
Hac kuraları 1 Şubat Perşembe günü çekildi. Kutsal topraklara gitmeye hak kazanan adaylar hac kesin kayıt yaptırmak için başvuru tarihlerini merak ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hac kesin kayıt tarihi de kura sonuçlarından sonra açıklandı.
Kesin kayıtlar 5 Şubat’ta başlayacak
Kurada kesin kayıt hakkı elde edenler, 5-16 Şubat 2018 tarihleri arasında "Kesin Kayıt Yaptırabilir" belgesini internet ortamından veya müftülüklerden alarak kayıtlarını yaptırabilecekler. Belirlenen süre içerisinde kesin kayıt yaptırmayanların yerine hac konaklama türlerine göre kura sırası gözetilerek 22 Şubat-2 Mart tarihleri arasında dağıtılan kontenjanlar çerçevesinde kayıtlar alınacak.
Diyanet İşleri Başkanlığı, 2007-2018 yılları arasında kayıt yaptırıp daha önce hiç hacca gitmemiş şehit anne, baba, eş ve evlenmemiş çocukları ile gazi ve eşlerinden müracaat edenleri de kurasız olarak hacca götürecek.
Hac ibadeti için kutsal topraklara gidişler 17 Temmuz’da başlayacak, 15 Ağustos’ta tamamlanacak. Dönüşler ise 25 Ağustos’ta başlayıp, 20 Eylül tarihinde sona erecek.
316 bin yeni kayıt
2018 yılında hacca gitmek için 316 bin 857 kişi ilk defa kayıt yaptırdı. Daha önce hac kaydı olup, Başkanlık tarafından kayıtları yenilenen 1 milyon 804 bin 110 kişi ile birlikte kuraya toplam 2 milyon 120 bin 967 kişi katıldı. Kura sonucunda 80 bin kişi kutsal topraklara gitmeye hak kazanacak. Kamuoyuna açık yapılacak kuranın sonuçları bugün saat 21.00'den itibaren web sitesi üzerinden duyurulacak.
Gidiş ve dönüş tarihleri
Hac ibadeti için Kutsal topraklara gidişler 17 Temmuz 2018'de başlayacak, 15 Ağustos 2018'de ise tamamlanacak.
Dönüşler ise 25 Ağustos 2018'de başlayıp 20 Eylül 2018 tarihinde sona erecek.
Hac nedir, haccın farzları nelerdir?
Hac kelimesi dilimize Arapçadan geçmiştir. Hac, bir şeye yönelmek, bir yeri ziyaret etmek, bir şeyi amaçlamak anlamına gelmektedir. İslâm'ın beş esasından biri de hacca gitmektir. Hac, Kâbe'yi ve etrafındaki kutsal mekânları, hac mevsiminde, usulüne uygun olarak ziyaret etmektir.
- Bu ibadeti yerine getirene hacı denir. Hac hem bedenle hem de malla yapılan bir ibadettir. Bir Müslümana haccın farz olması için şu şartların bulunması gerekir:
- - Akil sağlığı yerinde ve ergenlik yaşına gelmiş olması
- - Özgür olması
- - Hacca gidip gelecek maddî güce sahip olması
- - Hacca gitmesine engel olacak bir sağlık probleminin olmaması
- - Hacca giderken kullanacağı yolun güvenli olması.
- Haccın Farzları:1. İhram 2. Kâbe'yi tavaf 3. Arafat'ta vakfe
İslam'da Hac
İslami kaynaklara göre haccın Hz.Âdem dönemine kadar uzanan bir geçmişi vardır. Bir kısmı İsrailiyata dayanan bazı rivayetlere göre Kâbe'yi önce melekler tavaf etmiş, daha sonra da Hz.Âdem, Allah'ın emriyle Mekke'ye giderek Arafat'ta Hz.Havva ile buluşup kendisine Beytullah'ın etrafındaki hacla ilgili mukaddes yerleri gösteren meleklerin rehberliğinde haccetmiştir (Hamidullah, " İslam'da Hac", (trc. M. Akif Aydın) İTED, VIII/1-4 (1984)s. 123-127)
Hz. Şit'in peygamberliği sırasında onardığı Kâbe, Nûh tufanının arkasından uzunca bir süre kumlar altında kalmış ve nihayet Hz. İbrahim ile oğlu İsmail tarafından eski temelleri bulunarak yeniden inşa edilmiştir. "Bir zamanlar İbrahim, İsmail ile beraber beytin temellerini yükseltirken..." (Bakara, 2/127) mealindeki ayet bu inşaata işaret etmektedir.
Cenab-ı Hakk'ın Hz. İbrahim'e, "İnsanlar arasında hacca ilan et ki gerek yaya olarak gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argın develer üzerinde kendilerine ait birtakım yararları yakından görmeleri, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde Allah'ın ismini anmaları (kurban kesmeleri) için sana (Kâbe'ye) gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yiyin hem de yoksula, fakire yedirin; sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve o eski evi tavaf etsinler" (Hac, 22/27-29) emrini vermesinden, insanları hac yapmak üzere Mekke'ye davet eden ilk peygamberin Hz.İbrahim olduğu anlaşılmaktadır. Hz.İbrahim haccın menasikini tespit ederek Kâbe'nin her yıl ziyaret edilmesini sağlamış ve oğlu Hz. İsmail'i orada bırakıp Filistin'e dönmüştür; o tarihten sonra gelen peygamberler ve ümmetleri de Kâbe'yi ziyaret etmişlerdir.
İslam'ın doğuşu sırasında Kâbe'yi tavaf, umre, Arafat ve Müzdelife'de vakfe, kurban kesme gibi adetler devam ettirilmekte, hac putperest gelenekleriyle birlikte sürdürülmekteydi.
Cahiliye Arapları Kâbe dışında Lât, Menât, Uzzâ ve Zülhalesa gibi tanrıların tapınaklarını, ileri gelenlerin kabirlerini ve dikili taşları da (ensab) tavaf eder ve buna "devâr" derlerdi (İbnü'I-Kelbi, s. 39) .
Hacılara su ve yemek ikram etme âdeti (sikaye, rifade) çok eski devirlerden beri devam ediyordu.
Mekke'nin fethinden sonra Kâbe'nin içinde ve etrafında yer alan putlarla birlikte Hz. İbrahim'in tebliğ ettiği hac ibadetinde bulunmayan şirk unsurları da tamamen temizlenmişti.
Hac nasıl yapılır?
Hac ibadetinin nasıl yapıldığını resimli olarak buradan inceleyebilirsiniz.











