
Başbakan Davutoğlu, teröristlerin harabeye çevirdiği Sur’un yeniden ihya edileceğini söyledi. “Diyarbekirlilerin ve Sur’da yaşayan vatandaşlarımızın rızası hilafına tek bir adım atılmayacak” diyen Başbakan, Diyarbakır ile Paris’i karşılaştırdı: ‘Diyarbakır şehirken Paris bir köy bile değildi. Dört Ayaklı Minare’yi düşünün bir de Eyfel Kulesi’ni. Biri ne kadar zarif ise diğeri o kadar hantal ve kaba.
Diyarbakır'da coşkuyla karşılanan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Sur ilçesindeki tarihi Hasan Paşa Hanı'nda yeniden yapılanma çalışmalarına başlanan 'Sur Yeniden' planını açıkladı:
'Diyarbakır'a doğunun Paris'i diyorlar. Paris ne ki... Diyarbakır şehirken Paris bir köy bile değildi. Şimdi dahi bir Dört Ayaklı Minare'yi düşünün bir de Eyfel Kulesi'ni. Biri ne kadar zarif ise diğeri o kadar hantal ve kaba. İnsanlar görmeye giderler saygı duyarım ama Eyfel Kulesi'nde ne bulduklarını bilemem.
Ama Dört Ayaklı Minare'ye bakan herkes kendisinden bir şey bulur. Biz çözüm süreciyle birlik yoluna çıkmaya çalışırken, onlar şehirlerimizi parçalamaya çalıştılar, çukurlar kazdılar. Silopi'nin ihtiyacı Sur'dan farklı, Cizre'nin ihtiyacı Silopi'den farklı. Her birisi için ayrı ayrı çalışıyoruz. Amacımız insanı, mekanı korumak, zamanın dokusuna uygun bir şekilde hayatı normalleştirmek. En iyi şartları vatandaşlarımıza sağlamak.
Diyarbekirlilerin ve Sur'da yaşayan vatandaşlarımızın rızası hilafına tek bir adım atılmayacaktır. Her şeyi sizlerle konuşarak, sizlerle birlikte yapacağız. İstişare ederek, konuşarak yapacağız ama Sur'u da bu haliyle, teröristlerin yıktığı bu haliyle bırakmayacağız. En güzel şekilde inşa edeceğiz, yangın yerinde Allah'ın izniyle gül yetiştireceğiz.
Hiç kimse tereddüt etmesin, burada mülkü olanlar ellerindeki imkanlarıyla neler yapabileceklerse mimari planlama içinde yapma hakkına sahip olacak. Kirada olanlar kira öder gibi, mülk sahibi olacak gibi düzenleme yapıyoruz. Kötü kentleşme esnasında gelip buralarda çok kötü şartlarda evlerde yaşayanlar mağdur edilmeyecek.
Diyarbakır'ın her taşı korunacak. Hiçbir bina yukarıdan veya ufki olarak bakıldığında Ulu Cami'nin minaresinden daha yüksek olmayacak. Hiçbir bina tarihi eserlere tepeden bakmayacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız Sur'da Diyarbekir'de danışma ofisleri kuracak. Herkes gelip danışabilecek 'benim şurada şu evim vardı acaba şimdi nasıl bir imkana sahip olacağım' diye.
UNESCO kültür mirası çerçevesi dışında Sur ve Hevsel Bahçeleri ile ilgili tek bir adım atılmayacak. Kültürel miras korunacak. Diyarbakır surlarının her bir burcu, tarihi özelliğine göre kültürel bir alan haline dönüşecek. Hevsel Bahçelerini hem koruyacağız hem de tanınır, bilinir kılacağız. Hevsel Bahçelerini doğanın en güzel örneklerinden biri olarak insanlığın hizmetine, ziyaretine açık hale getireceğiz.
Ulu Cami ve civarını, Hasan Paşa da dahil olmak üzere, binlerce Diyarbekirlinin buluştuğu meydanı da bir inanç turizmi alanı olarak herkesin ziyaretine açık halde muhafaza edeceğiz. Ulu Cami'yi gözümüzün nuru gibi koruyacağız.
* Davutoğlu için 'Hoş geldin serok Ahmet, surlar gibi dimdik ayaktayız' pankartı ve 'Dünya beşten Sur hendekten büyüktür', 'Gel ne olursan ol yine gel, Sykos Pikot ile degil Kut'ül Amara ile gel', “Kobanileşeceğiz deyip Sur'u yıkanlar, Toledolaşacağız deyip sahip çıkanları ne bilir' dövizleri taşındı.
* Davutoğlu camiye girişinde Diyarbakırlıların alkış, zılgıt ve 'Sur seninle gurur duyuyor' sloganları ile karşılandı. Bu esnada Diyarbakırlı bir teyze Türk bayrağı açtı.
* Davutoğlu'nun gelişi öncesinde kentte sıkı güvenlik önlemleri alındı. Vatandaşların tek tek aranarak alındığı Sur içinde güvenlik koridonunun içine kimse alınmadı. Başbakanın gelişi nedeniyle tarihi Ulu Cami'nin etrafında bulunan tarihi yapılar ile binaların üzerine de tam teçhizatlı keskin nişancılar yerleştirildi. Sur içinde yasağın bulunmadığı sokakların girişleri de polis bariyerleriyle kapatıldı. Havaalanı çıkışında çimlerde mayın araması yapıldı. Davutoğlu için 3 ayrı geciş noktası hazırlandı.
