Bab-ı Alem'de bir avuç eğitimci

Yeni Şafak
Orhan Orhun Ünal
04:0023/03/2015, Pazartesi
G: 22/03/2015, Pazar
Yeni Şafak

Türkiye'ye gelen uluslararası öğrenci sayısı son 10 yılda 17.3 kat arttı. 2014'te 59 bin öğrenciden yaklaşık 1.8 milyar dolar gelir sağlandı. 100 milyar dolarlık küresel eğitim pazarında, Bab-ı Alem Derneği’nin maddi manevi desteği sayesinde, genç dahiler Türkiye'de istihdam edilirken; bazıları da ülkelerinde ‘Türkiye'nin gönüllü elçileri’ oluyor.

SERBEST PİYASA


Son 10 yılda Türkiye'ye gelen uluslararası öğrenci sayısı, 17.3 kat arttı. ÖSYM rakamlarına göre, 2003 yılında 3 bin 400 olan öğrenci, 2014'te 59 bine ulaştı. Bu rakamın, 2015 sonunda 80 bin olması bekleniyor. 2013'te 45 bin öğrenciden 1.8 milyar dolar gelir sağlanırken, 2014'te bu rakamın 2 milyar doları geçtiği tahmin ediliyor. Dünyada 5 milyon öğrenci ise, kendi ülkesinin dışında okuyor, hal böyle olunca, ülkeler arasında rekabet son hızla devam ediyor.



GENÇ DAHİLERİN İSTİHDAMINA KATKI


Bir grup gönüllü ise, 100 milyar dolarlık küresel eğitim sektörü içinde yüzde 1.8 pay alabilen Türkiye'nin, bu alandaki çabasına destek veriyor. Ancak amaçları parayla pulla ölçülmeyecek cinsten. Babı-ı Alem Uluslararası Öğrenci Derneği; barınmadan burslara, sosyal imkanlardan mesleki kurslara kadar birçok alanda yabancı öğrencilere sahip çıkıyor. Dernek, gönüllü çabalarla genç dahilerin istihdamına (beyin göçü) katkı sağlarken; geri dönen öğrencilerin de ülkesinde birer 'Türkiye sevdalısı' olmasını amaçlıyor.



1990-2000 ARASINDA %70'i GERİ DÖNDÜ


Bab-ı Alem, Yönetim Kurulu Başkanı Ali Arıkmert, derneğin oluşum fikrini şöyle anlatıyor: “Türkiye'de asıl öğrenci hareketliliği 1990'larda başlıyor. Ancak bu dönemde gelen 40 bin öğrencinin yüzde 70'i mezun olamadan geri döndü. 2000'li yıllardan itibaren ise, öğrencilerin sorunlarından haberdar olmaya başladık. 2004'te başladığımız faaliyetlerde, bu alanda hiç çaba sarf edilmediğini ve öğrencilerin ilgiye ne kadar aç olduklarını gördük.”



ULUSAL POLİTİKA ŞART


Öğrenci hareketliliğinin aynı zamanda bir sektör olduğunu paylaşan Ali Arıkmert, birçok ülkenin eğitimde tercih edilmek için, ciddi tanıtım ve alt yapı harcamaları yaptıklarını anlatıyor. “Türkiye, 1990'lı yıllarda bu fırsatı tepti” diyen Arıkmert, “İngiltere, Malta gibi ülkeler eğitimde birer marka ve onlar için önemli bir gelir kalemi. Öğrenci sayısıyla beraber, ülkeler arasındaki rekabette artarken, ne yazık ki bizim uluslararası öğrenci politikamız yok” diyor.



S. ARABİSTAN LİDER AMA ÖĞRENCİSİ YOK


Ali Arıkmert, en fazla Azerbaycan; bölge olarak ise Orta Asya'dan öğrenci geldiği bilgisini veriyor. İlginç bir detayı paylaşıyor: “Tahmin etmezsiniz ama dünyada en fazla öğrenci gönderen ülke 35 bin kişi ile Suudi Arabistan, ama gelin görün ki Türkiye'deki öğrencisi yok gibi bir şey. Benzer durum Çinli öğrenciler için de geçerli.”



Uzak diyarda Türkiye'nin gönüllü elçileri


Ali Arıkmert, 'Yabancı öğrenci' tanımlamasına karşı çıktıklarını belirterek, “Biz 'misafir' demeyi tercih ediyoruz, ki bu bile soğuk bir ifade” yorumunu yapıyor. Arıkmert, Bab-ı Alem bünyesinde nasıl bir aile olduklarını anlatıyor: “2 hafta önce Mısırlı bir öğrencimiz aradı, toplandık 'Allah'ın emriyle' kız istemeye gittik. Benzer şekilde, Faslı bir öğrencimiz tıp fakültesinden mezun olduktan sonra Türkiye vatandaşlığına geçti, evlendi, şu anda Afyon'da bir hastanede çalışıyor. Bunun gibi onlarca değişik hikayemiz var.”



