'16 Mart katliamı' karanlığa gömüldü

00:0021/10/2008, Salı
G: 21/10/2008, Salı
Yeni Şafak
'16 Mart katliamı'  karanlığa gömüldü
'16 Mart katliamı' karanlığa gömüldü

Ergenekon Davası'nın başladığı gün, yakın tarihimizin en kanlı olaylarından 16 Mart davası zamanaşımı nedeniyle düştü. 30 yıl önce 7 öğrencinin ölümüyle sonuçlanan katliam dosyası, bir daha 'görülmemek' üzere tozlu raflara kaldırıldı.

Türkiye'nin yakın tarihinin en kanlı eylemlerinden biri olan 16 Mart katliamı davası zaman aşımına yenik düştü. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi, Beyazıt'ta 30 yıl önce 7 öğrencinin ölümü, 41 öğrencinin de yaralanmasıyla sonuçlanan bombalı ve silahlı saldırıya ilişkin 3 sanığın yargılandığı davayı, zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle ortadan kaldırdı.

Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanıklar Mustafa Doğan, Latif Aktı ve Özgün Koç hakkında, "16 Mart 1978'de bomba atarak ve silahla tarayarak 7 kişiyi öldürmek ve tasarlayarak öldürmeye kalkışmak" suçlarından 765 sayılı eski TCK uyarınca açılan kamu davasında zamanaşımı süresinin dolduğunu bildirdi. Mahkeme heyeti, bu nedenle davanın, "zamanaşımı" hükmünü içeren eski TCK'nın 102/1 ve 104/2 maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verdi. Müdahil avukat Cem Alptekin ise davada zamanaşımın 45 yıl olması gerektiğini belirterek, kararı temyiz edeceklerini söyledi.

7 ÖĞRENCİ ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ

16 Mart 1978 günü İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önüne düzenlenen bombalı ve silahlı saldırı sonucu 7 öğrenci öldürüldü. Olaydan sonra Orhan Çakıroğlu, Mehmet Gül, Kazım Ayaydın ve Ahmet Hamdi Aksoy gözaltına alındı. Sanıklardan Sıddık Polat ise Elazığ'da yakalandı. 1978 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. 17 kişi hakkında takipsizlik kararı verilirken, diğer sanıklar hakkında 'idam' istemiyle dava açıldı. Polat 11 yıl hapis cezasına mahkûm edilirken, diğer sanıklar beraat etti. Askeri Yargıtay'ın 5 Ekim 1982 tarihli kararından sonra Polat da beraat etti.

14 YIL SONRA YENİ DAVA

Olaydan 14 yıl sonra olayın zanlılarından Zülküf İsot'un öldürülmesi, dosyayı yeniden açtırdı. İsot'un ailesi oğulları ile birlikte Latif Aktı, Sıddık Polat ve polis memuru Mustafa Doğan'ın katliama karıştığını açıkladı. Katledilen yedi öğrencinin okul arkadaşları 10 Eylül 1992 tarihinde suç duyurusunda bulundu. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada Mustafa Doğan, Latif Aktı ve Özgün Koç 'taammüden adam öldürmek ve yaralamak' suçlarından sanık oldu. Polat hakkında daha önce kesinleşmiş yargı kararı olduğu için dava açılamadı.


Müdahil avukat yargılandı

16 Mart katliamında sanıklar cezalandırılamazken, davanın açılmasını sağlayan müdahil avukatlardan Cem Alptekin hakkında, Milli İstihbarat Teşkilatı'na ait bilgileri katliam davasının görüldüğü İstanbul 6 Ağır Ceza Mahkemesi'ne delil olarak sunduğu için dava açıldı. Alptekin, MİT tarafından kaydedilen dönemin İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş ile Avrupa Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonu Başkanı Lokman Kundakçı arasında geçen konuşmanın bant çözümü nedeniyle hakim karşısına çıktı.


9 gün önce polise ihbar edilmiş

16 Mart 1978'de okuldan çıkan Hatice Özen, Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl ve Murat Kurt adlı öğrenciler korkunç saldırıda öldü. Polise olaydan dokuz gün gün önce bir yazıyla haber verildiğinin ortaya çıkması ise katliamın 'organize' olduğu yönündeki iddiaları gündeme getirmişti.