Başbakanlık Dış Politika Başdanışmanı Davutoğlu, PKK'lı Gulam'a bu tokat gibi sözlerle cevap verdi. Davutoğlu,”Türkler ve Kürtler diye iki ayrı kategori yanlış, bizim ortak kültürümüz kadim bir kültürdür” dedi.
Türk ve Kürt olarak etnik, kategorik ayrım yapmanın büyük bir hata olduğuna işaret eden Başbakanlık Dış Politika Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu, kimliğin sadece etnik kimlik olmadığını, tarihi formasyonu da bulunduğunu söyledi ve “Bizim kültürümüz aynı” diye konuştu. Davutoğlu, Siyasi Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı ile Washington'daki düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü tarafından düzenlenen, “Türkiye, bölge ve Türk-Amerikan ilişkileri” konulu konferansa ana konuşmacı olarak katıldı.
ABD'de faaliyet gösteren ve terör örgütü PKK yandaşı bir kuruluşun temsilcisi Kani Gulam adlı şahsın yönelttiği, “Kürt halkı Türkiye'de, evlerde öylesine duran, ancak kimsenin çalmayı bilmediği bir piyanoya gibi. Türkiye'deki mevcut hükümet artık bu piyanoyu çalacak mı” sorusuna Ahmet Davutoğlu sert bir içerikle cevap verdi.
“Sorunuzu sorarken, Kürt ve Türk halkını iki ayrı kategori gibi gösterirseniz, yanlış yapmış olursunuz” diyen Davutoğlu şöyle konuştu: “Türklerle Kürtlerin tarihi birlikte yazılmıştır. Mesela, Konya, Türkiye'nin tam ortasında bulunan bir kenttir. Ancak kentin güneyinde büyük oranda Kürt nüfus da yaşar. Bu hiçbir zaman kız alıp vermeye de, ilişkilere de engel olmamıştır”
Türk ve Kürt halkının bu anlamda kültürünün aynı olduğunu kaydeden Davutoğlu, “Sorun yok mu? Var. Ancak daha siz soruya başlarken, Kürtler ve Türkler diye iki ayrı kategoriye ayırırsanız, büyük yanlış yaparsınız. Bizim ortak kültürümüz kadim bir kültürdür” diye konuştu. Kani Gulam'ın Brookings Enstitüsü tarafından Türk heyetinin bilgisi dışında salona alınmış olması tepkiyle karşılandı.
ABD'de seçimle hangi yönetim işbaşı yaparsa yapsın, İran meselesinin zorlayıcı olacağını hatırlatan, oturumun yöneticisi ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Mark Parris, bu durumun, Türkiye'nin, İran ile ilişkileri ve BM Güvenlik Konseyine (BMGK) geçici üyeliğine seçilmesi bakımından nasıl görüldüğünü sordu.
Davutoğlu, Türkiye'nin, İran'ın nükleer meselesinde uluslararası çabalarda aktif bir yaklaşım benimsediğini hatırlattı, ancak eski sistemle krizin çözülmesinin beklenemeyeceğini söyledi. Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin de, çözüm sürecinin bir parçası olması gerektiğine işaret etti ve “Kimse İran'ı bizden iyi bilemez” diye konuştu.
Davutoğlu, ayrıca sürece, dünyanın pek çok farklı bölgelerinden ülkelerin destek verdiğini hatırlattı ve “Bu demektir ki, Türkiye'nin önemli bir rol oynayacağına dair güven tamdır” diye konuştu. Komşularla sıfır problem yaklaşımına işaret eden Davutoğlu, “Biz bunu başardık” dedi. Bugün Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Suriye ile Türkiye'nin iyi ilişkileri bulunduğuna, İran ile çok sağlam bir ilişkinin kurulduğuna işaret eden Davutoğlu, Ermenistan ve Kıbrıs konularında ise gelişmeler bulunduğunu hatırlattı.
ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Mark Parris, Başbakanlık Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu'na övgü yağdırdı. Mark Parris, ABD'de bilgi ve tecrübesine güvenilen ABD'nin eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger ile Davutoğlu'nu karşılaştırdığı oturumda, Ahmet Davutoğlu için, “Türkiye'nin Henry Kissinger'ı” nitelemesini de kullandı.






