyon metreküp seviyesine çıkarılması planlanıyor. Bu sayede 16-17 milyon hanenin doğal gazı Sakarya Gaz Sahası’ndan karşılanabilecek. 2028 hedefi ise 40 ila 45 milyon metreküp günlük üretim.
İŞ BİRLİKLERİ ARTIYOR
Türkiye’nin küresel enerji politikalarının en önemli sacayaklarından bir tanesini de küresel iş birlikleri oluşturuyor. Somali ile 2024 sonunda imzalanan hidrokarbon anlaşmalarının ardından geçen yıl hem karada hem açık denizde kapsamlı sismik araştırmalar başladı. TPAO’nun Somali’de yaklaşık 16 bin kilometrekarelik üç kara bloğunda yürüttüğü arama faaliyetleri devam ederken, Somali açıklarında Oruç Reis sismik araştırma gemisi üç boyutlu veri topluyor. 2026 yılında ilk off-shore sondajının yapılması planlanıyor. Türkiye’nin bir diğer önemli enerji partneri de Pakistan. İki ülke beş petrol ve doğal gaz bloğunda ortak arama faaliyetleri yürütme kararı aldı. Kısa süre içerisinde Pakistan’da sismik araştırmaların başlaması, yılın ikinci yarısında ise ilk sondajın yapılması hedefleniyor.
Enerji artık yumuşak karnımız değil
Yıllarca Türkiye’nin zayıf karnı olarak görülen enerjide yürütülen kararlı politikalar meyvesini her alanda verdi. Uluslararası enerji rotalarına ev sahipliği yaparak koridor rolünü başarıyla gerçekleştiren Türkiye, daha sonra merkez ülke olmak için kolları sıvadı. Arka arkaya gelen keşif müjdelerinin ardından enerjide dışa bağımlılık zinciri kırılmaya başlandı. Bir zamanlar enerjide arz sorunlarıyla boğuşan Türkiye, şimdilerde Bulgaristan ve Romanya gibi bir dizi ülkeye doğal gaz ihraç eder konuma geldi. Yapılan anlaşmaların kapsamında yalnızca gaz ticareti değil; iletim, depolama, üretim ve yeşil enerji teknolojilerinde iş birliği de yer alıyor. Bu sayede Türkiye, hem bölgesel gaz tedarik zincirinde daha aktif bir rol üstlenmeyi hem de Avrupa’nın enerji arz güvenliğine katkı sunmayı hedefliyor.
Tüketicilikten üretici ülke konumuna
Gabar’da yükselen petrol kapasitesi, Karadeniz’de hızlanan doğal gaz üretimi ve uluslararası iş birliklerinin genişleme eğilimi; Türkiye’nin enerji denklemindeki pozisyonunu yeniden tanımlıyor. Uygulanan çok boyutlu enerji stratejisi, Türkiye’yi dışa bağımlılığı yüksek bir tüketici ülke konumundan çıkarıp, yerli üretim kapasitesini her yıl artıran bölgesel bir üretici ülke modeline dönüştürüyor.






