İstanbul depreminin eli kulağında mı?

Dilara Polat
00:0017/04/2010, Cumartesi
G: 16/04/2010, Cuma
Yeni Şafak
İstanbul depreminin eli kulağında mı?
İstanbul depreminin eli kulağında mı?

'İstanbul depremi ne zaman?' tartışması her geçen gün büyüyor. İstanbul halkının kafası karışık. Konuya yorum getiren deprem profesörleri ise İstanbul'da olası bir depremin yaklaştığı konusunda bilimsel bir veri olmadığı konusunda hemfikir

Yakın bir zamanda Haiti, Şili ve Elazığ'da binlerce kişinin canına mal olan büyük depremler meydana geldi. Geçtiğimiz günlerde ise Marmara'nın dibinde korkutan bir hareketlenme yaşandı. Tüm bunlar İstanbul depreminin yaklaşıp yaklaşmadığı sorularını yeniden gündeme getirdi. 3 ay içinde binlerce can kaybına neden olan depremler yer kabuğunda olağandışı bir hareketlenmenin varlığına mı işaret ediyor, yoksa zaten beklenen depremlerin olması bir tesadüf mü? Depreme dair merak edilenler artıyor, tartışmalar devam ediyor. Halk kime inanacağını şaşırmış durumda. En iyisi işi uzmanlarına sormak. İşte deprem profesörlerinin konuya bakış açıları...



ERCAN: 7.5 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREME BİNALARIN YÜZDE 2'Sİ DAYANIR

İstanbul'da depremin yaklaştığına dair bilimsel bir veri olmadığını söyleyen Türkiye Jeofizik Kurumu Onursal Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan, 1999'dan beri bu tartışmaları neden gündeme taşıdıklarını anlayamadığını belirtiyor. Ercan, San Francisco, Tokyo ve İstanbul'un depremi bekleyen noktalar olduğunu vurgularken, “Biz Türk bilim adamları o ülkelerdeki deprem ihtimalleri hakkında konuşmazken, yabancı bilim adamları İstanbul üzerinde kestirim yapıyor. Çünkü Türklerin haleti ruhiyesi şöyle: 'Yabancı söylerse doğru söyler.' Türkiye'de dış ülkeler için deprem pazarı var. Japonlar deprem duyarlılığı gibi projeler yapıyor. Sansasyonlar yaratılıyor, reklam pazarı oluşturuluyor. Bu da halkın psikolojisini bozuyor. Onun dışında iş ortamında krize yol açıyor. Çünkü kimse Türkiye'ye yatırım yapmak istemiyor. Bulgaristan'a veya Orta Asya'ya kaçıyor. Türkiye'ye neden bu kadar zarar verildiğini anlamıyorum. Örneğin; Türkiye'ye gelen turist sayısı da azaldı.” İstanbul'da yakın zamanda yoğun şiddetli deprem beklemediğine dikkat çeken Ercan, konuya dair sözlerini şöyle sürdürdü: “Hiç kimse şu an deprem olacağına dair veri saptamış değil. Marmara geriliyor, evet bir deprem olacak ama 2015'e kadar deprem olmayacak. Beklenen büyüklük ise 6.3- 6.7 arasında, daha büyük olmaz. Yapılarımızı dönüştürmemiz gerekiyor. Önlemler var ama yeterli değil. Çünkü İstanbul her geçen gün büyüyor. Yüzde 95'i çarpık kentleşme yaşıyor. Yüzde 2'si ancak 7.5 büyüklüğündeki bir depreme dayanabilir. Ana korkumuz bu. Ne yapılabilir? Mahalle ölçeğinde hangi bölgelerin zarar göreceğini biliyoruz. Buralara depreme uygun konut yapmamız gerekiyor. 1999 yılında konulan deprem vergileri yılda 4-5 milyar dolar. Şimdi ise yaklaşık 45-50 milyar dolar demek. Bu miktar doğru kullanılırsa İstanbul'un sorununu çözer.”


