İngiliz fizikçi Higgs'in 40 yıl önce var olabileceğini iddia ettiği atom parçaçığına CERN de ABD'li bilim adamları gibi olur verdi. Higgs parçacığı, Evren'in 14 milyar yıl önceki gizemini keşfedecek.
İsviçre'deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN), parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen Higgs parçacığı olma ihtimali çok yüksek olan yeni bir atomaltı parçacığı bulduğunu açıkladı. 126 giga elektronvolt (GeV) kütle bölgesinde keşfedilen yeni parçacığın, yaklaşık 40 yıldır aranan Higgs parçacığı olduğunu kesin olarak söylemek içinse bilim adamları araştırmalarını sürdürmek istiyor. Uzmanlar, parçacığın yüzde 99.9 ihtimalle var olduğu kanaatinde.
Etrafımızda gördüğümüz her cisim, periyodik tablodaki elementlerden meydana geliyor. Bu elementler, yani atomlar ise bir çekirdekten ve bu çekirdeğin etrafındaki elektronlardan oluşuyor. Çekirdeğin içinde de protonlar ve nötronlar var. Proton ve nötronlar, "kuark" adı verilen parçacıklardan ve kuarkları bir arada tutan "gluonlardan" oluşuyor. Kuarklar, elektronlar ve gluonlar temel parçacıklar, yani daha fazla bölünemezler. Atomaltı etkileşmelerin anlaşılmasına yarayan bu modele "Standart Model" deniyor.
Kuarkların, elektronların neden kütlesi olduğunun en basit açıklamasını yapan bir "Higgs Mekanizması" var. Bu mekanizma bize Prof. Higgs'in adı ile anılan yeni bir parçacık öneriyor. Son 40 yıldır aranan ve Standart Modeli tamamlayacak olan parçacığı bulmak bu yüzden önemli. Ancak ağırlığımızın tamamını Higgs'e yüklemek haksızlık: Protonun ve nötronun yani insanın kütlesinin ancak yüzde 1'i Higgs'den geliyor, yüzde 99'undan ise kuantum renk dinamiği sorumlu.
CERN'de ATLAS ve CMS deney ekiplerince 2011 ve 2012 yılında elde edilen verilerin bir araya getirilmesine dayanılarak açıklanan sonuçlar, "ilk sonuçlar" olarak adlandırıldı. CERN'in internet sitesinden yapılan açıklamada, bu yılki sonuçların hâlâ analiz edildiği, bugün gösterilen analizlerin kağıda dökülmüş halinin Temmuz sonlarına doğru tamamlanabileceği belirtildi. Eksiksiz fotoğraf ise, bu yıl içinde Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın deneylere ilişkin daha fazla veri sağlamasının ardından ortaya çıkabilecek.
Yüksek enerjili parçacıklar çarpışınca açığa çıkan enerji, yeni parçacıklar oluşturuyor. Parçacıklar ile bunların bozunum ürünleri, algıçlar tarafından bıraktıkları izler sayesinde ölçülüyor. Aranan Higgs parçacığı ise çok kısa ömürlü olduğu için oluşur oluşmaz Standart Model'de bilinen parçacıklara algıca henüz ulaşamadan bozuluyor.
ATLAS deneyinin sözcüsü Fabiola Gianotti, araştırmaların tahminlerden öte ileri bir seviyede olduğunu belirterek, "6 bin kişinin olağanüstü çabası bizi bu heyecan verici duruma getirdi" dedi. CERN Araştırma Müdürü Sergio Bertolucci de "Şimdi dallara ayrılan bir noktaya geldik. Yeni parçacığı inceledikçe, verileri daha iyi kavrayabileceğimiz bir gelecek görüyorum" diye konuştu.
Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof Dr. Erhan Gülmez, yüksek enerji üzerine çalışma yapanlar için önemli bir gün olduğunu kaydetti. Higgs Bozonu'nun keşfiyle teorik hesaplamaların varsayım olmaktan çıkacağını ifade eden Gülmez, "Artık 125c'ye göre bir hesaplama yapılacak. Çalışmalar net verilerle devam edecek” dedi.
Doğuş Üniversitesi Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkant Ali Çetin ise keşfin kısa vadede bir şey kazandırmayacağını ancak belki elli sene sonra hayatımıza yeni buluşlar dahil olabileceğini söyledi. Çetin, bu parçacığın ileride evrenin on temel yapı taşını anlamak adına hangi alanlarda yoğunlaşmak gerektiğine dair önemli ipuçları verebileceğini kaydetti.
İTÜ Fizik Bölümü öğretim üyesi Kerem Cankoçak, bu keşifyle atom altı parçacıklar kuramını doğrulandığını belirtti. CERN'e Türk bilim adamlarının da katkı sağladığına da değinen Cankoçak, "Sadece benim üç öğrencim CERN'de eğitim alıyor üç tane daha göndereceğiz. Bu durum memnuniyet verici” diye ekledi.
CERN'de bulunan bilimaoamlarının Higgs Bozonu keşfetmesi, kimyadan iletişim teknolojilerine, nükleer enerjinin üretiminden atom fiziğine her alanı etkileyecek teknolojik bir devrimin başlangıcı olarak görülüyor. Bilim adamları buluşu, atom çağının yeni bir aşaması olarak değerlendiriyor.