* Sur'da şahsi bir evinin olmasını arzu ettiğini söyleyen Davutoğlu, “Sare Hanım'a da zikrettim. Sur'da şahsi bir evim olmasını da arzu ediyorum. Taki kalktığımda bu güzel havayı teneffüs edeyim" dedi.
- Başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyarbakır Havalimanından Irak'ın Erbil kentine 10 Nisan'da, KKTC'ye de 1 Mayıs'ta direkt uçuşların başlayacağı müjdesini verdi. Bu uçuşların başlamasının kardeşliğin göstergesi olduğunu vurgulayan Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti: “Eskiden soydaş deyince sadece Türk soydaşlar akla gelirdi, bilinsin ki yurt dışındaki Kürtler de bizim soydaşımızdır, Türkler de bizim soydaşımızdır." Başbakan Davutoğlu, Diyarbakır AK Parti İl Teşkilatından bir heyetin uçuşların başladığı ilk gün Erbil'e ve KKTC'ye gideceğini de ekledi.
- Esnafın mağduriyetlerini gidermek için fazisiz kredi desteği verileceğini belirten Davutoğlu, " Ulu Camii çevresi ve Hasan Paşa inanç turizmi alanı haline getirilecek. Gazi Caddesi üzerindeki bütün binalar Diyarbakır mimarisine uygun bir şekilde restore edilecek" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, operasyonların sona erdiği Diyarbakır'ın Sur ilçesini ziyaret etti. Davutoğlu, şehit polisler için düzenlenen törenin ardından cuma namazını Sur'daki tarihi Ulu Cami'de kıldı. Başbakan, namazın ardından vatandaşlara seslendi:
Bilirsiniz her fırsatta Diyarbakir'a gelirim. Ben ve bu kardeşleriniz ebediyen Diyarbakırlıyız. Diyarbakır'ın her taşı bizim için azizdir. Dün (önceki gün) yedi canımızı bizden aldılar. Zannettiler ki belki hesapları şuydu, 'Başbakan Ahmet Davutoğlu, bu saldırılardan korkar, Diyarbekir'e gelmekten çekinir'. Aziz Diyarbekirliler, biz bunlardan korkar mıyız? Biz bu alçakların saldırılarından, tehditlerinden Ulu Cami'yi, Diyarbekir'i bırakır mıyız? Siz bizi tanıdınız, biz sizi tanıdık.
(Serok Ahmet sloganları üzerine) Kardeşiniz Ahmet burada. Diyarbakırlı Ahmet, Edirneli Ahmetler, Mehmetler, Ayşeler burada. Bizi ayıramayacak, bölemeyecekler. Hz. Mevlana huzurundaydım. Bu topraklara sadece muhabbet ekmeye sevgi tohumu ekmeye geldik. El ele tutuşmaya var mısınız? Biz kardeşlik, sevgi derken onlar nefret tohumu ekmeye çalışıyorlar. Biz sizin yüreğinize güveniyoruz.
Konya ne kadar emniyet içinde olacaksa, Diyarbekir de o kadar emniyet içinde olacak. Konya ne kadar huzurluysa Diyarbekir de o kadar huzurlu olacak. Konya ne kadar benim evimse Diyarbekir de o kadar benim evimdir. Korkmadık, korkmuyoruz, korkmayacağız. Buradaydık, buradayız, burada olacağız. Allah eğer bu canı bir gün alacaksa, işte dua ediyorum, Diyarbekir'de alsın. Kürt kardeşlerimle beraber burada bu emaneti teslim edeyim. Ama bizi geri adım attıramazlar.
Başbakan Davutoğlu, Diyarbakır'da önce hain saldırıda şehit olan 7 polis için Diyarbakır 8. Ana Jet Üs Komutanlığında düzenlenen törene katıldı.
Şehit ailelerinin “Ne olur sorun hesaplarını, tek dertleri vatandı, vatanı sevmekti" sözleri üzerine Davutoğlu, “Merak etmeyin, hesabını soracağız" dedi. Burada bir konuşma yapan Davutoğlu, “Onların karşısına çıkmaya cesaret edemeyen hainler, tuzakların en kirlisi, en alçakçasını kurdu. Onlar, o aracın arkasına gizlenseler de biz onların maskesini indirdiğimizde, biliyoruz kim olduklarını, onlar Çanakkale'ye, Sarıkamış'a ve vatan toprağına saldıran nice müstevlilerin bugün devamı mahiyetindeki alçaklardır" dedi.
Davutoğlu, “Onların karşısında her zamankinden daha dik, daha vakur ve kararlı olmak zorundayız. Diyarbakır'ın her bir suru, her bir minaresi şahit olsun ki sizin uğrunda fedai can eylediğiniz değerler, sonsuza kadar yaşayacak. Emanetiniz korunacak" diye konuştu.













