Hayat 350 yıllık Vaniköy Camii kül oldu

350 yıllık Vaniköy Camii kül oldu

Geçtiğimiz Pazar çıkan yangınla gözlerimizin önünde kül olan tarihi Vaniköy Cami 350 yıllıktı. 17. Yüzyılda yaptırılan cami padişahların da uğrak mekanıydı. Günümüzde ise yalılar arasında sade yapısıyla dikkatleri üzerine çekiyordu. Caminin birebir kopyası ise Bursa’nın Kestel ilçesinde bulunuyor.

Ayşe Olgun Yeni Şafak
Vaniköy Camii
Vaniköy Camii

Pandemi döneminden dolayı yaşlılar eve çekilince mahalle camileri de biraz daha tenhalaştı. Vakit namazlarında küçük camilerin çoğunda imam ve müezzin dışında üçüncü kişi neredeyse yok. Mahalle arasındaki bu şirin tarihi camiler pandemi dönemi yürüyüş yapmak için evden çıktığım saatlerde uğrak mekanım oldu. Her hafta fırsat buldukça ikindi ve akşam ezanı öncesi kendi mahallemden başlayarak Boğaz’ın gerdanına inci gibi dizilmiş camileri ziyaret ettim. Harem’de Defterdar Cami, Salacak’taki Küçük İhsaniye Cami, Üsküdar merkezde Şemsipaşa Cami, Kuzguncuk’ta Üryanizade Cami, Beylerbeyi Cami, Vaniköy Cami, Kanlıca İskenderpaşa Camii derken yolum uzadıkça uzadı. Etraflarında sırasıyla erik ağaçları, mor salkımlar, yaseminler, hanımelleri, güller, manolyalar çiçek açarken hepsi ayrı güzelliğe bürünüyordu. En güzeli de yalılar arasında kaybolan son derece sade Vaniköy Camii idi.

Üsküdar vapuruna binip ya Çengelköy ya da Anadolu Hisarı İskelesi’nde iniyor, fotoğraf çeke çeke uzattığım yürüyüş yolunun sonunda Vaniköy Camii önüne çıkıyordum. Kapısı her daim açıktı. Namaz vakitleri cemaat iki-üç kişiyi geçmezdi. Üst katta kadınlar bölümünden boğazı seyretmek ve sessizliğine gömülmek ruhuma iyi geliyordu. Caminin boğaza bakan kısmındaki bahçesine pandemi dönemi tek tük soluklanmaya ya da balık tutmaya gelenler olsa da genelde orası da tenhaydı. Oysa 1970’lere kadar caminin bulunduğu sokak epey hareketliymiş. Sokağın sonunda yer alan Vaniköy İskelesi’ne vapurlar gelip gidermiş. İskeleden bugüne hiçbir iz kalmadığı gibi o alan da yan taraftaki yalının bahçesine dahil edilerek demir parmaklıkla kapatılmıştı. Ahşap caminin arka ve ön tarafında iki çeşme vardı ve ikisinin de suyu akmıyordu. Kapısındaki tabelada ise Vani Mehmet Efendi tarafından 1670 yılında yaptırıldığı bilgisi yazılıydı. Caminin giriş kapısı üstünde Hamid Aytaç’ın oklu besmelesi dikkat çekiyordu. Üst katta kadınlar bölümü diğer pek çok caminin aksine oldukça ferahtı. Yaz günleri sığınağım olan 350 yıllık bu güzelim ahşap cami geçtiğimiz Pazar günü elektrik kontağından çıkan yangınla bir anda kül oldu. Geriye caminin ve Vaniköy’ün hikayesi ve içimizde kocaman bir hüzün kaldı.

BİR ANDA KÜL OLDU

Bu güzel caminin tarihi bizi 17. yüzyıla kadar götürüyor. Camiyi yaptıran Vani Mehmet Efendi’nin yine bu caminin aynısını sürgün için gönderildiği Bursa’nın Kestel ilçesinde de yaptırdığı biliniyor. Bu bilgi ise biraz olsun kalbimizi teselli ediyor. Umarım en kısa sürede boğazın gerdanından kopup suya karışan bu nadide incinin yerine aynı güzellikte bir cami inşa edilir.

350 YILLIK HİKAYE

Cami hakkında ayrıntılı epey bilgi var. Bu bilgilerden yola çıkarak caminin 350 yıllık hikayesine bakalım:

Vaniköy ve Kuleli bölgesi Osmanlı döneminde bağların, bahçelerin, koruların olduğu bir bölgeymiş. Hatta caminin bulunduğu bu bölgeye Papaz Korusu denilirmiş. Ancak halk arasında çok sevilen Vani Mehmet Efendi’nin burada bir cami ve medrese yapıp bu bölgeye yerleşmesiyle ünü bütün köye yayılmış ve bölge de Vaniköy adını almış. 4. Mehmet’in hediyesi olan bu bölgeye cami dışında, medrese, çeşme ve yalılar yaptırdığı yine sülalesinden bu bölgeye yerleşen çok kişi olduğu biliniyor. Bugün Ahmet Nazif Paşa Yalısı olarak anılan yalı da yakın zamana kadar Vani Efendi’nin soyundan gelen Ahmet Nazif Paşa’nın ailesinindi. Ancak ailenin elinden bu yalı da çıkmış.

RESTORE EDİLMİŞ

Vani Mehmet Efendi hem ilmiyle hem de yaptığı hayırlarla döneminin önemli din alimlerinden birisi. Vani Mehmet Efendi Erzurum’da vaizken Köprülü Fazıl Ahmet Paşa ile tanışır. Köprülü Fazıl Ahmet Paşa sadrazam olunca Vani Mehmet Efendi’yi de İstanbul’a davet eder ve 4. Mehmet ile tanıştırır. Sarayda hocalığın yanında savaşta da ordu imamlığını üstlenir. 1865 yılında vefat eden Vani Mehmet Efendi’nin yaptırdığı Vaniköy Cami sonraki dönemlerde de padişahların namaz kıldığı camiler arasında yer almış. Sultan İkinci Mustafa’nın kendi yaptığı bir hattı camiye astığı biliniyor. Ancak bu levha daha sonra kaybolmuş. Sultan 1. Mahmud ise bu camiye bir hünkar kasrı inşa etmiş. Sultan Mahmud zamanında caminin vezirlerinden Davetdar Mehmet Paşa tarafından yenilendiği yine kayıtlarda yer alıyor. Minaresi taş ve tuğladan mescidi ise ahşaptan oluşan hoş bir manzarası olan bu caminin deniz tarafındaki bahçesi İstanbulluların gözdesi olmuştur.

Geleneğin iç sesine doğru
HAYAT
Geleneğin iç sesine doğru
Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.