
Çöp diye attığımız binlerce çeşit ürün, hafta sonları Dolapdere bit pazarında sergileniyor. Vatandaşın ucuza aldığı eşyalar, ekonomiye geri kazandırılırken 12 saat gibi bir sürede 100 bin liradan fazla ciroya ulaşılıyor.
Ayşe teyzenin vazgeçilmezi sokak pazarları, metrekare kirası 50 doları bulan lüks AVM’lere adeta meydan okuyor. İstanbul'da bir semt pazarı var ki, benzerlerinden her yönüyle ayrılıyor. Çöp diye attığımız ürünler, Dolapdere bit pazarında sergilenip ekonomiye geri kazandırılıyor. Ucuz yollu alışveriş yapmak isteyenlerin de ilk adresi olunca bit pazarlarına para yağıyor.
Aklınıza gelen hatta gelmeyen ürünleri bu sokakta bulmanız mümkün. Antika eşya, ikinci el giysi, hırdavat, yiyecek, içecek tam anlamıyla bir pazar yeri. Burası, lüks mağazalarda satılan bol sıfırlı ürünlere küçük bir selam çakıyor. AVM'lerdeki soğuk mesafelere inat yakın ve samimi. Haliyle olay yerinde alıyoruz soluğu, çünkü bugün kalabalıkta kaybolmak, paylaşmak lazım derdi kederi.
Cihangir’deki antikacıdan bin liraya aldığınız şamdanı Dolapdere'de 100 liraya bulabilirsiniz. Satılan malların büyük bir kısmı çöplerden toplanan ikinci el ürünler. Esnaftan öğrendiğimize göre, sokaktaki 200'den fazla satıcının 12 saatlik cirosu 10O bin liradan fazla. Çalıntı cep telefonları konusunda da uyaralım.
Buranın düsturu icabı öğle namazına kadar aldınız aldınız. Eskiden Roman vatandaşların ağırlıkta olduğu bu 'Sokak AVM’sinde şimdi siyahiler, Orta Asyalı ve Suriyeliler de var..
Halil Tekin 20 senedir, çöpten topladığı eşyaları satıyor. Bölgedeki değişime dönüşüme tanık olmuş, “Beyoğlu benden sorulur” diyor ve başlıyor söze: “Önceleri fakirin fukaranın geldiği yerlerdi. Şimdi. 72 buçuk millet burada. Butik sahiplerinden müşterilerim var. Cihangir’de 50 lira olan eski afiş bende 10 lira. Kazancı sorma, nasip kısmet. Bazı gün 50 lira bazısında 100 lira alırım. Gününe bağlı."
Hikayenin kalanını Musa Aktan anlatıyor çünkü ikisinin de derdi aynı: "Yer kapmak için adam yaralamaya varan kavgalar oluyor. Oradan buradan topladığım giysileri satarım. Gariban vatandaş ilk müşterimdir. Şimdilerde eskiye meraklı gençler de uğruyor. 5 liralık tişört, 10 liralık gömlek sayesinde, kazancımız ayda 2 bin lirayı bulur. Senin attığın çöp hem benim hem de bir ihtiyaç sahibinin karnını doyuruyor anlayacağın. Zaten ona çöp diyen sensin. Benim sermayemdir” diyor
Pazarı mesken tutan Afrikalı satıcılar kol saatinden tekstil ürünlerine kadar birçok ürün grubunda satış yapıyor. Eski satıcılar ile tartışma yaşasalar da gece geç saatlerinde başlayan yer kapma savaşından şikayetçiler. Kenya’dan Ala, Merter ve Zeytinburnu’ndaki tekstil atölyelerinin kimi zaman çöpe attığı kimi zaman da çuvallarla kapıda bekleyen işportacılarla ucuza verdiği defolu ürünleri satıyor. Her gün bölgenin başka bir yerinde tezgah açtıklarını belirten Ala, aylık kazançlarının 2 bin lira civarında olduğunu söylüyor. Türkiye’de karşılaştığı misafirperverliği hatırlatmadan geçmiyor.
Roman vatandaşlarla sohbete dalıyoruz, Fahriye teyzenin yanından ayrılmak istemiyoruz: "30 senedir pazardayım, insanların anısı, derdi, kederi burada. Eski resimleri, afişleri, ev eşyalarını satarım. Hayatım çöpte geçti, ama benden mutlu değilsindir inan. İyi ki geldin, gördün bizi. Bir çay dolduralım sana..."
Cumartesi akşam 8’de başlayan hareketlilik, saat 10’dan itibaren yer kapma telaşına dönüşüyor. Elinde telefonlarının feneriyle ürünleri ilk kapmak isteyenler de Dolapdere Feylosof Sokak'taki yerini alıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla hareketlilik yaşanan pazar öğle namazına kadar dopdolu.
Roman vatandaşların çöpten topladığı eski eşyalar 5-10 lira gibi fiyatlara satılıyor. İşin ilginç yanı tek dertleri ürünün ederini bilmeden ucuza satmak. Çoğu ekmeğinin derdinde. Hal böyle olunca koleksiyoncular yanında antika mağazalarından kişiler de adeta pazarda cirit atıyor. Eski ürünlerin satıldığı retro veya vintage mağazalarının sahipleri de pazardan 10 liraya aldığı ürünü mağazasında yüzde bin 500 karla satıyor. Bunun yanında, eskiye sevdalı olanlar kısacası her dilden, renkten ve telden insan Dolapdere Feylosof Sokak'ta.
Sohbetlerimizden anladık ki, insanların orada olma nedenleri sadece ekonomik değil; masumane bir 'geri dönüş'üm. Daha kimler vardı bilseniz: ''Hababam Sınıfı, Rahmetli Başkan Kennedy, Taçsız Kral Pele, Fenerbahçeli Cemil'' kısacası herkes oradaydı. Sen de oradaydın... 4 sene önce 21 temmuzda başlayan Serbest Piyasa'da, tıpkı Dolapdere bit pazarı gibi yüzlerce çeşit sektör görmüş, onlarca mesleği çöpe atılmadan yakalamışız. Ama bugün izniniz Feylosof sokakta, bulacağım bir ağacın altında öylece oturasım var. Masumiyetin içimizdeki güzel hatırasıyla öylece gözlerden kaybolasım var.










