28 Şubat sürecinde getirilen ve Meslek Liseleri'ni felç eden ek-puan sistemi yüzbinlerce gencin üniversite hayalini boşa çıkardı. Anadolu'nun dar gelirli ailelerine mensup gençlerin okuduğu Meslek Liseleri kapanma sürecine giriyor.
İSTANBUL- Türkiye'de uzun yıllardır önemli bir boşluğu dolduran Meslek Liseleri kapanma tehlikesiyle yüz yüze. Geçen yıla oranla bu okullara kayıt yapan öğrenci sayısı yarı yarıya azalırken, 4 yıllık yükseköğretim programlarına yerleşme oranı da düştü. 28 Şubat sürecinde büyük bir eğitim reformu olarak takdim edilen uygulamalar sonucunda eğitim sistemi iflas etti. Üniversiteye yerleştirme sisteminde getirilen ve yaz boz tahtasına döndürülen düzenlemeler, 3 bin civarındaki Meslek Lisesi'ni kendi kaderiyle başbaşa bıraktı. Meslek Liseleri ciddi önlemler alınmadığı takdirde birer birer kapanacak. Meslek Liseleri'ne getirilen alan sınırlaması ve ÖSS'de Ek-Puan uygulamasından olumsuz olarak etkilenen okulların sayısı binlerle ölçülüyor. Yüzbinlerce gencin üniversite hayalini söndüren uygulamaların kapanma eşiğine getirdiği okulların sayısı ise 3 bin 119 civarında.
Altyapı var, mühendis olamıyorlar
1 yılı hazırlık olmak üzere 5 yıl mühendisliklerin alt yapısı sayılabilecek eğitim ve öğretim gördükleri halde Endüstri Meslek Liseleri'nden mezun olanların Mühendislik Fakülteleri'ne girmeleri neredeyse imkansız hale getirildi. Bitlis Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi'nin 1999-2000 Öğretim Yılı Tanıtım Kılavuzu'nda yer alan, "Üniversite sınavında, alanlarının devamı niteliğinde olan yükseköğretim kurumlarını tercih etmeleri durumunda kendilerine ortaöğretim başarı puanlarına ek puan veriler ve diğer lise mezunlarına göre daha avantajlı olurlar" şeklinde yer alan bilgiler ilk bakıldığında olumlu görülüyor. Ancak, makina, metal, elektrik, elektronik, torna-tesviye gibi bölümlerde okudukları halde, bu alanlarda yükseköğretim veren mühendislik fakülteleri alan-dışı tercih sayılıyor. Bu durumda ortaöğretim başarı puanları 0.2 ile çarpılıyor. Bu oran düz liselerde ise 0.5. Teknik Lise ve Endüstri Meslek Liseleri mezunları alanlarının devamı olarak belirlenen 2 yıllık meslek yüksek okulları ile Teknik Eğitim Fakültesi'ni tercih ettikleri takdirde OÖBP'ları 0.5 ile çarpılıyor.
Ticaret Liseleri de perişan
Aynı şekilde muhasebe, işletme, reklamcılık, turizmcilik, pazarlama, hukuk, ekonomi, halkla ilişkiler, bankacılık gibi alanlarda eğitim gören Ticaret Lisesi mezunlarının da bu alanlarda yüksek öğrenim veren 4 yıllık okullara girmeleri mümkün görülmüyor. Anadolu İletişim Meslek Lisesi'ne giren öğrenciler de İletişim Fakülteleri'ni tercih etmeleri halinde düşük katsayı uygulamasına maruz bırakıldılar. Düz liseler ve özel liselerde okuyan öğrenciler için böyle bir engel bulunmuyor. Ek puan sistemi nedeniyle yüzbinlerce öğrencinin istikbaliyle oynandı. Mühendis olmak için Endüstri Meslek Liseleri'ni tercih eden öğrenciler, "Bu büyük bir haksızlık. Böyle olacağını bilseydik, bu okulları tercih etmezdik" diyorlar.
Gürüz, Meslek Liseleri'ni felç etti
Meslek Liseleri'ni önümüzdeki süreçte hayalet okullara dönüştürecek olan sistemin mucidi ise YÖK Başkanı Kemal Gürüz. Ek-Puan uygulaması, orta ve alt gelir düzeyine sahip ailelerin tercih ettiği Meslek Liseleri'ni felç ederken, orta-üst ve üst gelir düzeyine sahip ailelerin tercih ettiği özel liseler ise kazançlı çıktı. Yüzbinlerce genç Gürüz'ün 'Gürz sistemi'nin kurbanı oldu. Bu sistemde ayrıca okul başarı katsayısı nedeniyle Anadolu'daki düz liseler dahil tüm liseler cezalandırılırken, çoğu büyük şehirlerde bulunan özel liseler ise ödüllendirildi. Sisteme göre İmam-Hatip Liseleri, Endüstri Meslek, Ticaret Liseleri ve Kız Meslek Liseleri'nden mezun olan adayların dayatılan alanların dışında tercih yapmaları durumunda puanları 0.5 yerine 0.2 ile çarpılıyor.
Gürüz'ü bu görevde kim tutuyor?
'Gürz Sistemi'nin sonuçları ÖSS puanlarının açıklanmasıyla birlikte ortaya çıktı. Fatura oldukça ağırdı. Üstüne üstlük tercih fomlarındaki belirsizlik nedeniyle binlerce öğrenci sağlıklı tercih yapamadı. Gürüz, kamuoyunda yükselen haklı tepkilere karşı vicdanının rahat olduğunu açıkladı. Hükümet ortakları ise YÖK'e müdahale etme yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle konuyu geçiştirmeye çalıştı. 5 milyona yakın aileyi ilgilendiren ve yüzbinlerce gencin istikbalini olumsuz etkileyen sistemin mucidi Gürüz ise görevini sürdürmeye devam ediyor. Herkes şu soruyu soruyor: Bunca skandala rağmen Gürüz'ü kim tutuyor?







