Gündem Erdoğan O sistem 10 Ağustosta çöktü

Erdoğan: O sistem 10 Ağustos'ta çöktü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’de Hükümet Sistemi Tartışmaları ve Başkanlık Modeli Sempozyumu’nda ''Rejimin muhafızı olarak tasarlanan ve milletin temsilcisi durumundaki hükümeti yola getirmekle vazifeli olarak konumlandırılan cumhurbaşkanlığı sistemi 10 Ağustos 2014 tarihi itibariyle çöktü'' dedi. Erdoğan konuşmasında "Sistem değişiklikleri elbette sancılı olur büyük değişiklikler arkalarında güçlü destek olan liderle olur" ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Konferans Salonu'nda düzenlenen Türkiye'de Hükümet Sistemi Tartışmaları ve Başkanlık Modeli Sempozyumu'na katıldı. Erdoğan, ''Rejimin muhafızı olarak tasarlanan ve milletin temsilcisi durumundaki hükümeti yola getirmekle vazifeli olarak konumlandırılan cumhurbaşkanlığı sistemi 10 Ağustos 2014 tarihi itibariyle çöktü'' dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

- Yaşanan her kriz bir yeniden yapılanmanın kapısını açıyor. Bu arayışların mevcut sistemlerden hareketle yapılmasının hiçbir sakıncası yoktur. İnsanımızın geleceği için uygun olan neyse onu yapabilmek siyasetçilerimizin görevidir. Türkiye'de başkanlık sistemi hep konuşulmuştur. Yaşanılan krizler mevcut sistemin tartışılmasını sağlamış alternatifleri gündeme getirmiştir. Son 20 yıldır tartışılmış bilhassa rahmetli Özal'dan sonra geri plana düşmüşse de tartışılmış. Başkanlık sistemi arayışlarının başında siyasi istikrar arayışı gelmiştir. Çok partili dönemden beri sık sık siyasi istikrarsızlık dönemlerine girilmiştir.

- Bu konuları sadece teoride kalarak da değil pratikte yaşayarak gördüm cumhurbaşkanı ve başbakanın farklı görüşlere sahip olması durumunda atamalarda yaşanan sorunları da gördüm.

Buna mecburuz

- Türkiye'nin önünde, kendini tartşmasını eksiklerini görmesini ve yeni hedefe yürümesini sağlayacak zengin bir siyasal tarihi bulunuyor. Buna rağmen başkanlık sistemi konusundaki tartışmaların, büyük ölçüde 150 yıllık yanlışların tekrarı olarak ifade edilebilecek sathi, ideolojik değerlendirmeler üzerinden yürütülmeye çalışıldığını görüyoruz. İlkeler ve veriler değil, kişiler üzerinden yürüyen bir başkanlık sistemi tartışmasından gerçekçi ve işlevsel sonuçların çıkması elbette mümkün olamaz.

- Şu tespiti yapmamız gerekiyor, buna mecburuz. Türkiye'nin şekil olarak Anglo Sakson, ruh olarak Fransız kökenli bir demokrasisi bulunuyor. Bu da demokrasi ile cumhuriyetin birbirine karışmasına yol açıyor. Daha açık bir ifadeyle Türkiye'de bürokratik oligarşiye dayalı bir anlayışla sistem tahkim edilmeye çalışılırken, halkın demokrasi yoluyla bu sürece etkin katılımına yeterli önem verilmemiştir.

Radikal bir adım olarak görüyoruz

- Ülkemizde, yapısal değişimleri gerçekleştirmesi beklenen siyasal sistemin bizatihi kendisi, değişimi engelleyen bir yerde durmaktadır. İşte bu bakımdan da başkanlık sistemini, Türkiye'de siyasal sistemin değişiminde, köklü bir reform, radikal bir adım olarak görüyoruz.

Yüzde 52'lik halk desteğine sahip bir Cumhurbaşkanı ile sistem değişikliği

- Bugün Türkiye, arkasında yüzde 52'lik halk desteğine sahip bir Cumhurbaşkanı ile sistem değişikliğine daha önce hiç olmadığı kadar uygun bir iklime sahiptir. Elbette bu sistem Amerika Birleşik Devletleri'ndeki başkanlık sisteminin kopyası veya Güney Amerika'daki örneklerinin de benzeri olmayacak. Şüphesiz bu sistemin asla Afrika ve Asya'da aynı ismi taşıyan diktatörlüklerle de benzer yanı bulunmayacak. Bu sistem, Türkiye'ye özgü ama adeta bir arının balı oluşturması gibi her çiçekten alacak, bize hakikaten çok farklı bir balı tattıracak.

Cumhurbaşkanlığı sistemi, 10 Ağustos 2014 tarihi itibariyle çöktü

- Biz sadece devletin temsilcisi bir cumhurbaşkanlığı değil, devlet ile birlikte milletin de temsilcisi olacak bir devlet başkanlığı istiyoruz. Rejimin muhafızı olarak tasarlanan ve milletin temsilcisi durumundaki hükümeti yola getirmekle vazifeli olarak konumlandırılan cumhurbaşkanlığı sistemi, 10 Ağustos 2014 tarihi itibariyle çöktü.

- Başkanlık sistemi denince akıllarına hemen padişahlık gelenlere şunu hatırlatmak isterim. Dünyada başkanlık sisteminin olduğu hiçbir ülkede monarşi yani krallık yokken, parlamenter sistemlerin pek çoğunda bunu görmek mümkündür. Bunu nereye koyacaksın? Aynı şekilde başkanlık sistemi denince hemen güçler ayrılığı konusunu gündeme getirenler de şu tespitime herhalde katılacaklardır. Parlamenter sistemde, yasama ve yürütme iç içe geçtiği için güçler ayrılığı üç değil, iki ayak üzerine oturur. Halbuki başkanlık sisteminde yasama, yürütme ve yargı çok keskin hatlarla birbirinden ayrılmıştır. Güçler ayrılığı sistemi başkanlıkta çok daha sağlıklı ve etkin şekilde kurulabilir.

’Değişiklik için hiç olmadığı kadar uygunuz’
OYNAT 02:22
’Değişiklik için hiç olmadığı kadar uygunuz’
Kendini şartlara göre güncellemeyen sistemlerin kriz yaşamaya mahkum olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkanlık sisteminin Türkiye için şart olduğunu dile getirdi.




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.