Trump’ın hedefi Maduro değil Çin

Muhammed Vefa Yürekli
04:006/01/2026, Salı
G: 6/01/2026, Salı
Yeni Şafak
Nicolas Maduro
Nicolas Maduro

ABD ordusuna bağlı özel kuvvetler Delta Force’un cumartesi sabahı düzenlediği operasyonla tutuklayıp kaçırdığı Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, dün New York’tan çıkarken operasyonun asıl sebebi hakkındaki tartışmalar sürüyor.

Latin Amerika siyaseti ve Venezuela üzerine 50 seneye yakın akademik çalışmalar yapan Prof. Dr. Steve Ellner, Yeni Şafak’a yaptığı değerlendirmede, hedefin Maduro değil, Çin’e giden Venezuela petrolü ve dolara meydan okuyan ticaret ağları olduğunu söyledi. ABD’nin bu müdahaleyle gölge filolar vasıtasıyla Venezuela-Çin arasındaki petrol ticaretinin önüne geçmek istediğini belirten Ellner, “ABD’nin Karayipler’deki askerî varlığının Venezuela’nın gölge filoyla yaptırımları aşmayı başardığı bir döneme denk gelmesi tesadüf değil. Petrol, Çin’e gönderiliyordu ve Çin, Venezuela petrol ihracatının yüzde 80’ini tüketiyordu. Bu sebeple de Washington yönetimi, bu gölge filonun ortaya çıkışını Çin'in doları bir silah olarak kullanma kapasitesine yönelik bir tehdit olarak gördü ve müdahale etti” dedi.

AMAÇ ÇİN’E KARŞI DOLARI KORUMAKTI

Trump yönetiminin uluslararası hukuku hiçe sayarak ezici askerî gücünü ABD çıkarlarını ilerletmek için kullandığını belirten Ellner, “ABD’nin Karayipler’deki askerî varlığının ve askerî faaliyetlerinin, Venezuela’nın “gölge filo” vasıtasıyla ABD yaptırımlarını aşmayı başardığı bir döneme denk gelmesi tesadüf değil. Petrol Çin’e gönderiliyordu ve Çin, Venezuela petrol ihracatının yüzde 80’ini tüketiyordu. Büyük denizcilik şirketleri ile sigorta şirketleri, ikincil yaptırımların kendilerine uygulanmasından korktukları için Venezuela petrolünden uzak duruyordu” dedi. Ellner, “Washington, bu gölge filonun ortaya çıkışını, doları bir silah olarak kullanma kapasitesine yönelik bir tehdit olarak gördü” değerlendirmesinde bulundu.

TEHLİKELİ BİR EMSAL OLUŞTURUYOR

“ABD’nin Maduro’yu yakalaması son derece tehlikeli bir emsal oluşturmaktadır” diyen profesör, “Bu durum özellikle tehlikelidir; çünkü Trump yönetimi, Maduro’nun sözde “Cartel de los Soles”in başında olduğuna dair inandırıcı bir kanıt ortaya koyamamıştır. DEA’nın raporlarında —2025’te yayımlanan rapor dâhil— Cartel de los Soles’a dair herhangi bir atıf bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı. Ellner, DEA kartel raporlarının Meksika’daki büyük karteller gibi diğer uyuşturucu kartellerinin faaliyetleri ayrıntılı biçimde ele aldığını ancak Maduro’ya yöneltilen suçlarda kanıt dahi sunulmadığını kaydetti.

VENEZUELA’DA ABD KARŞITI DURUŞU GÜÇLENDİRECEK

Söz konusu eylemin, Maduro’nun iktidarı ile zayıflayan Venezuela’da ABD hegemonyasına karşı duruşu ve Chavez etkisini güçlendiriceğine işaret eden Ellner, “Chavista liderliğine verilen destek, çeşitli nedenlerle bir miktar azalmıştı. Chavistalar çeyrek yüzyılı aşkın bir süredir iktidardadır. Ayrıca Hugo Chávez, Maduro’dan daha karizmatikti. Ancak öte yandan, Venezuela’nın ABD gibi bir Golyat karşısında Davut olduğu yönünde güçlü bir algı vardır” dedi. Muhalefetin bölünmüş durumda olduğunu ifade eden profesör, “Muhalefetin bazı kesimleri, María Corina Machado’nun Başkan Trump’a yönelik koşulsuz desteğini ve “boyun eğme” olarak görülen tutumunu reddetmektedir. Maduro, kendisini ve hükümetini, bazı durumlarda yıkıcı ve şiddet içeren yöntemlerle rejim değişikliği sağlamaya çalışan bir muhalefet karşısında barış ve istikrarın temsilcisi olarak konumlandırmıştır. Tüm bunlar, Chavistaların iktidardan kolayca uzaklaştırılamayacağını göstermektedir” sözlerini sarf etti.

LATİN AMERİKA BASKIYI KABUL ETMEYECEK

Geçtiğimiz günlerde ABD’nin yayınladığı Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi kapsamında Meksika, Küba ve Kolombiya’nın benzer baskılarla karşılaşıp karşılaşmayacağının sorulması üzerine Ellner, “Yeni Monroe Doktrini ya da “Donroe Doktrini” Çin’e yöneliktir. James Monroe’nun 1823’te Avrupa’yı emperyal yönetimini yeniden tesis etmeye karşı uyarması gibi, Trump ve müttefikleri de Latin Amerika üzerindeki kontrolün ABD ulusal güvenliği için hayati olduğunu savunmaktadır” dedi. Söz konusu yaklaşımın Latin Amerika’da kabul görmediğini ifade eden profesör, “Monroe Doktrini, Latin Amerikalıların ezici çoğunluğu tarafından reddedilmektedir. Latin Amerika’daki sağ siyaset yelpazesinde yer alan, ABD’ye en yakın liderler bile Monroe Doktrini’ni açıkça benimsememektedir” değerlendirmesinde bulundu.


NÜKLEER SİLAHLANMA VE DEDOLARİZASYON HAMLELERİ ARTAR

Ellner, “Bu tür askerî eylemler, her zaman hükümetleri askerî harcamaları artırmaya teşvik eder ve aynı zamanda nükleer silahların yayılmasını özendirir” diyerek ABD eylemenin oluşturacağı sonuçlara ışık tuttu. Çin’in dolara karşı yapacağı hamlelere hız vereceğine değinen profesör, “Petrol üretiminde önemli bir ülke olan Venezuela’ya karşı ABD’nin askerî müdahalesi, BRICS’in dolara alternatif bir yapı inşa etme ve ABD’den belirli bir ekonomik bağımsızlık elde etme çabalarına ivme kazandıracaktır” yorumunu yaptı.






#Venezuela
#Çin
#politika
#abd