2012''de Türkiye''de 106 bin 346 adet evden hırsızlık vakası gerçekleşmiştir. 2012''de, New York''ta, 352.994, İstanbul''da ise 69.803 adet de hırsızlık suçu işlendi. Hırsızlık suçu işleme oranlarının bu kadar çok olmasının nedenlerinden biri mağdurların aldığı güvenlik tedbirlerin yetersiz olması ve belirlenen cezaların yeteri kadar caydırıcı olmamasıdır.
Her ne şart altında olunursa olunsun, Tabiî Hukuk''tan gelen ''başkasına zarar vermeme'' kuralının toplum tarafından özümsenmemiş oluşu suç olgusunu ortaya çıkarmaktadır. Bir suç olgusu olarak ele alınan hırsızlık, sözlük tanımlarına göre, yazılı kanunlar ya da toplumsal meşruiyet düzeyinde mülkiyeti kendine ait olmayan bir nesneyi, izinsizce alıkoyma, kullanma, nesneden menfaat temin etme işidir.
Hırsızlık suçunu düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu''nda ise hırsızlık, ''zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malın, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alınması'' olarak tanımlanmıştır.
Suçla mücadelede başvurulan hukuk politikası araçları arasında yer alan caydırıcılık ve yeniden topluma kazandırmanın günümüzde her bir bireyin huzur ve güvenliğinin teminini sağlamadığı görülmektedir. Bunun bir sonucu olarak hırsızlık, en fazla karşılaşılan suç tipidir.
Amerika''da güvenlik birimleri yılda ortalama 2 milyon hırsızlık vakası ihbarı almaktadır. 2012''de Türkiye''de 106 bin 346 adet evden hırsızlık vakası gerçekleşmiştir.
2012''de, New York''ta, 28.396 adet silahlı soygun suçu, 352.994 adet hırsızlık suçu işlenmiştir. Bu dönemde, Berlin''de 6.108 adet silahlı soygun suçu, 213.008 adet hırsızlık suçu işlenmiştir. İstanbul''un 2012 yılı suç istatistiklerine baktığımızda ise, ülkemizin en büyük metropolünde bir yılda 1.766 adet silahlı soygun gerçekleştiğini, 69.803 adet de hırsızlık suçu işlendiğini görmekteyiz.
Hırsızlık suçu işleme oranlarının bu kadar çok olmasının nedenlerinden biri mağdurların hırsızlığa karşı aldığı güvenlik tedbirlerin yetersiz olmasıdır.
Bunun yanında, hırsızlık suçu için belirlenen cezaların yeteri kadar caydırıcı olmaması da hırsızlık olaylarının artmasına neden olabilmektedir. Hırsızlık suçu için öngörülen hapis cezasının az olması, hakimlerin hırsızlar hakkında tutuklu yargılama kararı vermelerini zorlamaktadır. Bu sayede bir hırsız, halihazırda tutuksuz yargılanıyorken başka bir hırsızlık suçunu işleyebilmektedir. Ayrıca yargılama sonucu öngörülen hapis cezasının azlığından ötürü yaptırımın adli para cezasına çevrilebilmesi de hırsızların gözünü korkutmaya yetmeyebilmektedir.
En fazla işlenen hırsızlık olaylarını azaltmak için daha güçlü kapı-pencere kilidi kullanmak, açık veya kapalı devre güvenlik kamera sistemi uygulamasını yaygınlaştırmak gibi bir takım güvenlik tedbirlerini arttırmanın yanı sıra yasama organı da cezaların caydırıcılığı ilkesi gereği, cezaları arttıran kanun düzenlemelerini gerçekleştirmelidir.
Her ne kadar, mevzuatımızda çalınan malın değerinin az olması veya hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak amacıyla işlenmesi durumunda hakimlerin verilecek cezada indirim yapması veya hiç ceza vermemesi mümkün olduğu gibi hırsızların adli kontrol yöntemlerine başvurularak denetim altında tutulmasına karar vermeleri de mümkündür. Fakat uygulamada bunun örneklerine ne yazık ki çok rastlanılmamaktadır.
Bu nedenlerle, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Ceza Kanunu''nun konut dokunulmazlığının ihlalini düzenleyen 116. Maddesi''nde, hırsızlık hükümlerini düzenleyen 141. Maddesi''nde ve nitelikli hırsızlık hükümlerini düzenleyen 142. Maddesi''nde basit/küçük değişiklikler yaparak, net hükümler tesis ederek caydırıcı cezalar tesis edilebilir.
Fakat, suç işlemenin tamamen önüne geçilmesinin yolu sadece cezaları arttırmaktan geçmemektedir. Anayasa''da korunan temel haklardan biri olarak konut dokunulmazlığına yönelik saldırılar sonucunda oluşan zararların giderilmesine imkân tanımış olmak, hukuk düzenleri için, bireylerin emniyet ve huzurunu sağlamak açısından bakıldığında yeterli sayılmamalıdır.
Cezaları arttırmanın yanında, hak bilincinin toplumsal ilişkilerin tümüne yayılmasına yönelik adımlar attığımızda, başkalarına ait olan ve onların emek vererek elde ettikleri şeyler üzerinde hak iddia etmeye dayanan hırsızlık eylemlerinin sonlandırılması söz konusu olabilir.






