
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in geçmiş yıllarda camilerde yaptığı vaazlar ve kitaplarında dile getirdiği ifadeler, İslam’ın temel inanç esaslarını sarsacak düzeyde. Kendisini Allah’tan vahiy alan, Resûlullah ile doğrudan görüşen bir “özel kişi” gibi konumlandıran Gülen’in bu söylemleri, dinî hakikatlerin nasıl bir örgütsel araca dönüştürüldüğünü gözler önüne seriyor.
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in, geçmiş yıllarda çeşitli camilerde yaptığı vaazlar ve kitaplarında yer verdiği açıklamalar, İslam inancının temel esaslarına aykırı ifadeler içeriyor. Allah ile konuştuğunu, Hz. Peygamber’den doğrudan talimat aldığını ve ilahî tecelliye mazhar olduğunu öne süren Gülen’in bu sözleri, dinî söylemlerin nasıl istismar edildiğini gözler önüne seriyor.
“KÜRSÜDE ALLAH VAR “
Gülen’in 1989 yılında İzmir Hisar Camii’nde verdiği bir vaazda, “Caminin kürsüsünde Allah var, saflar arasında ise Hz. Muhammed Mustafa dolaşıyor” ifadelerini kullanmış.
“ALLAH BANA SESLENDİ” DEDİ
1990 tarihli başka bir konuşmasında Gülen, “Felekler burcuna çıktım, melekten merhaba gördüm, Hak’tan nida geldi” sözleriyle Allah’tan doğrudan ses aldığını öne sürdü.
“ ALLAH ADINA KONUŞUYORUM”
Gülen, 1979’da yine Hisar Camii’nde yaptığı konuşmada bu kez daha ileri giderek “Ben şu anda Allah’ın rahmeti adına konuşuyorum” ifadelerini kullandı.
“ALLAH’I BU DÜNYADA GÖREBİLİRİM”
Gülen’in kitaplarında da benzer iddialar dikkat çekiyor. “Yol Mülahazaları” isimli eserinde “Cenab-ı Hakk’ı bu dünyada da müşahede etmek mümkündür” ifadesi yer alıyor.
PEYGAMBER’DEN EMİR ALDIĞINI İMA ETTİ
“Sohbet-i Canan” ve “Kalbin Zümrüt Tepeleri” isimli kitaplarında zaman-mekân üstü bir konuma ulaştığını iddia eden Gülen, doğrudan Hz. Peygamber’den talimat aldığını da ima ediyor.
ALLAH İLE ARAMDAKİ SIRRI SÖYLEYEMEM
1990’da Süleymaniye Camii’nde yaptığı bir vaazda, “Allah ile aramdaki sırrı bana söyletmeyin” diyen Gülen, kendisini âdeta Allah tarafından seçilmiş bir kişi gibi lanse etti.






