Trump'in Çin ziyaretinde kriz üstüne kriz: Her şey çöpe atıldı

12:3918/05/2026, Pazartesi
G: 18/05/2026, Pazartesi
Yeni Şafak
ABD heyetinin Çin’den verilen tüm hediyeleri çöpe attığı, gazeteciler ile Çinli görevliler arasında arbede yaşandığı ve Beyaz Saray ekibinin “siber casusluk” korkusuyla dijital karantina altında hareket ettiği öne sürüldü.
ABD heyetinin Çin’den verilen tüm hediyeleri çöpe attığı, gazeteciler ile Çinli görevliler arasında arbede yaşandığı ve Beyaz Saray ekibinin “siber casusluk” korkusuyla dijital karantina altında hareket ettiği öne sürüldü.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti, diplomatik görüşmelerden çok perde arkasında patlak veren eşi görülmemiş güvenlik krizleriyle gündeme damga vurdu. Siber casusluk paniği yaşayan ABD heyetinin Çin'in verdiği tüm hediyeleri uçağa binmeden çöpe atması, ziyaret boyunca uygulanan katı "dijital karantina" ve iki ülke görevlileri arasında yaşanan fiziksel arbedeler, Washington-Pekin hattındaki derin güvensizliği gözler önüne serdi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyareti sonrası Amerikan heyetinin Çinli yetkililer tarafından takdim edilen tüm hediyeleri ve elektronik eşyaları Air Force One uçağına binmeden hemen önce çöpe attığı iddia edildi.

ABD heyetinden eşi görülmemiş önlem

New York Post gazetesinin aktardığı çarpıcı detaylara göre, Trump ile birlikte seyahat eden ABD heyeti ve Beyaz Saray basın mensupları, Çin menşeli hiçbir objeyi ülkeden çıkarmadı. Pekin'den ayrılış esnasında, Çin tarafından hediye edilen telefonlar, rozetler, yaka iğneleri ve çeşitli anı eşyaları imha edildi. Konuya ilişkin sosyal medya üzerinden bir açıklama yapan Beyaz Saray muhabiri Emily Goodin, "Çin’den hiçbir şeyin uçağa alınmasına izin verilmedi" ifadeleriyle durumu özetledi. Amerikan istihbarat servislerinin siber casusluk uyarıları doğrultusunda alınan bu sert karar kapsamında, Pekin Başkent Havalimanı'nda Air Force One merdivenlerinin hemen yanına yerleştirilen çöp kutularının bu materyallerle doldurulduğu öne sürüldü.

Siber casusluk endişesi

Ziyaret boyunca ABD ekibine tam anlamıyla bir dijital karantina uygulandı. Heyet üyelerinin Çin seyahatine çıkarken kişisel elektronik cihazlarını geride bıraktığı ve yalnızca bu gezi için özel tahsis edilmiş, geçici telefonlar kullandığı öne sürüldü. Siber sızıntı ihtimaline karşı dijital haberleşmenin katı bir şekilde sınırlandırıldığı, heyet içi bilgi akışının ise güvenlik amacıyla büyük ölçüde basılı belgeler üzerinden yürütüldüğü ifade edildi. Beyaz Saray yetkililerinin, şarj cihazları da dahil olmak üzere pek çok donanımda casusluk riski bulunabileceği endişesiyle bu üst düzey önlemlere başvurduğu belirtildi.

Trump'tan Tayvan mesajı: "15 bin kilometre uzakta savaş istemiyoruz"

Trump'ın temaslarında masadaki en kritik ve hassas gündem maddelerinden biri de şüphesiz Tayvan'dı. ABD Başkanı, kendisine yöneltilen "Tayvan’ı savunacak mısınız?" şeklindeki kilit soruya doğrudan yanıt vermekten kaçınarak stratejik bir belirsizlik stratejisi izledi. Fox News kanalına konuşan Trump, "Bu cevabı benden başkası bilmeyecek" diyerek pozisyonunu gizli tutarken, adanın coğrafi konumuna dikkat çekti. Tayvan'ın Çin'e oldukça yakın, ABD'ye ise çok uzak olduğunu vurgulayan Başkan Trump, "15 bin kilometre uzakta bir savaş istemiyoruz" sözleriyle yaklaşımının sınırlarını çizdi.

Beyaz Saray görevlisi ezildi

Liderler düzeyindeki görüşmelere gölge düşüren en önemli olaylar güvenlik ekseninde yaşandı. Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasındaki zirve sırasında, Çinli basın mensuplarının agresif tavırları fiziksel bir arbedeye dönüştü. İddialara göre, Beyaz Saray'ın ön hazırlık ekibinde görev yapan bir çalışan, Çinli gazetecilerin müdahalesiyle yere düşerek ezilme tehlikesi atlattı. Çinli gazetecilerin bu tavrına çok sert tepki gösteren ABD heyetinden bazı isimler, yaşananları "tam bir rezalet" olarak nitelendirdi. Güvenlik zafiyetleri bununla da sınırlı kalmadı. Pekin'deki tarihi Cennet Tapınağı ziyareti esnasında, Çinli yetkililerin silah taşıdığı gerekçesiyle bir Gizli Servis ajanını etkinlik alanına sokmadığı iddia edildi.

Amerikan basınına abluka ve konvoy engeli

Ziyaret boyunca tırmanan krizlerin bir diğer boyutu ise ABD basınına yönelik katı kısıtlamalardı. Amerikalı gazetecilerin çalışma şartlarının ciddi anlamda zorlaştırıldığı ve hareket alanlarının daraltıldığı öne sürüldü. Basın mensuplarının tuvalet erişiminde dahi engellerle karşılaştığı, yanlarındaki su şişelerine el konulduğu ve en dikkat çekeni ise Trump'ın başkanlık konvoyuna dahil edilmelerine izin verilmediği aktarıldı. Karşılaştıkları bu muamele üzerine Beyaz Saray yetkililerinin Çinli görevlilere çok sert bir dille tepki gösterdiği ve "Roller tersine olsaydı size asla böyle davranmazdık" ifadeleriyle rahatsızlıklarını dile getirdikleri kaydedildi.



#Trump
#ABD
#İran
#Şi