
Batık banka mallarını satışta rekor kıran Eskidji Müzayede Evi'nin sahibi Dikran Masis, başarılı bulduğu AK Parti hükümetine, devletin ekonomiden elini çekmesini, ancak sıkı sıkıya kontrol etmesini önerdi.
Hükümet özelleştirmede ağır aksak giderken 2003 yılında batık bankaların mallarını rekor bir sürede satan Eskidji'nin sahibi Dikran Masis, özelleştirilecek kuruluşlar için 'babalar gibi' satıyor. Masis ile son dönem ekonomik gelişmeleri konuştuk:
Biz dürüstler kendimizi tam aptal sanmaya başlarken, biri çıktı dedi ki: 'Yok yok, durun. Sakın ha yanılmayın. Sizin de döneminiz geldi' dedi. Bizim hükümetten aldığımız mesaj bu.
Farzet ki sen iyi bir koşucusun. Aniden bir adam çıkıyor seni vız vız vız geçiyor. Adam dopingli. Sen dürüst adamsın doping ilacı kullanmıyorsun. Son 15-20 senedir birçok firma memleket için doğru dürüst iş yapmaya çalışıyor. Biri geliyor, küüt, 8 katrilyon götürüyor. 1 milyar dolar, 2 milyar dolar dünya çapında ciddi rakamlardır. Dürüst işadamlarına 'demek ki onlar benden daha akıllı kompleksi gelmiştir herhalde.' Bana şahsen geldi. Adamın yaptığı işe bakıyorsun, çıktığı yere bakıyorsun... Diyorsun ki bu adam benden çok daha akıllı. Ama, şimdi olay aslına rücu etti.
Tabii, tabii. Lojmanları satsın, lojman kirası diye para versin. Bu kampları satın diyorum ama onları kampsız bırakın demiyorum. Git özel sektöre, kaç para senin günlük odan. 100 dolar. 5 dolar veririm abi. 10 dolar veririm. Ben tüm personelimi sana göndereceğim. Bu daha ucuza gelir.
Aaa. Sakın ha. Polis, eğitim, sağlık. Bunlar devletin işi kardeşim. Çünkü bu üçünde, ya özel sektörü inanılmaz kontrol edeceksin, ya da bu işi kendin yapacaksın. Devlet 7 katrilyonları kaptırmasın okullarımıza harcasın. Bizim devletimiz ben inanıyorum ki bu hükümetle değişecek. Devlet elindeki güzel kadrolarla asli görevlerini yapmaya başlayınca herşey düzelecek.
Devlet dünyanın her yerinde hizmet sektöründe kazık yemiştir başarılı olamamıştır. Ne zaman ki devlet otel işletse suistimal edilir, bedava oda verilir. Lokantacılık yapsa herkes gidip bedava yemek yemek ister. Devlet hizmet sektörüne girmeyecek, sadece kontrolünü yapacak.
Bir gün TOKİ bizi çağırdı. Dedi ki, "Beyler bazı kişiler dediler ki, 'neden siz satıyorsunuz, Eskidji son derece başarılı.' Biz de bunun manevi baskısını yaşamamak için size bir iş vermeye karar verdik." Bize 30-35 tane tapu verdiler. Arsaları okuyorum sana; Etiler'de X beyefendinin villasının arka bahçesinin sol köşesi. Ne imarı var, ne otopark olarak kullanılır, ne ağaç ekilir. Çıktım kürsüye aslanlar gibi. 15 sene devlet, X beyefendiye demiş ki 'beyefendi evinin bahçesi devletin. Ver 20-25 milyar lira para, tapusunu al.' Adam da demiş ki, 'Niye para vereyim nasılsa kullanıyorum. Kimsenin işine yaramaz.' Ben 20-25 milyar lira ekspertiz değeri olan malı, 370 milyara sattım. 35 milyar lira yazan yeri 450 milyar liraya sattım. Müzayede eğer düzgün yapılırsa arz ve talebin birleştiği en üst noktadır. Dün ikinci TOKİ'yi yaşadık. Dosyada 57 milyar lira yazan yeri 1 trilyon 700 milyar liraya sattım.
İcra dairelerinde hergün onlarca müzayede oluyor, neden satılmıyor da bizde satılıyor? Benim bir sözüm var; halk dese ki biz Dikran Masis'i Taksim Meydanı'nda etekle görmek istiyoruz. Hemen şimdi eteğimi giyer çıkarım. Türkiye'de halka rağmen bir şey yapılamaz.
O proje yanlıştı. Ben o projeyi o şekilde yapmazdım. Keşke Sayın Bakanım fikrimizi alsaydı. Oranın mimarisi konut mimarisidir. İnanın, 20 yıl vadeli bir günde tümünü satardık, çünkü Ankara'da o tür konuta çok ihtiyaç var.
6-7 yıl oldu. Türkiye'nin her tarafında müzayede yapıyoruz. Bugün, yarın Edirne, Rize, Tekirdağ, Kars ve Manisa'dayız. Tasfiye departmanı. Gezici araçlarımız var. 4 tane otobüs yaptırdım. İçinde yatağı, buzdolabı, televizyonu var. Ben bu araçları yaptırırken, "neden yapıyorsun" dediler. "Bir gün gelecek Anadolu'nun her yerinde mezat yapacaksınız" dedim. Şu anda 6 araç var, yetmiyor. İçlerinde her şey var. Her arabanın içinde 3 tane bilgisayar var. Geçenlerde Batman'da bir ilçede mezat vardı. Birinci bilgisayar çökmüş, İkinci bilgisayarda program bozukmuş. Üçüncüyü getirmişler mezatı yapmışlar.
"Bir film var. ABD 1800'lü yıllarda Miami denilen yeri haritada çizmiş, buraya bir şehir kuralım demiş. Bunun filmi var. Siyah beyaz, dokümanter. Devletin 3 tane adamı arkada, çayırda oturuyor. Bir tane kırık bir iskemlenin üstüne bir adam çıkıyor. Çizmiş harita üzerinde diyor ki; soldaki ağaçla sağdaki derenin ortasındaki şu kadar metrekare arsa.
Tak, tak, tak müzayede yapıyor, tokmağı vuruyor. Arsayı alan arkadaki o üç kişinin yanına gidiyor, parasını veriyor, yan taraftaki memur da bir kâğıt üzerine tapuyu yazıp veriyor. Devlet Miami'yi 3 tane müzayedeciye 26 gün içerisinde sattırmış. ABD aptal mı, neden kendisi yapmamış, taşeron kullanmış?"
"Hükümet bence de IMF ile yeniden anlaşma yapmasın. Ülkemizde zaten kaynak var. Beni çağırsınlar. Hiçbir şey istemiyorum. Ben, Sayın Maliye Bakanı'nın beni kovmasını bekliyorum. Gidip kapısında yatacağım, kapıdan içeriye gireceğim ve tecrübelerimi anlatacağım, yarım saat. Ondan sonra kovsun beni. Bu konuda Türkiye'nin en tecrübeli adamı benim. Yaşadıklarımı rakamsal anlatmak istiyorum.
Devletin 25 milyara al dediği arsayı, benim sistemim 350 milyara nasıl satıyor. Bu ticari bir sır olmasına rağmen ben bunu devletimle paylaşırım. Başkasıyla paylaşmam. Yanlış anlaşılmasından dolayı da görüşme talebinde bulunmadım. Çok sevdiğim bir söz var. Küçük beyinler insanları, orta beyinler olayları, büyük beyinler sistemleri tartışır. Sayın Bakanım da sistemi de oturtsun istiyorum."
Eskidji, 1997 Kasım ayında kuruldu. 1998 yılı sonlarında Yenibosna'da dünyanın en modern müzayede evinin temelini attı. Firmanın New York, Londra, Gent, Frankfurt, Marsilya ve Dubai'de temsilcilikleri, Selanik'te müzayede evi bulunuyor. 320 personel, 210'u aşkın bilgisayar network ağı ile 23.000 m2 kapalı sahada hizmet veren Eskidji 58.000'i aşkın müşteri portföyü ile dünyanın en büyük 5 müzayede evinden biri durumunda.







