'ABD tezkere için benden baskı yapmamı istedi'

İstanbul
00:004/08/2012, Cumartesi
G: 4/08/2012, Cumartesi
Yeni Şafak
'ABD tezkere için  benden baskı  yapmamı istedi'
'ABD tezkere için benden baskı yapmamı istedi'

Ergenekon davasında ifade veren eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Hilmi Özkök, görev süresi dönemine ilişkin birçok konuya açıklık getirdi. Özkök, ifadesinde 1 Mart Tezkeresi'nin geçmesi için dönemin ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz'in kendisinden hükümete baskı yapmasını istediğini söyledi. Özkök, "ABD Irak tezkeresi için bizden siyasi baskı istedi, yapmadık" dedi



Ergenekon davasının dünkü duruşmasında eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, tanık olarak ifadesini tamamladı. Dönemine ilişkin birçok konuya açıklık getiren Özkök, sanık avukatları tarafından yöneltilen soruları cevapladı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu'nun 1 Mart tezkeresine ilişkin sorusunu cevaplayan Özkök, 1 Mart Tezkeresi'nin geçmesi için dönemin ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz'in kendisinden hükümete baskı yapmasını istediğini söyledi.

Haşıloğlu'nun, 'Siz 1 Mart tezkeresi öncesinde tavrınızın nötr olduğunu söylediniz. Siyasilerin kararı olduğunu söylediniz. Basında hükümete baskı yapmanızın istendiği yazıldı' şeklindeki sözleri üzerine Özkök, bunların doğru olduğunu belirterek, sadece güvenlik boyutu konusunda Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a bilgi verildiğini anlattı.

WOLFOWİTZ İSTEDİ

Özkök, '(Dönemin ABD Savunma Bakan Yardımcısı) Paul Wolfowitz benim baskı yapmamı istemiştir. Ben baskı yapmadım. Ben düşüncelerimi arz ettim. (Tezkere geçsin - geçmesin diye) Baskı yaparak siyasi kararı etkileme yoluna gitmedim' dedi.

Haşıloğlu'nun sorusu üzerine 'Ayışığı ve Yakamoz' belgeleri geldiğinde o dönemde Genelkurmay Adli Müşaviri olan Sadi Çaycı'ya bilgisayarları inceletmeyi düşündüğünü söylediğini ifade eden Özkök, 'Bilgisayarlara girebilir miyiz' dedim. 'Girmeseniz iyi olur' dedi' şeklinde konuştu.

Özkök, bir soru üzerine yemeklerini sefer tası ile yanında getirmediğini belirterek, 'Sefer tası falan yoktu. Evimden paket halinde sebze getiriyordum. Genelkurmay Başkanlığı'nın ikinci yılından itibaren 2005'e kadar olabilir' dedi. 'Sağlığınız nedeniyle herhangi bir spekülasyon yapıldı mı?' şeklindeki soru üzerine Özkök, 'Hayır. 'GATA'ya muayenelere gitmiyor' diye yazıldı. Benim bir sağlık sorunum yok. Ben hala her sene GATA'ya kontrole giderim' diye konuştu. Özkök, Genelkurmay Başkanlığı'na atanmasına ilişkin soru üzerine, bu şekildeki atamalara ilişkin teamülleri anlatarak, kendisinin de teamüllere göre atandığını anlattı.

İSTİFAYA ZORLARLAR MI?

'Genelkurmay Başkanlığı göreviniz sırasında sivil ve askeri taraftan istifanızı sağlama yönünde doğrudan ya da dolaylı bir etki oldu mu?' şeklindeki soru üzerine de Özkök, böyle bir şey olmadığını belirterek, ancak basında hakkında çıkanlardan dolayı 'Acaba beni istifaya zorluyorlar mı' diye aklından geçirdiğini söyledi.

ARALARINDA KONUŞMUŞLARDIR

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese'nin, Özden Örnek'e ait olduğu iddia edilen günlükteki bazı notları okuyarak, 'Şener Eruygur'un bir ihtilal özlemi içerisinde olduğunu gördünüz mü?' sorusu üzerine Özkök, 'Bu şekilde bir konuşma bana söylenmiş değildir. Karargahta böyle bir kelimenin kullanılmasına izin vermediğimden, zaten böyle bir şeyi söylemezler. Kendi aralarında konuşmuşlardır' dedi.

ERUYGUR'U UYARDIM

Şener Eruygur'a ilişkin bir sorusu üzerine de Özkök, 'Ayışığı ve Yakamoz belgeleri bana geldiğinde Şener Eruygur'a, bunları bildiğimi söyledim. Genelkurmay karargahında bu belgeler ışığında Eruygur'u uyardım' diye konuştu.