ÇAĞATAY: Bilim adamları uyarıyor

Bilim adamlarının tek gayesinin gerekli tedbirlerin alınması ve depreme hazırlıklı olunması için seslerini çıkarmak olduğuna dikkat çeken İTÜ Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Namık Çağatay depremin ne zaman olacağını kestirememekle birlikte İstanbul'da bir deprem olacağının kesin olduğunu söylüyor. Marmara'da 1766'dan bu yana deprem olmadığını, dolayısıyla olası bir depremin yaklaştığını belirten Çağatay, depremin büyüklüğünün ise minimum

7.2 maksimum 7.6 olarak düşünüldüğünü ifade ederken üç şeye dikkat edilmesi gerektiğini sözlerine ekliyor:

1. Fayın o bölgelere uzaklığına (Uzaklık arttıkça tehlike azalıyor.)

2. Zeminin sağlamlığına (Zemin gevşekse tehlike artıyor.)

3. Bina stokunun uygun olup olmadığına bakılarak önlemler alınması gerekir.


ÜŞÜMEZSOY: İstanbul senaryolarının merkezi olan fayda risk yok

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Üşümezsoy 17 Ağustos'tan bu yana toplumun gerçekte olmayacak bir depremle karşı karşıya olduğunu vurgularken, 7 büyüklüğündeki depremin bir senaryo olduğunun altını çizerek şöyle devam etti: “7 büyüklüğündeki depremin Yeşilköy'den Silivri'ye uzanan 7 kilometrelik fayın kırılmasıyla oluşacağı vurgulanıyor. Oysa bu fay Yeşilköy ile Çekmece arasındaki fay,yani Adalar fayının devamı olan düşey fay. Bu fay GPS verilerine göre stres biriktirmemekte, sürekli akmaktadır. Bu durumda Çekmece'den Silivri'ye kadar 35 kilometrelik bir kısım riskli görünüyor. Stres biriktirdiği kabul edilebilir ama burada en fazla 6.5 büyüklüğünde deprem olabilir. 17 Ağustos'tan sonra Adalar fayı olarak tanımladığımız Pendik'ten Çekmece'ye kadar uzanan fay hattında stres biriktiği öne sürüldü. Oysa bu fayda stres yok. Yani İstanbul senaryolarının merkezi olan fay risk taşımıyor.”


EYİDOĞAN: Uzun vadeli deprem dönüşümü planlanmalı

İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Müh. Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, son günlerde yaşanan depremlerle fay hattının canlanmadığını, dolayısıyla İstanbul'u yakın zamanda bekleyen bir deprem olmadığını söylüyor. Son 10 yıldır yapılan bilimsel çalışmaların geldiği noktada, bu yüzyılın ilk yarısında Marmara bölgesinde deprem olma olasılığının yüzde 50 olduğunu belirten Eyidoğan, alınan önlemlerin yetersiz olduğunu, İstanbul'da henüz üç tane hastanenin onarıldığını, acilen uzun vadeli deprem dönüşümü planlanması gerektiğini vurguluyor.


TÜYSÜZ: Bir an önce tedbir almamız gerek!

İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü ve Maden Fakültesi Genel Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz İstanbul depreminin ne zaman olacağını bilmenin mümkün olmadığını söylerken, deprem riskini şöyle açıkladı: “Düşünün ki bir araba alıyorsunuz. Ne zaman arızalanıp sizi yolda bırakacağını bilemezsiniz. Her zaman risk var. Ama kasko yaptırırsanız bu riski ortadan kaldırırsınız. İşte televizyonda konuşulan da bu aslında. Ortada bir deprem riski var, harekete geçip bir şeyler yapmamız lazım. 30 yıl içinde deprem olma ihtimali yüksek.1999 depreminden sonra yapılan istatistikler bizi yönlendiriyor. Bu da 19 yıl içinde bir deprem olacak demek.” Tüysüz, deprem riskinin açıkça vurgulanmadığını ve hiçbir önlem alınmadığını söylerken, Marmara'da olabilecek en büyük şiddetin 7.5 olduğunu, bir an önce buna göre tedbir alıp hazırlık yapmak gerektiğini belirtiyor.


