
Atıl tasarrufların ekonomiye kazandırmak amacıyla 2014’te altın bankacılığı başlattıklarını söyleyen Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, “2014’ten bugüne kadar yaklaşık 22 ton hurda altını ekonomiye kazandırmışız. Bugünün fiyatıyla yaklaşık 3,5 milyar dolar eder. Bir tek katılım bankası için ciddi bir rakam” dedi.
Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, altın bankacılığını 2014’te ciddi olarak yeni bir ürün olarak başlattıklarını, atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılması amacıyla bu alana girdiklerini söyledi. AA Finans Masası'na konuk olan Uyan, “2014’ten bugüne kadar yaklaşık 22 ton hurda altını ekonomiye kazandırmışız. Bugünün fiyatıyla yaklaşık 3,5 milyar dolar eder. Bir tek katılım bankası için ciddi bir rakam. Türkiye’deki bütün bankaların şu anda bu faaliyeti yaptığını düşündüğümüzde Türkiye’nin altın ithalatını karşılayacak kadar bir hurda ve üretimle bu cari açığa katkı sağlayacağını umut ediyoruz” dedi.
ANLAŞMALI KUYUMCULAR ÜZERİNDEN TOPLUYORUZ
Bu işlemlere altın toplama günleriyle başladıklarını ve getirilen hurda altınları gram olarak vatandaşların hesaplarına yatırdıklarını kaydeden Uyan, 110 kuyumcu ile anlaşma yaptıklarını, sadece altınla kalmadıklarını ve kıymetli maden hesaplarının bulunduğunu, altının yanına gümüşü eklediklerini, platin ve paladyum konusunda çalışmalarının sürdüğünü anlattı. Uyan, emtiaların bu yılın sıcak gündemini oluşturduğunu ifade ederek, özellikle gümüş gibi alanlarda risklerin yüksek olduğunu, tasarruf sahiplerinin bu alanlarda yatırım yaparken ciddi düşünmesi gerektiğini vurguladı.
KATILIM FİNANS 2026’DA BÜYÜME DEVAM EDECEK
Uyan, katılım finansın bankacılık içindeki payına ilişkin, sektörün kendi rüştünü ispat ettiğini ve büyümesini sürdürdüğünü söyledi. Sektörde faaliyet gösteren banka sayısının hem dünyada hem Türkiye’de arttığını dile getiren Uyan, şu değerlendirmede bulundu: “Bugün itibarıyla 10 tane katılım finans kuruluşu var, lisanslarla birlikte 13’e çıkacak. 3 tane dijital var. Dolayısıyla sayıyla birlikte bütün kısıtlara rağmen büyüme devam ediyor. Halkımız da benimsedi, ülkemizde de benimsendi. Şu anda katılım finans kuruluşlarının toplam aktiflerdeki payı yüzde 9,2’lere gelmiş durumda. Aslında ekosistem olarak düşündüğünüz zaman yüzde 10’ları geçmiş durumda. Çünkü neden? Bireysel emeklilik sistemi var. Burada da faizsiz fonlar var. Portföy yönetimleri var faizsiz olarak. Burada da bir fon büyüklüğü var.”