Hakim Haşıloğlu'nun söz konusu notlarda geçen 'Cumhurbaşkanı'nın devre dışı bırakılması ve Yaşar Büyükanıt'ın göreve gelmesinin engellenmesi' konularındaki bilgisini sorduğu Özkök şöyle konuştu:

'2004 bahar aylarında gelen Ayışığı ve Yakamoz belgelerinde 'Abide' kod adıyla devre dışı bırakılmasından bahsedildiğini hatırlıyorum. Basında aleyhinde bir kampanya olduğunu da hatırlıyorum. Bunun nereden kaynaklandığını bilmiyorum. Cumhurbaşkanının devre dışı bırakılması konusunu hiç duymadım.' Başkan Hasan Hüseyin Özese'nin eklemek istediği bir şey olup olmadığını sorduğu Özkök, 'Hayır, yok' dedi. Bunun üzerine Özese, Özkök'e ifadesinin tamamlandığını belirterek, teşekkür etti.


1 Mart tezkeresi reddedilmişti

Irak savaşı sırasında 25 Şubat 2003'de TBMM'ye sunulan ve ABD askerlerinin Türkiye üzerinden Irak'a girmesini öngören tezkere reddedilmişti. Tezkerenin reddedilmesi Amerikalılarda soğuk duş etkisi yaptı. Türk hava sahasını, liman ve topraklarını, en önemlisi İncirlik Hava Üssü'nü kullanamayan ABD, Irak işgali sırasında büyük başarısızlığa uğradı.


'Muhtıra verelim' sözünü Aytaç Yalman söyledi

2003 yılında kuvvet komutanlarıyla yapılan toplantıda 'muhtıra' sözünün geçtiğini söyleyen Özkök, bugün o komutanın ismini verdi. Dursun Çiçek'in avukatı ve kızı İrem Çiçek'in 'Dün sorular üzerine toplantıda 'muhtıra' sözünün geçtiğini belirttiniz. Buradaki herkes zan altında kalıyor. Hangi toplantıda, kim tarafında söylendiğini açıklar mısınız?' şeklinde soruya, Özkök, 'Ordu komutanlarının katıldığı toplantıda, Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman tarafından bir teklif olarak değil, bir hareket tarzı olarak ifade edildi' dedi. İrem Çiçek'in basında ' 'Özkök darbe girişimi var' dedi' şeklinde haberler yer aldığını hatırlatarak 'Siz böyle bir şey söylediniz mi?' diye sordu. Hilmi Özkök ise Çiçek'in bu sorusuna 'Hayır' diye yanıt verdi.


Balyoz amacını aşmış ben de incelettim

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, Balyoz Darbe Planı'na ilişkin soruya da cevap verdi. Özkök, '(Balyoz Plan semineri) Bu seminer icra edilmiş, fakat en tehlikeli senaryo amacını biraz aşkın şekilde oynanmış. Siyasi kişiler ve siyasi olaylar, gerçekmiş gibi oynanmış. Ben de Kara Kuvvetleri Komutanı'na incelettim' dedi.

AYTAÇ YALMAN MI ÖNLEDİ?

Özkök, tutuklu sanıklardan Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu'nun avukatı Burak Candan'ın, 2003 yılında 1. Ordu Komutanlığı'nda yapıldığı belirtilen 'Balyoz Plan Semineri'ni hatırlatarak, 'Darbenin Aytaç Yalman tarafından önlendiği söyleniyor. Bu konuda bilginiz nedir?' şeklindeki sorusu üzerine, sorunun görülen davayla ilgisini kuramadığını söyledi.

YOĞUNDUM KATILAMADIM

Candan'ın, müvekkilinin 'Balyoz Planı' iddiasına ilişkin de yargılandığı anımsatarak, soruyu tekrarlaması üzerine Özkök, şunları söyledi: 'Silahlı kuvvetlerde çeşitli durumlara ilişkin Milli Güvenlik Kurulu'nda kararlaştırılan ve hükümet tarafından onaylanan milli strateji belgesinde, harp oyunları, plan seminerleri ve plan tatbikatları vardır. Genelkurmay, her 2 yılda, 1. Ordu, 2. Ordu, 3. Ordu'ya hangi planların oynanacağını, seminerlerin yapılacağını, ne şekilde oynanacağını ve tarihleri bildirir. Bu, benden önce rutin olarak yayımlanmıştır. Uygulanması gerekir. Ben yoğunluğumdan katılamadım. Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılmasını emrettim. Bu seminer icra edilmiş, fakat en tehlikeli senaryo amacını biraz aşkın şekilde oynanmış. Siyasi kişiler ve siyasi olaylar, gerçekmiş gibi oynanmış. Ben de Kara Kuvvetleri Komutanı'na incelettim.'


