Ankara Kalesi’nin gizli hafızası
12:56, 20/01/2026, Salı
Yeni Şafak

Ankara
Ankara Kalesi’nin en stratejik ve en az bilinen bölümü olan Akkale, yalnızca mimari bir savunma noktası değil, savaşların, inançların, ritüellerin ve Cumhuriyet’in kültür politikalarının kesiştiği tarihsel bir bellek alanı. Tarihçi Erdinç Akgül, özel izinle girilen Akkale’de Ankara’nın askeri geçmişinden Alevi-Bektaşi inancında kutsal kabul edilen Ali Taşı’na, Yıldırım Bayezid’in esaretinden Seymen ritüellerine kadar pek çok bilinmeyen detayı anlattı.
Ankara’nın binlerce yıllık tarihini simgeleyen Ankara Kalesi, kentin siluetinde her zaman merkezi bir yere sahip oldu. Ancak bu görkemli yapının en kritik savunma noktası olan Akkale, bugüne kadar büyük ölçüde hafızanın dışında kaldı. Halkın girişine kapalı olan ve yılda yalnızca bir gün açılan bu burç, Ankara’nın askeri, siyasi ve kültürel tarihinin kilit taşı niteliğinde. Tarihçi Erdinç Akgül, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Müzeler Genel Müdürlüğü’nden alınan özel izinle girdiği Akkale’de, Ankara’nın “görülmeyen yüzünü” kayıt altına aldı.
Belirsizlikten stratejiye
Ankara Kalesi’nin ilk inşa tarihinin kesin olarak bilinmediğini belirten Akgül, kalenin tarihsel sürekliliğine dikkat çekti. dedi. Akgül’e göre Ankara’nın Selçuklu döneminde önem kazanmasının temel nedenlerinden biri, kalenin iki ana burç üzerinden kenti kontrol edebilme kapasitesi.
“Sasaniler döneminden itibaren kalenin varlığını biliyoruz. Doğu Roma ve Bizans döneminde burası bir askeri karakol, bir gözetleme ve savunma noktası olarak kullanılıyor. Selçukluların Anadolu’ya gelişiyle birlikte ise bu yapı güçlendirilerek bugünkü devasa kale formuna kavuşuyor”

Osmanlı Dönemi ve üçüncü sur
Osmanlı döneminde Ankara Kalesi’nin yeniden tahkim edildiğini anlatan Akgül, Celali isyanlarının bu süreci hızlandırdığını belirtti. dedi. Bu durumun Ankara’nın savunmasının yalnızca kale duvarlarıyla sınırlı olmadığını gösterdiğini ifade eden Akgül, değerlendirmesinde bulundu.
“Cenabı Ahmet Paşa tarafından yaptırılan üçüncü sur, bugün büyük ölçüde yok olmuş durumda. Ancak Hıdırlıktepe hattında ve Hacı Bayram Veli Külliyesi’nin dış duvarlarında bu surun izlerini hâlâ görmek mümkün”
“Şehir, topografyayla birlikte savunulmuş. Ankara’nın coğrafyası da bir savunma aracıdır”
Akkale’de bir esaret hikayesi
Akkale’nin tarihindeki en dramatik anlardan biri, 1402 Ankara Savaşı sonrası yaşananlar. Akgül, Timur’un Ankara’yı kuşattığı döneme ilişkin şu bilgileri paylaştı: Yakup Bey’in mezarının bugün Altındağ’da, Eski İtfaiye Parkı civarında bulunduğunu belirten Akgül, bu ayrıntının Ankara tarihindeki yerel direniş geleneğini gösterdiğini söyledi.
“Timur, Yıldırım Bayezid’i esir aldığında, Bayezid Han işte bu burçtaki zindanlarda tutuluyor. Ankara Kalesi’ni savunan Yakup Bey ise Bayezid esir düşene kadar kaleyi teslim etmiyor. Ancak sultanın esaretinden sonra kale Timur’a bırakılıyor.”
Yılda bir gün açılan kapı
Akkale’nin günümüzde neden kapalı olduğunu da anlatan Akgül, burcun yalnızca 13 Ekim, Ankara’nın başkent oluşunun yıldönümünde açıldığını belirtti. Akgül, dedi. Bu ritüelin, Ankara’nın modern Türkiye’deki rolünü tarihsel bir süreklilik içinde yeniden ürettiğini vurguladı. Burcun duvarında Abidin Paşa tarafından çizdirilen Osmanlı tuğrasının da önemli olduğunu vurgulayan Akgül, bu tuğranın Milli Mücadele döneminde askere moral olması için çizdirildiğini aktardı.
“O gün burada Ankara Seymenleri ritüellerini icra eder. Karaşar Zeybeği oynanır, İstiklal Marşı okunur ve Türk bayrağı göndere çekilir. Bu, Ankara’nın başkent oluşunun sembolik bir yeniden ilanıdır”
Ali Taşı: İnanç ve rivayet
Akkale’nin aynı zamanda Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin depo alanı olarak kullanıldığını hatırlatan Akgül, buradaki taşların sıradan olmadığını söyledi. En çarpıcı taşlardan birisi ise Ali Taşı. Akgül, bu taşın Alevi-Bektaşi inancında kutsal kabul edildiğini belirterek, dedi.
“Rivayetlere göre Arap işgali sırasında bir asker tarafından buraya taşınmış ya da Hıdırlıktepe’den mancınıkla fırlatılmıştır. Bir başka inanışta ise Hazreti Ali’nin Arabistan’dan buraya fırlattığı söylenir. Nasıl geldiği bilinmiyor ama yüzyıllardır burada”
Cumhuriyet ve Akkale
Mustafa Kemal Atatürk’ün Akkale’yi Türkiye’nin ilk resmi müzesi olan Etnografya Müzesi olarak değerlendirdiğini hatırlatan Akgül, ifadelerini kullandı.
“1927’ye kadar burası müze olarak hizmet verdi. Anadolu Medeniyetleri Müzesi Mahmut Paşa Bedesteni’ne taşınınca Akkale depo alanına dönüştü” dedi. Atatürk’ün vasiyetine de değinen Akgül, “Anıtkabir’de mezar odasının önündeki pencereden bakıldığında Akkale burcundaki Türk bayrağı görülür. Atatürk, mezarının Türk bayrağını görecek şekilde konumlanmasını istemiştir”
Bitmeyen gizem
Akkale içinde yer alan ve sarnıç mı yoksa gizli bir geçit mi olduğu henüz kesinleşmeyen yapı da araştırmacıların ilgisini çekiyor. Akgül, dedi.
“Horasan harcıyla örülmüş bu yapı, havalandırma sistemi nedeniyle bir geçit olabileceğini düşündürüyor. Ankara Kalesi, hâlâ cevap bekleyen sorularla dolu”

Hayat
İstanbul’un gizli hafızası: Erhan Erken’in anlatımıyla Aşir Efendi Caddesi’nin unutulan hikayesi

Hayat
Ecdat mirası Edirne Saray’ında çalışmaların yarısı tamamlandı
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.