Ortaokuldan beri STK'ların içinde olduğunu söyleyen, Arıkmert, “Herkesin onlara misafir gibi davranması lazım, sadece benim bir şey yapmam ya da iyi olmam yetmez” sözleriyle bir zihniyete işaret ediyor.



BİR KOŞTURMACA İÇİNDE


Nasıl bir duygu diyoruz, cevabı biraz düşünüyor: “Bu biraz da gönül işi. Hep sivil toplumun içinde oradan oraya koşturduk. İnanır mısınız, nerede bir grup insan var, hemen toplandık, ne yapabiliriz diye. Bir şeyi anlamak için belki biraz mesafe lazım. Bir koşturmaca içindeyken, ne yaptığınızı ne verdiğiniz emeği ne de yorgunluğunuzu anlıyorsunuz.”



Öğrenci müracaatı desteği belirliyor


Derneğin Yönetim Kurulu Üyesi Salman Narlı, 37 şehirde 42 birimle faaliyet gösterdiklerini söylüyor. Dernek çalışmalarında, daha çok gönüllü ve daha az bürokrasinin önemine dikkat çeken Narlı, yardım almak için öğrencilerin kendilerine müracaat ettiklerini belirtiyor. Ayrıca, burs, Türkçe eğitimi, üniversiteye hazırlık, barınma gibi onlarca farklı alanda hizmet verdiklerini söylüyor. Son yıllarda, Ortadoğu'dan ciddi bir öğrenci talebi olduğunu aktaran, Narlı, Suriyeli öğrencilere dikkat çekerek, bölgeden gelen nitelikli işgücünün iyi değerlendirilmesi gerektiğini anlatıyor.



85'LİLER KADAR ÖZGÜR


Salman ve Ali bey Kahramanmaraşlı. Üniversitede aynı bölümde okumuşlar, yıllardır sivil toplum gönüllüsü olarak canla başla çalışıyorlar. Şu anda da, doktora yapıyorlar. Anladığınız üzere, bizim sohbet hiç yabancılık çekmeden aldı başını kampüse gitti. 'Toplanın beyler' lafının, en çok okula gelip, en az derse girmelerle ilgili olduğu konusunda mutabık kalındı. 'Fotokopi bulmak lazım, ev arkadaşı arıyorum, burs ne zaman yatar acep' anıları eşliğinde, konuyu toparlayalım derken, 85 doğumluların 2015'te 30 yaşına geldiği haberini aldık, kahrolduk. Özellikle, 1 Nisan doğumluların. İyi habere gelince, bu işin 86'lısı da var.



Bosna ve Tanzanya Bakanları bizim üniversitelerden mezun


ABD, İngiltere ve Avustralya'nın en fazla öğrenci çeken ülkeler olduğunu belirten Arıkmert, gelişmiş ülkelerin neden bu alana yöneldiğini anlamamızı da istiyor. Yaptıkları faaliyetlerin parasal karşılığı olmadığını bakın hangi örnekle anlatıyor: "Mesela, Tanzanya Sağlık Bakanı ve Bosna Spor Bakanı, Türkiye'den mezun." Arıkmert, Türkiye ile gönül bağı kuran yüzlerce mezunla iletişimlerini koparmadıklarını da aktarıyor. Ancak, Türkiye'nin bu alanda daha kapsamlı bir stratejiye acilen ihtiyacı olduğunu da ekliyor. Taleplerinizi soruyoruz: “Aslında öğrencinin talebi benim talebimdir. Öğrencilerin en fazla şikayeti hangi konudaysa, benim de o yöndedir” cevabını veriyor.



Uluslararası öğrenci sayısında 17 kat artış


Dünyada üniversite eğitimi için kendi ülkesinin dışına giden 5 milyona yakın öğrenci var, bu alandaki kayıtdışılıkla gerçek rakamın 10 milyona ulaştığı tahmin ediliyor. UNESCO verilerine göre yabancı öğrenci sayısı 2020 yılında 7 milyona ulaşacak. Türkiye'ye gelen öğrenci 2003 yılında 3 bin 401 kişi iken; sayı 2014'te 59 bine ulaştı. UNESCO'nun istatistiklerine göre, yabancı uyruklu bir öğrenci bulunduğu ülkeye en az 30 bin dolar bırakıyor, bu rakamı geçen yıl gelen 59 bin öğrenciye göre hesapladığımızda 1.8 milyar dolar ediyor. 2015 sonunda, toplam gelirin.2.4 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.




#Bab-ı Alem Derneği
#Ali Arıkmert
#ÖSYM