Başbuğ çok düzgün bir insandı

Hilmi Özkök, duruşmada görev süresi içinde 2 yıl Genelkurmay 2. Başkanı olan İlker Başbuğ'a ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine, 'Beni yönlendirmeyen, doğru kararlar vermem için bana gerekli bilgileri toplayan, çok düzgün bir insandı' dedi. Emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un avukatı İlkay Sezer, tanık olarak dinlenilen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök'e, 'Zaman zaman astlarınızla fikir ayrılıkları yaşadığınızı söylediniz. İlker Başbuğ ile anayasal ve yasal düzene ilişkin, hükümete ilişkin bir görüş ayrılığınız oldu mu?' sorusunu yöneltti. Hilmi Özkök, 'Demokratik konularda görüş ayrılığımız olmamıştır. Başka konularda görüş ayrılığı yaşadığımız oldu. Bunu da kendisine ifade etmişimdir' dedi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda görülen duruşmaya, emekli orgeneraller İlker Başbuğ ve Hurşit Tolon, Mustafa Balbay, eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin ve gazeteci Tuncay Özkan'ın da aralarında bulunduğu 45 tutuklu sanık katıldı. Bu arada, duruşma başlamadan önce salona gelen İlker Başbuğ, izleyiciler tarafından alkışlandı. Başbuğ bir süre sonra izleyicilerin bulunduğu bölüme gelerek, buradakileri selamladı. Bu sırada da izleyicilerin Başbuğ'u alkışladıkları görüldü.


Kıvrıkoğlu beni istemedi

Duruşmada üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu'nun, 'Gazetelerin sizi yıpratma kampanyasından söz ettiniz. Örnek verir misiniz?' sorusunu yönelttiği Özkök, Cumhuriyet Gazetesi'nde kendisiyle ilgili çıkan bir haberi anlattı. Özkök, Bursa'da Işıklar Askeri Lisesi'nde okumasına rağmen gazetede Kuleli Askeri Lisesi'nde okuduğu dönemlerde cuma namazına gittiği şeklinde haber çıktığını belirterek, 'Hakkımda zaman zaman gazetelerde, internet sitelerinde haberler yayınlandı. Bunlar beni baskı altına aldı. Yanlış yazılar ve yorumlarla görev yapmam beni menfi olarak yıprattı' dedi. Hilmi Özkök, hakkında bu şekildeki yazıların Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na gelinceye kadar olmadığını belirterek, 'Sicilim tertemiz. Genelkurmay Başkanlığı'na adım geçince bazı sıkıntılar başladı. Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu benim irticaya karşı iyi mücadele yapamayacağımı söyledi. Dolayısıyla beni Genelkurmay Başkanı yapmak istemedi. O zamana kadar bir problem yoktu' diye konuştu.


Poyrazköy davasında 3 sanığa tahliye

'Kafes eylem planı', 'Amirallere suikast', 'Gölcük'te ele geçirilen belgeler' ile 'ÇYDD ve ÇEV yöneticileri hakkındaki iddialar'a ilişkin dosyaların birleştiği 11'i tutuklu 85 sanıklı 'Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmat' davasında, 3 tutuklu sanık tahliye edildi. Tutuklu sanıkların avukatlarınca yapılan tutukluluğa itiraz başvurularını değerlendiren İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, binbaşılar Cem Çağlar ve Behçet Altıntaş ile astsubay Erdinç Yıldız'ın, kamuoyunda '3. Yargı Paketi' olarak bilinen 6352 sayılı yasaya göre tutuklu kaldıkları süre de gözetilerek tahliye edilmelerine oy birliğiyle karar verdi. Bu 3 sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı koyan mahkeme heyeti, diğer sanıklarla ilgili yapılan tutukluluğa itirazları ise reddetti.


Hakim, Çiçek'in mikrofonunu kapattı

Emekli Albay Dursun Çiçek'in avukatı İrem Çiçek'in, önceki beyanlarından sonra 'Özkök, darbe girişimi var dedi' şeklinde haberler yayımlandığını belirterek, konuya açıklık getirmesini istediği Özkök, 'Dünkü beyanlarımın hepsi kayda geçmiştir. Benim böyle bir beyanım olmadı. Gazetelere göre hüküm vermeyeceğiz' diye konuştu. İrem Çiçek'in 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nı inceleterek, bu belgeden daha önce bilgisi olup olmadığını sorduğu Özkök, söz konusu belgeyi haber yapılmadan önce bilmediğini kaydetti. Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, avukat İrem Çiçek'in 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı'na ilişkin sorularının bazılarını 'yorum sorusu' olduğu gerekçesiyle engelledi. Bunun üzerine tartışma çıkınca Özese, Çiçek'in mikrofonunu kapattı.