Tarih yeniden hayat buluyor: Tarih doktorları binlerce tarihi esere maharetli elleriyle bakım yapıyor

Yasemin Asan
00:0010/04/2022, Pazar
G: 9/04/2022, Cumartesi
Yeni Şafak
Merkezdeki restoratör ve konservatörler adeta “tarihi eser doktoru” olarak hizmet veriyor.
Merkezdeki restoratör ve konservatörler adeta “tarihi eser doktoru” olarak hizmet veriyor.

“Tarihi eser hastanesi” olarak bilinen Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı kapılarını Yeni Şafak’a açtı. Merkezde, her yıl binlerce kültür varlığı ve tarihi eserin bakım ve yenilemesi yapılarak müzelerin envanterine kazandırılıyor. Röntgen cihazında detaylı görüntülenen küçük eserler, mikroskop altında birleştiriliyor. Bazı eserler ise ilmek ilmek işleniyor.

Yeni Şafak, Türkiye’nin en büyük ikinci restorasyon laboratuvarı olan Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’ndaki çalışmaları takip etti. Merkezdeki restoratör ve konservatörler adeta “tarihi eser doktoru” olarak hizmet veriyor. Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’nda, her yıl binlerce kültür varlığı ve tarihi eserin bakım ve yenilemesi yapılarak müzelerin envanterine kazandırılıyor.

RÖNTGEN CİHAZINDAN BİSTÜRİYE KADAR

Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürü Mustafa Cengiz Özduygulu, 24 restoratör ve konservatörü ve 4 analiz çalışanıyla binlerce eserin üzerinde çalıştıklarını söyledi. Röntgen cihazında detaylı görüntülenen küçük eserler, mikroskop altında birleştiriliyor. Bazı eserlerin düzeltilmesinde doktorların ameliyatlarda kullandığı bistüri kullanılırken, kumaş ipliklerinin ayrılmasında diş hekimlerinin kullandığı aletlerden yararlanılıyor.

12 İLİN ESERLERİNİ MİSAFİR EDİYORUZ

Özduygulu çalışmaları şöyle anlattı: “2021 yılında 4 bin 51 tane eser restorasyonu yapılarak tekrar müzesine gitti. Bunun dışında 86 karo çini tamamlanmış, yaklaşık 8,5 metrekare duvar resmi çalıştık. Bu duvar resmi Sümela Manastırı’nda yapılan çalışma. O çalışmayı yerinde yaptık. Laboratuvarımızın özelliği bölge laboratuvarı olmasıdır. Toplamda 12 il, bizim sorumluluk alanımızda. Burası aslında eser hastanesi. Biz de hiç ölü yok, hiç olmadı. Çok kötü de gelse o eseri ayağa kaldırarak ömrünü uzatıyoruz.

İPLERLE ÖMRÜNÜ UZATIYORUZ

  • Tekstil restorasyonunu da yapıyoruz. Şu an Hacı Bayram Veli’ye ait ve dergahında bulunan eserlerin restorasyonu yapıyoruz. Hacı Bayram Türbesi’ndeki yer alan Hacı Bayram’a ait hırka, sancak, dergahtaki takke gibi eserlerin restorasyonunu çalışıyoruz. Etnoğrafya Müzesi’nin çinililerini de şu an restore ediyoruz. Altın kapmalı asayı da, törensel malzemeleri, yay, tüfek, miğferleri, hançerleri çalışacağız.”

Güvenlik üst seviyede

Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’nda güvenlik de üst seviyede. Eserlerin polis eskortu ile merkeze getirildiğini söyleyen Özduygulu, “Eserler bize teslim edilirken ve tekrar müzeye gönderilirken güvenlik üst seviyede oluyor. Eser, müze uzmanı, müze personeli, emniyete de bildiriliyor, polis eskortu ile bize geliyor. Tek bir eser bile olsa eskortsuz bir yere gitmiyor. Tamamlanan ve çalışmaya başlanacak eserler, eser dolabında korunuyor. Bir yangın anında ilk kurtarılacak olan bu dolabın içindeki eserlerdir.” dedi.


#Ankara Restorasyon ve Konservasyon Laboratuvarı
#Mustafa Cengiz Özduygulu
#Hacı Bayram Veli
#Etnoğrafya Müzesi’