Sanayide para yok ticaretsiz olmuyor

Yılmaz Yıldız
00:0024/08/2009, Pazartesi
G: 24/08/2009, Pazartesi
Yeni Şafak
Sanayide para yok ticaretsiz olmuyor
Sanayide para yok ticaretsiz olmuyor

38 yıl boyunca ticaretten kazandığını, 2004 yılında aldığı Uşak Seramik'e yatıran Tanışlar Grup Yönetim Kurulu Başkanı Tanış, sanayici olmaktan dertli... “5 yıldan beri devamlı parayı gömüyoruz” diyen Tanış, SeramikPark zinciri ile yeniden ticarete ağırlık veriyor

İş hayatına bir sobacının yanında çırak olarak başlayan Durmuş Tanış, bugün Türkiye'nin en büyük seramik üreticilerinden biri. İstanbul'a geldiğinde yapı malzemeleri alım satımı yapan Tanış, kurduğu yapı market zinciriyle adından söz ettirdi. 2004 yılında Uşak Seramik'i bünyesine alıp, üretici konumuna geçen Tanışlar Grup Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Tanış, “Sanayicinin hiçbir zaman parası olmaz. 5 yıldan beri devamlı parayı gömüyoruz” diyor… Tanış, şimdilerde 'Rızkın onda dokuzunun ticarette' olduğunu hatır-layarak, SeramikPark markasıyla yeniden ticarete ağırlık vermeye başladı...

YILDA 2 KEZ İŞİNE GİDEN MÜDÜR!

TMSF, Toprak Grubu şirketlerine 'iyi yönetilmiyor' gerekçesiyle el koydu. Siz Uşak Seramik'i özelleştirme ile aldınız. Yönetimde nasıl bir fark oldu?

Biz aldığımızda Uşak Seramik'in yıllık üretimi 3.2 milyon metrekareydi. Biz şirketi aldığımızda şirkete, TKB her yıl 1 trilyon lira ilave ediyordu. Genel müdür senede 2 defa gidiyormuş fabrikaya. Kapasiteyi 4 kat artırdık. İşçi sayısını 600'e çıkardık. 27 ülkeye ihracat yapıyoruz.

SANSASYONEL AÇIKLAMA YAPMAM

Yurt dışında ya da yurt içinde seramiklerini verdiğiniz tanınmış projeler var mı?

Var ama isim vermek istemiyoruz. Sansasyonel açıklama yok. Daha önce öyle bir şey yaptık borsayı zıplattık. SPK'dan uyarı yazısı geldi.

İç pazarda talep artıyor mu?

Eskiden köylerimizde seramik yoktu ama şimdi var. Eskiden kişi başına seramik kullanımı 1.5 metrekareydi, şimdi 3'e yaklaştı. Bunu 6 metrekareye çıkarmaya çalışıyoruz. Bunu başarırsak talep de 420 milyon metrekare olur ve arz-talep dengesi yerine oturur. Şu an 200-250 milyon metrekare arasında tüketim var. 100 milyon metrekare de yurtdışına gidiyor. Arz fazla olduğu için fiyatlar artmıyor.

'GAZ İNDİRİMİ OLMASA YANMIŞTIK'

İşçiliğin ucuz olduğu ülkelerde yatırım olacak mı?

Bizim işçilikle problemimiz yok. En büyük problemimiz enerji. Aylık 2 milyon lira doğalgaz parası ödüyorum. İran'da aynı fabrika yılda 100 bin lira ödü-yor. Ama ben bu ülke dışında yatırım yapmayı düşünmüyorum. Doğalgazda en son yapılan yüzde 26'lık indirim olmasa, seramik sektöründe en az 10 fabrika daha kapanırdı. Şu anda 5-6 tane kapalı fabrika var. Yüzde 26'lık indirim bizde aylık 400 bin lira fark etti. Yılda 5 trilyon para yapar. Biz o kadar para kazanamıyoruz.

SANAYİCİ OLMAK ZOR İŞ

Sanayicinin hiçbir zaman parası olmaz. 5 yıldan beri devamlı parayı gömüyoruz. Ticarette para kazanıyordum. Bizim mağazalar zincirimiz olmasa çok kötü durum. Sanayicilik yapmak öyle kolay değil. Ben 35 yıllık ticaret hayatımda iyi para kazandım. Aldım 10 liraya, sattım 12 liraya. Ama Uşak Seramik 100 milyon lira ciro yapan bir firma, başa baş gidiyor. Aylık ödemelerimiz yaptığımız zaman çok mutlu oluyoruz. Para kazanmayı düşünemiyoruz. Son 3 yıldır zaten para kazanamıyoruz.

Hükümetin teşvik programı yeterli mi?

Yeni teşvik programları iyi oldu ama başka eksikler var. 60x60 granit Türkiye'de 50 milyon lira. Çin'de 10 dolar. Devlet teşvik veriyor. Türkiye'nin kalkınmasının yolu ihracattan geçiyor. Bunun için üreticiyi de rekabet eder hale getireceksin.


Bankaların kredi çağırmalarından siz de nasibini aldınız mı?

Yok. Orada biz akıllılık yaptık. Katılım bankaları ile çalıştık. Onlarda da böyle şeyler olmadı. Fakat bankacılar derler ki, 'Biz yağmurlu havada şemsiyeyi kapatırız, güneşli havada şemsiyeyi açarız.' Doğru… Bize gelip, kredi verelim, işçinizin paralarını biz ödeyelim dediler. Fakat krizde limitlerimizi kıstılar. Şimdi yeniden açıyorlar ama ben de bir karar aldım; “Bankacıları içeri almayın” dedim. Bankalar reel sektörün gırtlağını sıkmış oturuyor.


AR-GE ve tasarım konusunda ülke olarak hangi noktadayız?

Makinaların kartı yandığı zaman İtalya'dan getiriyoruz ama artık tüm makinaları kendimiz yapıp, onarabiliyoruz. İtalya'da bir çok seramik fabrikası kapandığı için dizayner'lar çoğaldı. Adamlar sırf dizayn satıyor. Gidip, gördüm. Adamlar fabrika içine fabrika yapmış. Bütün doğal taşları getirmişler, kesitlerini desen haline getirip satıyorlar. Doğadan kopya çekiyorlar. Türkiye'deki bütün fabrikalar olarak, her ne kadar AR-GE'miz olsa bile ana modelin yüzde 90'ını İtalya'dan getiri-yoruz. Dünyayı onlar yönlendiriyor.

Biz onların yerini alabilir miyiz?

Biz üretimde onların yerini aldık. Yükte hafif, pahada ağır olan şeyleri onlar üretiyor. Şu anda biz işin hamallığını yapıyoruz. Diyelim ki biz 100 bin ton seramik ihraç ediyoruz, 1 milyon dolar kazanıyoruz, adam 50 ton makine gönderiyor bize 10 milyon dolar kazanıyor. Onlarda işçilik çok pahalı. Üretimde Türkiye'yle, Çin'le baş etmeleri mümkün değil. İtalya'da sordum; 6.5 avroya mal edip 9.5 avroya satıyorlardı. Biz 6.5 avroya satsak parayı koyacak yer bulamayız. 10 tane daha fabrika daha kurarız. Biz 4-5 avroya ancak satıyoruz.


Sizin Uşak Seramik'i aldığınız dönem, konut sektörünün uçuşa geçtiği dönemdi.

Aldığımız dönem çok iyiydi. Siparişlere yetişemiyorduk. Bizim Türkiye'de bir gelenek var; biri yatırım yapıyorsa öteki de yapıyor. Herkes tevzii yatırıma getti. Türkiye'nin üretim kapasitesi 150 milyondan 400 milyon metrekareye çıktı. Arz-talep dengesizliği oluştu. Şu anda Türkiye'de talep yıllık 250 mil-yon metrekare. Arz ise 400 milyon metrekare. 100 milyon metrekare de ihracata gidiyor. 50 milyon metrekarelik bir fazlalık var.

Üretimdeki artış nereden geliyor, krizde inşaat sektörü durdu çünkü…

Bunu ihracatla aşmaya çalışıyoruz. İspanya'da, İtalya'da birçok fabrika kriz sürecinde kapandı. Türk seramiği dünya şu anda gerçekten çok iyi yerde. Kalite yönünden ilk 3'e giren bir sektörüz.

ÜNİVERSİTELİYE MASTER

Nitelikli eleman sıkıntınız var mı?

Bu konuda büyük bir eksiklik var. Bir tornacı, bir teknisyen yetişmiyor. Hükümet cesur bir karar aldı. Bunun bozulmaması lazım. Teknik eleman her zaman değerlidir. Adam üniversiteyi bitiriyor, fatura yazmayı bilmiyor. Üniversitelilere burada master yaptırıyoruz.



Yatırım yaparken, kendinize, sağlığınıza yatırım yapabildiniz mi?

Kendimize yatırımımız tecrübe sahibi olmamız. Bedenden gitti, malımızdan gitti. Bizde insan belli bir yaşa kadar para kazanır, sıhhatini kaybedermiş, ondan sonra da kazandığı para ile sıhhatini kazanmaya çalışırmış ama kazanamazmış.