
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD tarafından kaçırılması, küresel dengelerin yeniden tartışmaya açarken Venezuelalı Prof. Dr. Tomás Helmut Straka Medina, Yeni Şafak’ın sorularını yanıtladı.
Trump’ın Yeni Monroe Doktiri'ni kapsamında tüm Batı Yarımküre’yi kapsayacak bir politikanın ilk emarelerini gördüklerini ifade eden Prof. Straka, Latin Amerika’nın bu baskıyı çokça hissedeceğini ve Trump’ın söylemlerinden yola çıkarak bir sonraki hedefin Küba olduğunu ifade etti. Yeni Monroe Doktrini’ne göre, ABD’nin kendini yarımkürenin polisi gibi gördüğünü belirten tarihçi, “Meksika, Küba ve Kolombiya konusunda Trump’ın kendisi benzer cezalandırıcı adımlar atabileceğini ifade etmiştir. Nitekim Küba hakkında, adadaki rejimin sıradaki hedef olduğunu söylemiştir. Tüm bunlar yeni Trump Koroları’nın (Yayınlanan Ulusal Strateji Belgesi’ne ithafen yapılan tanımlama) kapsamına giriyor” yorumunu yaptı.
LATİN AMERİKA İLE SINIRLI KALMAYACAK
Straka’ya göre Trump Koroları, uluslararası ilişkileri yalnızca Latin Amerika ile sınırlı kalmayacak biçimde çok katmanlı olarak etkileyecek. Straka, “Karayipler’de olası “Venezuela etkisi”ni konuştuk; ancak Grönland ve Kanada da Batı Yarımküre’dedir. Bununla birlikte, bu iki durumda (eğer gerçekten harekete geçerse) farklı yollar izleyeceğini düşünüyorum; zira her iki bölge de Birinci Dünya ve Batılı ülkelerdir” dedi. Körfez bölgesi ve İran açısından bakıldığında ise petrolün hâlâ büyük güçler için müdahalenin temel gerekçelerinden biri olduğunu ifade eden Straka, ABD’nin önceliğini Karayipler ve yakın çevreye, “arka bahçesine” verdiğini ifade etti.









