Diziler Türk kadınını ve erkeğini aşağılıyor

İha
00:004/12/2009, Cuma
G: 4/12/2009, Cuma
Yeni Şafak
Diziler Türk kadınını ve erkeğini aşağılıyor
Diziler Türk kadınını ve erkeğini aşağılıyor

Afyonkarahisar'da Dünya Engelliler Günü dolayısıyla bir konser veren Yılmaz Morgül, yerli dizileri eleştiri bombardımanına tuttu.

Sanatçı Yılmaz Morgül, Afyonkarahisar Belediyesi Kent Konseyi Engelliler Meclisi'nin 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla belediye sosyal tesislerinde düzenlediği etkinlikte konser verdi. Salonda bulunanları söylediği birbirinden güzel parçalarla coşturan Morgül, Kübra Keskiner adındaki engelli kızla da dans etti. Tüm masaları dolaşarak engelliler ve aileleri ile yakından ilgilenen Morgül, bu tür organizasyonlara katıldığı için mutlu olduğunu söyledi. Morgül, televizyon kanallarında yayınlanan

yerli dizileri de eleştirerek, bu dizilerin Türk kadınını aşağıladığını söyledi. Morgül, "Dizilerde amcasının eşine, dayısının eşine başka gözle bakan insanlar türeyecek sokaklarda nerde ise" dedi. Anne ve babaların bu tür dizileri RTÜK'e şikayet etmeleri gerektiğini söyleyen Morgül, bu tür dizileri izleyenlerin okumaktan vazgeçip, kuru sıkı tabanca ile okullara girilmeye başladığını belirtti. Bu tür dizilerle cinayetlerin arttığını da söyleyen Yılmaz Morgül, dizilerin şiddet içerdiğini vurguladı. Morgül,

"Ben bu güne kadar rahmetli Osman Yağmurdereli başta olmak üzere Elveda İstanbul'un, Kahır Mektubu ve Bahçıvan'ın film ve dizisinin yapılması için oyunculuk dersleri aldım. Fakat dizilerde oynama gibi bir niyetim yok. Bir yıl 'Olacak O Kadar' televizyonunda oynadım. Levent Kırca ve Nejat Uygur gibi üstatlardan oyunculuk dersleri aldım" dedi.

"ANNE VE BABALAR ÇOCUKLARINA BU TÜR DİZİLER İZLETTİRMEMELİ"

Dizilerde kesinlikle oynamak istemediğini vurgulayan ünlü sanatçı, günümüzde yapılan dizilerin Türk gelenek ve göreneklerinin tam tersini teşkil ettikleri için yapımızı çökerttiğine inandığını söyledi. Morgül, "Çünkü bu dizilerde amcasının eşine, yakında dayısının eşine, teyzesinin eşine ve halasının eşine başka gözle bakan insanlar türeyecek nerdeyse. Sokaklar da, hangi diziyi açarsanız ki, bakın bana bunları annem anlatıyor. Çünkü annem yaşlı bir insan, tek merakı bu diziler. Sabah kahvaltıda bana bunları anlatıyor. Bu rezillikleri maalesef ben annemden dinliyorum. Yani dört tane dizide bir erkeğe aşık olan iki kız kardeşin dramları anlatılıyor. Hep Türk kadınını aşağılayıcı, hep Türk erkeğini başka bir faktörde tanıtıcı diziler bunlar. Ben bunların karşısındayım. Ayrıca bütün anne ve babaların RTÜK'ü arayıp, bizim aile yapımızı rencide edici diziler diye şikayette bulunmalarını istiyorum. Bu diziler sayesinde insanlar okumaktan vazgeçtiler. Kuru sıkı tabancalar ile okula girmeye başladılar.

Tabancanın bir takım yerleri değiştirilerek gerçek haline getiriliyor. Ekranlar silahla dolu, ekranlar kanla dolu, ekranlar şiddetle dolu, ekranlar bizim değerlerimize sahip çıkmayan örneklerle dolu. Çocuklarımız bunları örnek aldıkları için her gün gazetelerin üçüncü sayfalarında cinayet haberleri yer alıyor. Son bir yılda 13 ile 17 yaşları arasındaki gençlerin cinayet haberlerini okuyoruz. Bu tür Amerikan dizileri çocukları şiddete doğru kaydırıyor. Bu dizilere de Yılmaz Morgül olarak karşıyım. Yaşar Nuri Gültekin'ler ve diğer o ünlü edebiyatçılarımız yaşasalardı, her halde kan kusarlardı. Çünkü 1940'lı ve 50'li yıllardaki eserlerin 2000 yıllara uyarlanmasına" diye konuştu.