BÜYÜKŞEHİR DEPREME HAZIRLIK İÇİN 1 MİLYAR TL HARCADI

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul'da olası bir deprem için çok ciddi önlemler aldıklarını vurgularken, “Deprem için bugüne kadar 1 milyar 19 milyon TL para harcamışız. Teşviklere ve güçlendirmelere devam ediyoruz. Akademisyenler televizyonlarda farklı farklı görüşler belirtiyor. Korkular üzerine siyaset yapılmaz” diyor. Türkiye'nin genelini ve İstanbul'u ilgilendiren bir kentsel dönüşüm yasası talepleri olduğunu hatırlatan Başkan Topbaş, bu konuda bütün siyasi partilerin birlikte hareket etmesini arzu ettiğini söylüyor. Hep birlikte el ele vererek ciddi adımlar atılması gerektiğinin altını çizen Kadir Topbaş, “İstanbul'da olacak bir depremin Türkiye'yi nasıl etkileyeceğini biliyoruz. O halde İstanbul'a özel bir deprem dönüşüm yasası çıkarılmalı. Risk taşıyan alanlar mikro bölgeleme sistemleriyle jeolojik haritalarda belirlenen risk taşıyan alanların yenilenmesi ve halkın güvenli yaşama kavuşması adına İstanbul'a bir deprem dönüşüm yasası gerekli. Kaynaklarıyla beraber değerlendirilecek bir düzenleme yapılmalı ki İstanbul bu sıkıntılara karşı büyük bir ivme kat edebilsin” dedi.


KADİR TOPBAŞ DEPREM HAKKINDA KONUŞTU

Depreme hazırlık için Büyükşehir Belediyesi'nde 'deprem senaryoları' çalışmaları devam ederken Belediye Başkanı Kadir Topbaş, depremden en çok zarar görecek 6 ilçenin bulunduğunu açıkladı. İstanbul nüfusunun yüzde 50'sinin yaşadığı zemin açısından çok müsait olmayan 10 ilçe üzerinde bir tarama çalışmasının yapıldığını söyleyen Kadir Topbaş, “Bizim riskli gördüğümüz ilçeler Büyükçekmece, Fatih, Bayrampaşa, Zeytinburnu, Bahçelievler ve Güngören. Bu ilçelerde toplam156 bin 482 riskli bina tespit edildi” dedi.


TSUNAMİ BEKLENMİYOR

İstanbul'un fay hattında bulunması nedeniyle deprem riski taşıdığını, fakat deprem sonrası oluşacak tsunaminin okyanuslardaki gibi yüksek olmayacağını belirten Kadir Topbaş şöyle konuştu: “Depremle ilgili yaptığımız çalışmalarda gördük ki İstanbul tsunami konusunda ancak Santabarbara ve California'ya emsal olabilir. Yani okyanuslardaki gibi öyle çok yüksek tsunami beklemiyoruz. Tsunami tespiti için yaptığımız çalışmaya göre tsunami olduğunda İstanbul'da 5-5.5 metreye varan bir dalga bekleniyor. Yani tsunaminin İstanbul'u ciddi etkilemeyeceğini gördük. Bunun da ancak sahillerdeki ahşap yapıları, balıkçı barınakları etkileyeceğini gördük. Beton yapıların etkileneceğini düşünmüyoruz. Şehrimizde lodosta bile 6-7 metrelik dalgalar oluyor.”



İLÇE İLÇE HASAR HARİTASI

Avcılar: Firuzköy, Mustafa Kemalpaşa, Cihangir, Anbarlı, Merkez, Deniz Köşkler, Gümüşpala.

Küçükçekmece: Kanarya, Cumhuriyet, Cennet, Yeşilova, Söğütlüçeşme, İnönü, Tevfikbey, Halkalı merkez, Fatih.

Bakırköy: Yeşilköy, Zuhuratbaba, Kartaltepe.

Bağcılar: Evren, Güneşli merkez, Yıldıztepe.

Bahçelievler: Bahçelievler, Siyavuşpaşa, Şirinevler, Çobançeşme, Hürriyet, Kocasinan merkez, Soğanlı, Zafer.

Bayrampaşa: Orta mahalle, Terazidere, Yıldırım, Vatan, Altıntepsi, Yenidoğan, Muratpaşa.

Gaziosmanpaşa: Sarıgöl.

Zeytinburnu: Seyitnizam, Beştelsiz, Çırpıcı, Veliefendi, Sümer, Gökalp.

Fatih: İmrahor, Seyitömer.

Eminönü: Beyazıt, Kâtipkasım

Ümraniye: Kazım Karabekir.

Maltepe: Gülensu.

Pendik: Kaynarca, Ertuğrulgazi.

Kartal: Hürriyet, Cevizli, Orhantepe.

Tuzla: Postane Adalar