Çernobil'den kötü olur

Hatice Saka
11:238/03/2022, Salı
G: 8/03/2022, Salı
Yeni Şafak
Foto: Arşiv.
Foto: Arşiv.

Ukrayna'da Avrupa'nın en büyük nükleer santrali Zaporijya'daki binalar, Rus birliklerinin bombardımanıyla hasar gördü. Nükleer santralde enerji üreten reaktör ve onu barındıran binanın hasar görmesi, reaktörün aşırı ısınmasına ve çekirdeğin erimesine neden olabilir. Radyasyon daha sonra çevreye sızabilir.

Türkiye ve Ukrayna arasındaki mesafe göz önüne alındığında ülkemizin bu durumdan nasıl etkileneceğini ve neler yapılmasını gerektiğini Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cumali Aktolun ile konuştuk. Aktolun, “Ukrayna'daki bu nükleer santral dünyanın sayılı büyüklükte nükleer santrallerinden ve Avrupa'nın en büyüğü. Eğer bu santralin bir reaktörü veya birden çok reaktörü bir sabotaj nedeniyle veya kazara patlarsa, Türkiye için sonuçları ağır olur. Türkiye ile Ukrayna arası yaklaşık 650 km kuş uçuşu var ve bu çok önemli. Çünkü radyasyon kaç uçuşuyla seyahat eder. Dolayısıyla radyoaktif maddeler Türkiye'ye hızlı bir şekilde ulaşır ve ülkemiz Çernobil'den etkilendiğinden çok daha hızlı etkilenir” dedi.

KARADENİZ'İN ÖNEMLİ BİR KISMI BOŞALTILIR

Prof.Dr. Cumali Aktolun, bu durumda neler yapılması gerektiğini şu sözlerle özetledi:

“Patlamanın olduğu bölgenin yaklaşık 160 kilometre mesafeyi bir çember gibi düşünün. O yarıçaptaki bir alan tümüyle kapatılır. Altını çizmekte fayda var. Kaza olduktan sonra etkiyi yok edemezsiniz. Sadece en aza indirmeye çalışırsınız. Bu durumda Türkiye'de devletimizin yapması gereken en önemli ve birinci adım, Karadeniz bölgesinin bir bölümünü boşaltmak olacaktır. Yani Artvin'den Kırklareli'ye kadar olan bölgenin tamamen boşaltılması lazım. Kesinlikle o bölgelerde yetişen gıdaların yenilmemesi ve suların içilmemesi şart. İkincisi bölgede zorunlu kalacakların korunması lazım. O bölgelerde çalışanlara AFAD'ın İyot tabletleri dağıtması gerekir. Üçüncüsü kısa ve uzun etkilerinin araştırılarak tedavi edilmesi amacıyla ciddi bir ekip oluşturulmasıdır.”

DİREK TİROİD'E YERLEŞİR

Nükleer patlama sonrası en yaygın görülen hastalıklara dikkat çeken Aktolun bu konuda şunları söyledi:

“Bugünkü güncel nükleer santrallerin tamamına yakınında uranyum kullanılmaktadır. Nükleer santral patladığı zaman uranyumun alt elementlerinden biri olan İyot-131 izotopu ortaya çıkar. Bu İyot-131 insanın vücuduna hava, su, yiyecekler yoluyla veya direk temasla bulaşır. Yani İyot-131 bir her şekilde insana bulaşır. Direkt olarak tiroid dediğimiz organa yerleşir ve onu yakar. Böylelikle tiroid kanseri yaygılaşır. Bu kanser türünün tedavisi ise alışık olduğumuz diğer tiroid kanserlerinden çok daha güçtür. İkinci sırada ise kan kanserlerini daha sık görmeye başlarız. Daha sonra tedavisi daha güç diğer kanser türleri kendini gösterir. Birçok insanda görme bozuklukları, katarakt ortaya çıkar. Bunun dışında cilt hastalıkları, cilt yanıkları meydana gelir. Hamileliğin ilk altı ay içerisinde radyasyona maruz kalan kadınların bebeklerinde ise kısa ve uzun vadede ağır etkiler kendini gösterecektir.”

NÜKLEER HİLALLE ÇEVRİLİYİZ

Türkiye'nin bir nükleer hazırlık programı geliştirmesi gerektiğine dikkat çeken Aktolun, hazırlıklı olmamız gerektiğine vurgu yaptı ve şunları ifade etti:

“Program dediğim şey planlardan oluşur. Vatandaşın eğitimi, olaylara müdahale edecek teknik ekip, ortaya çıkacak hastalıklarda görevlendirilecek hekim ve yardımcı sağlık personelinden bahsediyorum. Bu nükleer hazırlıktır. Bizim de bunu yapmamız lazım. Öte yandan etrafımızda Ukrayna'daki santraller dışında tehdit oluşturan çok sayıda santral var. Örneğin Ermenistan'daki Metzamor Nükleer Santarali çok büyük bir tehdit. Bulgaristan'daki santraller var. Çevremiz nükleer bir hilalle çevrili. Dolayısıyla çok dikkatli bir şekilde hazırlık yapmamız şart. Nükleer hazırlık programının altı doldurulmalı, ekip ve ekipman olarak hızla tamamlanmalıdır. Nükleer santralleri yapılana kadar nükleer fizikçiler ve nükleer mühendisler devrededir. Nükleer santral kazası olduktan sonra nükleer tıp uzmanları devreye girer. Bu anlamda bir nükleer tıp uzmanı olarak ülkem için üzerime düşen bir görev varsa yapmaya hazırım.”

#Çernobil
#Rusya
#Ukrayna