
Diğer
Anime çılgınlığı Japonya'dan tüm dünyaya yayıldı. Her yaş grubuna hitap eden Anime çılgınları arasında Türkler de var. Japonlar tarafından yapılan ve her yaş için türü bulunan bu çizgi filmler sayesinde Japonca'yı sökenler bile var.
İyi bir anime tutkunuysanız sizi anime izlerken görüp 'çizgi film mi izliyorsun' 'ne anlıyorsun bu çizgi filmlerden' diyenlerle ilk başlarda bolca karşılaşmışsınızdır. Çünkü günümüzde hala animeyle animasyonu birbirine karıştıran insanlar var. Kısaca açıklayalım animasyon bilgisayar ortamında hazırlanan 3 boyutlu çizimlere verilen isim, animeyse tamamen Japonlara mal olmuş bir çizim tekniğiyle oluşturulan karakterlerin kendine has bir kurguyla işlendiği dizi veya film. Kabaca animasyon için istisnalar haricinde çizgi film demek mümkün ama animeler kesinlikle çizgi film değil. Bu hafta animeye olan tutkularını hayatının merkezi haline getirmiş insanlara ulaştık. İçlerinde yetişkin de var çocuk da. Üstelik bu tutkuları sayesinde içlerinde Japonca konuşmaya başlayanlar bile var.
İZLEYEREK JAPONCA ÖĞRENDİM
Esra Nur Koç 16 yaşında Fen Lisesi 10. sınıf öğrencisi. Resme yeteneği olan Koç, bir süre sonra kendini karakalem ve anime çizimleri yaparken bulmuş. "Bu ikisi birbirine çok zıt gibi gözükse de aslında anime ve manga çizimlerinde ışık, gölge ve tonlamanın çok önemli bir yeri var. Derslerimin yoğun olduğu zamanlarda biraz zor da olsa resim çizmeye vakit ayırmaya çalışıyorum çünkü zihnimi toplamama yardımcı oluyor" diyen Koç, Japon animelerle ilgili şöyle konuşuyor: "Barış Manço'dan dolayı Japonca'ya karşı bir sempatim vardı. Anime izlerken de farkında olmadan Japonca öğrenmeye başladığımı farkettim. Bunu ilerletmek için kursa gitmeyi düşündüm ancak bunun için vakit ayıramadım. Ben de şimdilik kendi kendime geliştirmeye çalışıyorum. Ancak ileride bir kursa gitmeyi düşünüyorum."
BİZLER 'OTAKU'YUZ
Manga ve animeye meraklı bir diğer isim Elif Serra Yıldırım. Japon kültürünü animeler sayesinde yakından tanıdığını kaydeden Yıldırım, "Japonca öğreniyordum, bunun için kursa gidiyordum. Fakat bu sene ara verdim. Yine de izlediğim animelerdeki kullanımlara ve kelimelere dikkat ederek kendimi geliştirmeye, eski notlarıma bakarak da unutmamaya çalışıyorum. Anime bağımlılığına 'otaku' deniyor. Japoncada bu kelime hayatını herhangi bir şeye adamış anlamına geliyor.
Şeyma 25 yaşında. Basın Yayın okuyor. Ek olarak da çizerlikle uğraşıyor ve çocuk kitapları yapıyor. Uzak doğu kültürüyle animeler sayesinde bağ kurduğunu söyleyen Şeyma, Japonca için ayrı bir çaba sarf etmese de arigato, moshi moshi gibi temel kelimeleri öğrenmiş. Japoncasını ilerletmek istiyor.
OKULDA ADIM MUKASHİ
Alper Kara, 44 yaşında, doktor ve evli. O aslında animeden çok mangayla ilgileniyor. "Japon kültürüne merakımın başlaması TRT sayesinde, Shôgun ve Samuray'ın intikamı gibi dizilerle oldu daha çok. Lakin üniversiteyi bitirdikten sonra Japonlarla özel olarak ilgilenmeye başladım. Başta sadece yazı hakkında bir ilgiydi ve japon yazısı, çin yazısı ayrımı yapmıyordum. Sonra biraz araştırınca Japoncanın Türkçeye benzerliği dikkatimi çekti ve Japon yazısı merakı, Japon dili merakı halini aldı. Önce elime geçen birkaç kitapla kendi kendime japonca öğrenmeye çalıştım, sonra Tömer'e Japonca kursuna gittim" diyen Kara, yaşından dolayı kendisine kursta Mukashi adını taktıklarını söylüyor.
Bu filmleri kaçırmayın
12. İstanbul Japon Filmleri Festivali, Japonya İstanbul Başkonsolosluğu, Japan Foundation ve Akbank Sanat'ın işbirliği ile bu ay sinemaseverlerle buluşmaya devam ediyor. Festival kapsamında Çiçeklerin Ardında (Hana no Ato) 12 Şubat Cuma saat 19.00'da, Benim Küçük Çiçeğim (Mugiko-San To) 13 Şubat Cumartesi saat 19.00'da, Hayatın Anahtarı (Kagidorobo No Method) 12 Şubat Cuma saat 16.00'da, Rüzgar Yükseliyor (Kazetachinu) 11 Şubat Perşembe saat 19.00'da, Marnie Oradayken (Omoide no Marnie) 11 Şubat Perşembe saat 16.00 ve 13 Şubat Cumartesi saat 16.00'da Akbank Sanat'ta izleyicilere ücretsiz olarak gösterilecek.
#anime
#Esra Nur Koç
#12. İstanbul Japon Filmleri Festivali









