
Ankara Kalesi’nin en stratejik ve en az bilinen bölümü olan Akkale, yalnızca mimari bir savunma noktası değil, savaşların, inançların, ritüellerin ve Cumhuriyet’in kültür politikalarının kesiştiği tarihsel bir bellek alanı. Tarihçi Erdinç Akgül, özel izinle girilen Akkale’de Ankara’nın askeri geçmişinden Alevi-Bektaşi inancında kutsal kabul edilen Ali Taşı’na, Yıldırım Bayezid’in esaretinden Seymen ritüellerine kadar pek çok bilinmeyen detayı anlattı.
Ankara’nın binlerce yıllık tarihini simgeleyen Ankara Kalesi, kentin siluetinde her zaman merkezi bir yere sahip oldu. Ancak bu görkemli yapının en kritik savunma noktası olan Akkale, bugüne kadar büyük ölçüde hafızanın dışında kaldı. Halkın girişine kapalı olan ve yılda yalnızca bir gün açılan bu burç, Ankara’nın askeri, siyasi ve kültürel tarihinin kilit taşı niteliğinde. Tarihçi Erdinç Akgül, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Müzeler Genel Müdürlüğü’nden alınan özel izinle girdiği Akkale’de, Ankara’nın “görülmeyen yüzünü” kayıt altına aldı.
Belirsizlikten stratejiye