"13 YILDA YARDIM KURULUŞLARI İÇİN 2 BİN 200 KONSER VERDİM"

13 yıldır yardım kuruluşlarına hiçbir ücret alamadan konser verdiğini söyleyen Yılmaz Morgül, bu tür organizasyonlara katılmaktan da büyük bir mutluluk duyduğunu dile getirdi. Morgül, "Yaklaşık 13 yıldır Türkiye'de 200 tane yardım vakfı ve dernekleri ile dünyanın yer yerinde konserler ve aktivite çalışmaları yapıyorum. Bu gün 3 Aralık 2009, 13 yılda hiçbir ücret karşılığı almadan vermiş olduğum 2 bin 200 konser var. Bunun altını çizmek istiyorum. Bundan dolayı da onur ve gurur duyuyorum. Çünkü geldiğim noktayı biliyorum. Beni de zamanında, ilköğretim okulu dönemlerimde okul aile birliği ve bir takım kurum ve kuruluşlar bayramlarda giydiriyorlardı. Ben de sanatçı olarak üslendiğim bu misyonum ile bu noktaya geldikten sonra toplumun kanayan yaralarına merhem olmaya çalışıyorum engelliler ile 13 yıldır. Ama her türlü engellilerle, yani bedensel engellilerden tutunda görme engellilere ve engelin her noktasında bizim de her an potansiyel engelli olabileceğimiz düşüncesi ile bu çalışmaları yapıyorum. Bence Dünya Engelliler Günü olmasını da istemiyorum. Dünya Anneler Günü'nün de olmasını istemiyorum. Yani bir güne annelerin, bir güne engellilerin sığdırılması ve o günden sonra annelerin, engellilerin hatırlanmaması insanlığın en büyük ayıbı diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

"YENİ ALBÜMÜM 2010 YILI OCAK AYINDA PİYASADA OLACAK"

6 aydır ekranlardan uzak olduğunu söyleyen Yılmaz Morgül, yeni albümünün 2010 yılı Ocak ayında piyasaya çıkacağını belirtti. Morgül, "6 aydır ekranlara çıkmıyorum. Hiçbir şekilde hiçbir programda yer almıyorum. Yılmaz Morgül Show programı yapıyordum. Onu da bıraktım. Yeni albümüm 2010 Ocak'ın ilk haftası Allah nasip ederse piyasaya çıkacak. Çok farklı bir Yılmaz Morgül'e hazırlanın. O yüzden beni ekrana çıkarmıyorlar. Albümün altyapısı dünya standartlarında hazırlandı. Farklı Yılmaz Morgül derken, burada dans yeteneğimi falan sergileyeceğim. Size sadece birini söyleyeyim diğerleri sürpriz olsun. Bildiğimiz Ankara misket Yılmaz Morgül yorumuyla artık herkesin, çocukların ve gençlerin dinleyebileceği kıvamda oluşturuldu. Yeni albümüm e ilgili yasaklarım var" dedi.

"KENDİMİ VAKIF VE DERNEKLERE ADADIM"

Kendisini vakıf ve derneklere adadığı için enayi denildiğini söyleyen Yılmaz Morgül, aynı misyonda devam ederek vakıf ve derneklerin yanında olacağının altını çizdi. Morgül, "Sadece eline mikrofon alan değil. Ben şoförüm diye şoförlük yapanlar var. Ben kasabım diye kasaplık yapanlar var. Bu iş bir eğitim işi, ama ben kendi sanatım için konuşmak istiyorum. Bir defa sanatçı ruhunu Allah insana gen yapısında verir ve bu iş doğuştandır. Sanatçı yetenekleri ile doğar. Yeteneklerini eğitim ile perçinleştirir.

Ama dediğim gibi insanlar onu bir noktalara getirdikten sonra o sanatçının kendisini toplumuna adaması gerekiyor. Bana arkadaşlar enayi diyorlar biliyor musunuz. Sen genç yaşında hayır işleri yapıyorsun. 'Kendini vakıf ve derneklere adadın, yaşlandığında sana bu vakıflar mı bakacak' diye güya espri ve kama mizah yapıyorlar. Ama ben sahip çıkmazsam, siz sahip çıkmazsanız bu vakıflara ve derneklere kim sahip çıkacak. Toplumun kanayan yaralarına kim parmak basacak. Asgari ücretin 600 TL olduğu ülkede insanlar kira mı ödesin, evinin geçimini mi sağlasın, çocuğunu mu okutsun? İşte bu vakıflar, bu dernekler bunlar için kuruldu. Ben ömrüm boyunca bu misyonum ile devam etmek istiyorum" diye konuştu.

"2012 FİLMİNİ KESİNLİKLE İZLEMEYİN TAVSİYE ETMİYORUM"

Vizyonda yer alan 2012 filminin Nuh tufanını anlattığını kaydeden ünlü sanatçı Morgül, film içerisinde Türklere gereken değerin verilmediğini söyledi. Morgül, "Bu sezon sinemalarda 2012'yi izledim ve hiç kimseye tavsiye etmiyorum. Çünkü tamamen Nuh tufanının, Nuh'un gemisinin günümüze uyarlanmış halidir. Mesela Nuh tufanında her ırktan insanlar gemiye bindiriliyor. Bazı hayvanlar ise nesilleri tükenmesin, yok olmasın diye onun çök kötü taklidi bu film. Ayrıca o gemiye alınan insanlar arasında Amerikalılar ve Avrupa'nın her yerinden insanlar var iken Türkler yok. Her halde biz Türkler de enayi değiliz. Onların çektiği filmlere gidip para ödeyerek izleyeceğiz. Hiç kimse seyretmesin 2012'yi, bizi adam yerine koymayanların filmlerini bizde seyretmeyelim. Ben böyle milli duyguları olan bir insanım. Türk filmi olarak vermiş olduğu mesaj itibari ile hayattaki bütün zorluklara rağmen küçücük mutluluklar ile de hayatın devam edebileceğini gösterdiği için Yılmaz Erdoğan'ın son film çalışması 'Neşeli Hayat'ın izlenmesini insanlara tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı.