Halk arasında basur ya da mayasıl olarak bilinen hemoroid hastalığının belirtileri, bağırsak kanseri ve diğer sindirim sistemi hastalıklarıyla benzerlik gösterdiğinden, şikayetlerin doktor tarafından değerlendirilmesi büyün önem taşıyor.
Başka hastaların önerisiyle, doktor kontrolü dışında eczanelerden temin edilen ilaçlar zaman kaybına ve tedavide geç kalınmasına neden olabiliyor. Konuyla ilgili bilgileri Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Selçuk Gülmez''den aldık.
Hemoroid; hemoroidal doku damar yumağı (anjiyo kavernöz) yapısında olan ve anüsün çıkışında yastıkçık görevi gören bir dokudur. İç hemoroid ve dış hemoroid olmak üzere ikiye ayrılır.
Hemoroid tanısı; hastanın durumuna göre fizik muayene, endoskopik muayene, rektosigmoidoskopi ve kolonoskopi ile konur.
Hemoroidal hastalıklar, tedavi derecesine bağlı olarak değişmektedir. Yaşam tarzı değişikliği, ilaç tedavisi, girişimsel yöntemler ve cerrahi yöntemler ana tedavi yöntemleri arasında yer alır.
Ana kural, hastaların yumuşak kıvamlı bol dışkı yapmalarının sağlanmasıdır. Lifli gıdalardan zengin (yeterli meyve, sebze, baklagil ve tam buğdaydan yapılmış unlu besinler) ve bol posa içeren gıdalar (sebze, meyve, kepek) ile beslenilmelidir. Bağırsaktaki posa miktarı, bağırsağın daha hızlı çalışmasını sağlayarak kabızlığı ve paralelinde tuvalette rahat boşalmayı sağlar. En fazla posa bırakan gıda kepektir; bunun için mutlaka her öğünde kepekli (market tipi) ekmek yenmelidir. Kepekli ekmek bulunamıyorsa ya da yenilemiyorsa, iri taneli bulgur kepeği günde bir su bardağı kadar tercih edilmelidir. Gıda hemoroid ilişkisinde sadece tüketilen posalı gıda miktarına dikkat etmek yeterlidir. Ayrıca, bol sıvı alınmalı (günde 1,5 – 2 litre su) ve düzenli tuvalet alışkanlığı edinilmelidir. Dizlerin karna basınç yapması sebebiyle daha rahat dışkılanacağı ve daha çabuk çıkma ihtiyacı duyulacağı için, mümkünse alaturka tuvaleti kullanılmalıdır. Uygun olduğu durumlarda ılık suyla taharet alınmalıdır. Tuvalette uzun zaman oturmaktan ve aşırı ıkınmaktan kaçınılmalıdır.
Gebelik döneminde, bebeğin büyümesi ile birlikte makat bölgesinde oluşan baskı artar, damarlarda ve hemoroid dokusunda şişme görülebilir. Gebelik döneminde çok artan progesteron hormonu da, damar duvarının gevşemesine ve daha fazla şişmesine neden olabilir.
? Bağırsak alışkanlığında değişiklikler (kabızlık, ishal)
? Gebelik ve doğum
? Hareketsiz yaşam
? Bazı spor etkinlikleri (halter, ata binmek, bisiklet sürmek)
? Çeşitli meslek grupları (şoförler, pilotlar)
? Alkol alışkanlığı
? Pelvik bölgede yerleşen tümörler, karında ascites oluşumu (karında su toplaması)
? Kalın bağırsak kanseri
? Ağır kaldırmak
? Makatta kanama
? Makatta meme başı gibi ele gelen şişlik
? Akıntı, makatta ıslaklık hissi
? Kaşıntı
Bu şikayetlerle başvuran hastalarda anal fissür, perianal fistül, perianal abse ve tromboz görülen diğer hastalıklardır. Ağrı, iç hemoroidlerde çok geç bir bulgudur. Başlangıç döneminde ağrı varsa tromboze hemoroid, perianal abse, anal fissür akla gelmelidir.
? Hemoroidde lazer, en uygun tedavi yöntemidir. Bilinen en büyük yanlış her türlü evreye lazer uygulanabileceği ve lazerin sanki sihirli bir değnek gibi halk tarafından en iyi yöntem olarak algılanmasıdır. Oysaki bu yöntemde nüks, yani tekrarlama oranı oldukça yüksektir.
? Hemoroid kanserleşebilir. Hemoroidin zamanla kanserleşebileceği doğru değildir.
? Makattan her gelen kan hemoroiddendir. Hemoroidden kaynaklanabilir ama kanser, çatlak gibi sebeple de olur.
? Anne veya babada hemoroid varsa çocuklarında da olur. Genetik yatkınlık hemoroidde çok önemli değildir.
? Kanaması iyileştiğini gösterir. Kanaması boşuna kan kaybettiğinizi gösterir.
? Ameliyattan sonra dışkı kaçar. Ameliyattan sonra dışkı kaçması yok denecek kadar az rastlanan bir problemdir.






